Tagem Personel Alım İlanı

çevre-mühendisi

GIDA,TARIM VE HAYVANCILIK BAKANLIĞINA BAĞLI ARAŞTIRMA ENSTİTÜSÜ/İSTASYON MÜDÜRLÜKLERİNE
657 SAYILI KANUNUN 4/B MADDESİ KAPSAMINDA SÖZLEŞMELİ PERSONEL ALIMI YAPILACAKTIR

Ölçme Seçme ve Yerleştirme Merkezi Başkanlığı (ÖSYM) tarafından 7-8 Temmuz 2012 tarihinde yapılan KPSS lisans sınavı sonucuna göre, Bakanlığımız Araştırma Enstitüsü/İstasyon Müdürlüklerinde istihdam edilmek üzere 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 4/B maddesi kapsamında, sözleşmeli Mühendis, Biyolog ve Veteriner Hekim alınacaktır.

Ayrıntılı Bilgi için TIKLAYINIZ!

 

16.09.2012

Read More

Küçük Menderes Nehri’ni Kirletenlere Ceza

dere-nehir

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, Küçük Menderes Nehri’ni kirlettiği tespit edilen 6 işletmeye 222 bin lira ceza verdi.

Bakanlık’tan yapılan açıklamaya göre, basında ”Küçük Menderes Nehri zehir akıyor” şeklinde yer alan haberlere ilişkin başlatılan inceleme sonuçlandı.

Ekipler, 16 işletmeden numune örnekleri aldı. 5 işletmeye Su Kirliği Kontrolü Yönetmeliği’nde belirtilen sınır değerleri aşması, 1 tesise de bypass hattından deşarj yapması nedeniyle 2872 Sayılı Çevre Kanunu çerçevesinde toplam 222 bin lira para cezası verildi.
Bakanlık, 8 ayda Küçük Menderes Nehri’ne yönelik yaptığı 116 denetimde, 1 milyon 391 bin lira ceza kesti.

Açıklamada görüşlerine yer verilen Çevresel Etki Değerlendirmesi İzin ve Denetim Genel Müdürü Mustafa Satılmış, nehirlere deşarj olan tesislerin ÇED raporlarının sıkı bir şekilde irdelendiğini belirterek, havza denetimlerinin devam edeceğini kaydetti.

14 Eylül 2012

Read More

İnsan Yüzünü Belirleyen Genler Bulundu

cevre-muhendisligi

Bilim adamları, insanın yüzüne biçim veren 5 geni keşfetti. “Plos One” dergisinde yayımlanan araştırma, insanın yüz morfolojisinin anlaşılması açısından büyük bir gelişme olarak nitelendi.

 

Hollanda’nın Rotterdam kentindeki Erasmus Üniversitesi Tıp Merkezi’nde yapılan araştırmaya 10 binden fazla denek katıldı.

Prof. Kayser ve ekibi, manyetik rezonans görüntüleme yöntemiyle deneklerin kafa ve yüz özelliklerini inceledi ve bunları portre fotoğraflarıyla karşılaştırdı.

Daha sonra belirli yüz tiplerine sahip kişilerde ortak olan genetik varyasyonlar belirlendi.
Bu varyasyonlardan farklı yüz biçimlerini belirleyen 5 gen olduğunu ortaya çıkaran Prof. Kayser ve ekibi, bu genlere PRDM16, PAX3, TP63, C5orf50 ve COL17A1 adlarını verdi.
Prof. Kayser, daha önce DNA örneklerinden saç ve göz rengini tahmin edebilen bir test geliştirmişti.

Yüzün şeklini belirleyen genlerin keşfi ile saç ve göz rengini tahmin eden test, adli tıp açısından da büyük önem taşıyor.

Bilim adamları, gelecekte sadece DNA örnekleri kullanarak şüphelilerin profillerinin belirlenebileceği ileri sürüyor.

 

14.09.2012

Read More

Öğretim Gideri Şoku!

aöf

Üniversite harçlarının kaldırılması haberini sevinçle karşılayan Açıköğretim Fakültesi öğrencilerini büyük bir şok bekliyor.

Harçların kaldırılmasına sevinen Açıköğretim Fakültesi öğrencileri, önceki yıllarda verdikleri 250 liranın sadece 45 lirasını ödemeyeceklerini öğrenince büyük şok yaşadı. 205 liranın kitap vs giderler için ‘Öğretim Gideri Ödemesi’ adı altında alındığı belirtildi.

Hürriyet’in haberine göre, yaşadığı şaşkınlığı dile getiren Tarih Bölümü öğrencisi İbrahim E., harçların kaldırılmasına rağmen alınan 205 liraya tepki gösterdi. Kitap ya da sınav ücreti olarak alınan bu paranın çok yüksek olduğunu belirten İbrahim E., Açıköğretim’de okuyan çok az öğrencinin verilen kitaplardan yararlandığını belirterek, bunun da kaldırılmasını istedi.

 

11 Eylül 2012

Read More

Zaman Baskısı Yalan Söyletiyor

çevre mühendisliği

Yapılan en son araştırma, insanların zaman kısıtlı olduğunda ya da söylediklerini meşrulaştıracak bir gerekçe bulduklarında yalan söylediğini ortaya çıkardı.

İnsanları hangi etkenlerin insanları yalan söylemeye ittiğini bulmayı amaçlayan araştırma, Amsterdam Üniversitesi’nden Shaul Shalvi ve Ben-Gurion Üniversitesi’nden Yoella Bereby-Meyer ile Ori Eldar tarafından yapıldı.

Daha önce yapılan araştırmalar, insanların kendi çıkarlarına hizmet eden durumlarda ve kendi kendilerine söyledikleri yalanları gerçek kılabildikleri zaman yalan söylediğini ortaya koymuştu.  Bu sonuçları değerlendiren araştırma ekibi, insanların zaman baskısı altındayken, maddi bir çıkara dayanan konularda yalan söylemeye eğilimli olduğu varsayımını değerlendirdi. Bu varsayıma ek olarak, zaman baskısının olmadığı ve düşüncelerini gerçek kılamadıkları takdirde, yalan söyleme eğiliminin azalacağı düşünüldü.

ZAMAN BASKISI BELİRLEYİCİ
Psychological Science dergisinde yayınlanan araştırmayı yürüten isimlerden Shalvi, “Ortaya attığımız teoriye göre, insanlar öncelikle kendi çıkarlarına hizmet edecek şekilde davranıp, ancak kendilerine zaman tanındığında davranışlarının sosyal olarak kabul edilebilir olup olmadığını düşünüyorlar” ifadesini kullandı ve “İnsanlar hızlı davrandıklarında, ahkal kurallarını esnetmek ve yalan söylemeye başvurarak kendi çıkarlarını garantiye almaya çalışabilir. Daha fazla zamanlarının olması, onları tedbirli davranıp, yalan söylememeye ve hile yapmamaya itiyor” dedi.

Araştırmanın ilk aşamasında, katılan kişilere yalanı gerekçelendirme fırsatı verildiğinde yalan söyleyip söylemeyecekleri test edildi. Araştırmada yer alan 70 gönüllüden, üçer kez zar atmaları ve çıkan sayıları deneyi yürüten kişiden gizlemeleri istendi. Söyledikleri daha yüksek sayı için daha çok para alacak olan gönüllülere, sadece çıkan ilk sayı soruldu.

Böylelikle gönüllülere, ikinci ve üçüncü seferde attıkları zarlardaki sayıları gizli tutma fırsatı verilmiş oldu. Ancak araştırmacıların hiçbir sayıyı bilmemesinin, gönüllüleri çıkan sayılar arasındaki en yüksek sayıyı söylemeye iteceği göz önünde bulunduruldu. Gönüllülerden bazıları, 20 saniyede cevap vermek zorunda bırakılırken, diğerlerinin zamanı sınırlandırılmadı.

YALANI AZALTMAK İÇİN ZAMAN LAZIM
Shalvi ve diğer araştırmacılar, ikinci ve üçüncü zarlardaki sayıları bilmedikleri için, gönüllülerden aldıkları cevapları, olasılıklarla kıyasladı. Bunun sonucunda, hem zaman baskısı altında olanların, hem olmayanların yalan söylediği sonucuna varıldı. Ancak baskı altında olanların diğerlerine göre yalan söylemeye daha eğilimli olduğu görüldü.

Yapılan ikinci deneyde ise gönüllülere sadece bir kez zar atma hakkı verildi. Ancak bu kez yalanlarını gerçek kılmalarını sağlayacak bilgi verilmeyen gönüllüler, zarı attıktan sonra sonucu söyledi. Sonuçlar kontrol edildiğinde zaman baskısı altında olanların yalan söylediği, ancak diğerlerinin yalan söylemediği tespit edildi.

Her iki deneyde, insanların zaman kısıtlı olduğunda yalan söyleme ihtimallerinin daha fazla olduğu ortaya çıktı. Zaman sorunu olmadığında ise insanların daha çok kendilerini haklı gösterebildiklerinde yalan söylemeye eğilimli oldukları gözlemlendi.

Shalvi, “Bu çalışma, günlük yaşamda ve iş yaşamında insanlardan dürüst cevaplar almak için, onları köşeye sıkıştırmamak ve biraz zaman tanımak gerektiğini gösterdi” dedi. Shalvi, “İnsanlar yalan söylemenin yanlış olduğunun farkındalar, ancak doğru şeyi yapmak için biraz zamana ihtiyaç duyuyorlar” diye ekledi.

 

11.09.2012

Read More

Bartın Irmağı’nda Balık Ölümleri

cevre-kirliligi

Bartın Irmağı’ndaki balık ölümlerinin sudaki oksijen yetersizliğinden kaynaklandığı bildirildi.

Bartın Valiliği’nden yapılan yazılı açıklama, 31 Ağustos-3 Eylül tarihleri arasında ırmakta balık ölümlerinin görülmesi üzerine Boğaz ve Yalı mevkisini kapsayan alanda Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü ile İl Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğü ekiplerinin tarama ve araştırma yaptığı belirtildi.Yapılan çalışmalarda lokal olarak herhangi bir kirliliğe rastlanılmadığı anlatılan açıklamada, şunlar kaydedildi: ”Suyun değişik mesafelerinde oksijen miktarı ve su sıcaklık ölçümleri yapıldı. Bu ölçümlerde sudaki oksijen miktarının normal değerlerden düşük olduğu tespit edilmiştir. Su sıcaklığı da 23-25 derece arasındaki değerlerde ölçülmüştür. Bu kapsamda olay mahallinde suda yapılan oksijen ve sıcaklık ölçümleri ile ölü ve yaşam mücadelesi veren balıklar üzerinde yapılan inceleme sonucunda, balık ölümlerinin sudaki oksijen yetersizliğinden kaynaklandığı gözlenmiştir.”

10.09.2012

Read More

Türk’ün Uzay’da Başarısı

dünya

Geçtiğimiz hafta, uzaya çıkan bir füze ve onun taşıdığı uzay aracı, uluslararası medyada normalin üstünde bir uzay haberi oldu. Tarihi başarıda, bir Türk mühendis büyük rol oynadı.

Falcon 9 füzesinin uzay çıkardığı, şimdilik içinde insan bulunmayan Dragon uzay aracı, tamamen otomatik olarak Uluslararası Uzay İstasyonu’na (ISS) giderek 25 Mayıs Cuma günün kenetlendi. Bu olay zaten kendi başına büyük bir teknolojik başarı sayılır.

Ancak haberi asıl önemli kılan, ilk kez devletten tek kuruş destek almadan bu işlere giren bir özel sektör firması tarafından gösterilen başarıdır.

SpaceX firmasının bu başarısının arkasında şüphesiz onun vizyoner kurucusu Elon Musk adı önde gelir. Fakat adı medyada pek geçmese de bu başarıdaki en büyük teknik pay, bir Türk mühendis Bülent Altan’a aittir.

HIZLA YÜKSELEN TÜRK MÜHENDİS
Bülent Altan, Stanford Üniversitesi’nden 2004 yılında yüksek lisan derecesi aldıktan az sonra, SpaceX firmasına çekirdek kadronun bir elemanı olarak girdi. Şirket büyüdükçe o da yükselerek, bugün elektronik sistemlerden (avionics) sorumlu direktör pozisyonuna geldi. Aynı zamanda başkan yardımcısı görevini de vekaleten yürütmekte. Umarız son başarılardan sonra asaleten de başkan yardımcılığına getirilir.

Bülent Altan, İstanbul Teknik Üniversitesinden Prof Dr Orhan Altan’ın oğludur. Alman Lisesini bitirdikten sonra Münih Teknik Üniversitesine gitmiş. Oradaki mezuniyetini takiben de ABD’ye Stanford Üniversitesine devam ederek yüksek lisans derecesini almıştır.

SpaceX firması 2002 yılında iş adamı Elon Musk tarafından kurulduğunda başarılı olacağına şüphe ile bakılmaktaydı. Çünkü daha önce uzay füzesi geliştirmek amacıyla kurulan birçok özel firma başarısız olmuş ve batmıştı. Bir serüven olarak nitelendirilebilecek bu iş, kritik ileri teknolojiler ve yenilikçi yaklaşımlar gerektiriyordu. Önemli bir sorun da, uzun yıllar sürecek finansman ihtiyacıydı. Yapılacak yatırım, taşıdığı riskler bir yana, en azından on yıl bir geri dönüş getirmeyecekti.

Şimdiye kadar uyduları uzaya çıkaran füzelerin arkasında hep devletler vardır. Ya füzeleri zaten yapan devlet kurumları olur, ya da verdiği proje ile finansman sağlayarak yaptıran gene devlettir. SpaceX, ilk olarak devletten hiçbir finansal destek almadan bu serüvene girişmiş, hedeflediği gelişmenin büyük kısmını kendi kaynaklarıyla başarmıştır. Ancak son zamanlarda bu başarılarının karşılığında NASA’dan küçük bir destek almıştır.

Gelen haberlere göre son fırlatma başarısından sonra firma, NASA ile 1,6 milyar dolarlık on kadar fırlatma için bir anlaşma yapmıştır. İki gün önce yaptığı diğer bir anlaşma ile bir Intel telekomünikasyon uydusunun fırlatması işini üstlenmiştir. Yalnız bu fırlatmada Falcon 9 füzesi değil, onun daha büyüğü olan ağır yük Falcon füzesi kullanılacaktır. SpaceX firması Dünya fırlatma pazarına aktif olarak girerken bir Türk yapımı olan Göktürk 2 uydusunu fırlatmayı da istemektedir.

 

09.09.2012

Read More

Seyfe Gölü’nde Turnalar Direniyor

seyfegolu

Uluslararası anlaşmalar ile koruma altında olan Seyfe Gölü’nde su seviyesi azaldı. Buna rağmen kuşlar gölü terketmedi.

Seyfe Ekoloji Derneği Başkanı Ömer Çetiner, Seyfe Gölü’ndeki su seviyesinin azalmasına rağmen Turna kuşlarının gölü terk etmediğini ve yavrulama dönemini burada geçirdiklerini belirtti.

Çetiner, “Kuşlar göl civarında konaklayıp yavruladılar. Bir çift olan turnaların sayısı şu an için yedi adet olarak tespit edildi. Bu durum Seyfe Gölü‘nün önemini bir kat daha artırıyor” şeklinde konuştu.

Çetiner, gölü besleyen kaynaklardan yalnızca Seyfe pınarından su geldiğini vurgulayarak, su seviyesinin %25’lere kadar düştüğünü ve Seyfe Gölü yönetim planının hızla hayata geçirilmesi gerektiğini ifade etti.

 

09.09.2012

Read More

100 Milyon Yıllık Meteor Krateri

krater

Kuzey Kutbu’nda 100 milyon yıl önce dünyaya çarpan bir meteora ait krater bulundu.

Kanada’nın Saskatchewan Üniversitesi’nden bir grup bilim insanı, Kuzey Kutbu’nda 100 milyon yıl önce dünyaya çarpan bir meteora ait krater bulunduğu açıkladı.

Bilim insanları ortaya çıkarılan kraterin, bugüne dek keşfedilen 30.meteor krateri olduğu belirtti.

Grubun lideri Profesör Brian Pratt yaptığı yazılı açıklamada, ”Bu krater, kozmik kainat bulmacasının bir başka parçası” ifadesini kullandı.

Kraterlerin katmanlarında, yerkabuğunun dönüşümlerinin aşamaları ve o zamanki hayata dair ipuçları olduğunu kaydeden Brian Pratt, 25 kilometrelik bir alanı kaplayan krateri 2 yıllık bir çalışma sonunda bulduklarını belirtti.

 

08.09.2012

Read More

Hayvan Dışkısından Elektrik

cicek

Türkiye’nin ilk atık yakma ve değerlendirme tesisi özelliği taşıyan İzmit Atık ve Artıkları Arıtma Yakma ve Değerlendirme AŞ (İZAYDAŞ), sebze-meyve hali atıkları, çimen, işkembe içi atıklar ve hayvan dışkılarından yıllık 10 milyon kilovat/saat elektrik üretecek.

İZAYDAŞ Genel Müdürü Muhammet Saraç, klinik ve tehlikeli atıkların yakılmasıyla tesisin ihtiyaç duyduğu enerjinin iki katını üretebildiklerini, tesisin enerji ihtiyacını karşılandıklarını ve ihtiyaç fazlası enerjinin satışından gelir elde edildiğini söyledi.

Tesislerde çöp gazından enerji üretildiğini, 132 kilovat/saat kapasiteli iki rüzgar tribünü bulunduğunu, deneme amaçlı güneş enerjisi panelleri de kurduklarını anlatan Saraç, 2007 yılında TÜBİTAK ve Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nce ”Biyogaz ve Entegre Enerji Üretim Tesisi” projesini başlattıklarını vurguladı.

”İZAYDAŞ, aslında ciddi bir enerji şirketidir”

Asli görevlerinin Kocaeli’de üretilen günlük bin 600 ton civarındaki evsel atık ve endüstri kaynaklı tehlikeli atıkların yakılarak bertarafı olduğuna dikkati çeken Saraç, İzmit Körfezi’ne giren gemilerin oluşturduğu atıklarla tıbbi atıkları da bertaraf ettiklerini kaydetti.
Kocaeli’de rekreasyon yapılacak alanların hafriyat depolama işlerini de yürüttüklerine işaret eden Saraç, şunları söyledi:

”Atıkları analiz sonuçlarına göre ya yakarak enerjiye çeviriyoruz ya da yönetmelik gereği depolayarak bertaraf ediyoruz. İZAYDAŞ, temelde atık şirketi görünmesine rağmen aslında ciddi bir enerji şirketidir. Başından beri tehlikeli atıkların yakılarak bertaraf edilmesi gibi yenilenebilir kaynak kullanıyoruz. Bir taraftan rutin faaliyetlerimizi yürütürken, diğer taraftan da şirketimizin geleceğine yönelik çalışmalar yapıyoruz.”

Sebze-meyve hali atıkları, belediye ekiplerinin biçtiği çimler, mezbahalardaki işkembe içi atıklar ile büyükbaş, küçükbaş ve kümes hayvanlarının dışkılarının bertaraf edilmesi amacıyla yeni bir proje başlattıklarını vurgulayan Saraç, ”Projenin yatırımını TÜBİTAK yapıyor, müşteri kurum Büyükşehir Belediyesi, işletmesini ise İZAYDAŞ yapacak. Tesis, şirketimiz yerleşkesinde inşa edildi. 2007 yılında başlayan proje, bu yıl itibarıyla tamamlandı, devreye alma çalışmalarımız devam ediyor. Yakın bir zamanda sürekli üretime geçip şebekeye enerji vermeye çalışacağız” dedi.

Atıklar bertaraf edilirken enerji üretilecek

Biyogaz tesisinde önceliklerinin çevreye kirlilik veren maddelerin usulüne uygun yok edilmesi olduğunu kaydeden Saraç, projenin bertaraf işlemi sırasında faydalı ürünlerin oluşturulmasını da sağlayacağını kaydetti.

Saraç, tesiste 355 kilovat/saat elektrik ve aynı zamanda gübre üretileceğini belirterek, günlük 30 ton civarında atığı da imha edeceklerini bildirdi.

”Enerji üretimiyle 12 ton civarında sıvı, 14 ton civarında da katı gübre çıkacak” diyen Saraç, ”Oluşturulacak gübre de ticari anlamda değerli bir gübre. Şu anda sıvı gübreyi deneme amaçlı yakın köylerimize verip kullandırıyoruz. Bu projeyle yılda 10 milyon kilovat/saat civarında enerji üretilmiş olacak” şeklinde konuştu.

Saraç, Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu’ndan (EPDK) yenilenebilir enerji kaynağı lisansı aldıklarını ve kısa süre içinde üretime geçmeyi planladıklarına işaret ederek, sözlerini şöyle tamamladı:

”Gaz ve gübre üretimimiz devam ediyor. Biyogaz teknolojisi dünyada çok uzun zamandır bilinen bir teknoloji. Avrupa ülkelerinde yaygın uygulamaları olan bir teknoloji ama ne yazık ki Türkiye’de henüz yeteri kadar uygulaması yok. Tesisimiz, sürekli çalışmaya geçtiğinde, en önemli tesislerden biri olacak. Hatta bu güçte ilk desem de yanlış olmaz. Dolayısıyla diğer şehirlere, özellikle besi çiftliklerine, tarım ve hayvancılıkla uğraşan özel şirketlere örnek olacak bir tesistir.”

Muhammet Saraç, Yuvacık Barajı’na yapmayı planladıkları hidroelektrik santrallerinden de elektrik üretmeyi planladıklarını sözlerine ekledi.

08 Eylül 2012

Read More

Bosch Servisleri – 444 7 404

çevre-mühendisi

 

Bosch Servisleri olarak Türkiye genelinde hizmet vermekteyiz. Bu hizmet ağımızı genişletmek ve bu hizmet ağımızla yurt dışına açılmak istiyoruz. Bizler sizlerden gelen olumlu yorumlar sonucu Bosch ürünlerini daha kaliteli bir halde sizlerin hizmetinize sunuyoruz. Servislerimizde uzman ve profesyonel teknik elemanlarımızla sizlere hizmet vermekteyiz. Servislerimizde ayrıca gezici personel ve gezici servis araçlarımız mevcuttur. Bizler bu yolda devam etmenin onuru içerisinde yeni beyaz eşya teknolojisinde yeniliklere imza atmayı hedefliyoruz.

Bosch Servisleri

Herkesin bildiği gibi beyaz eşya sektörü oldukça rekabetli bir sektördür. Bu sektörde hizmeti iyi yapan ve müşterisini memnun eden her zaman kazanmaktadır. Bizlerse her zaman müşteri memnuniyetini önem verip ön planda tutan Bosch servisleriyiz. Çünkü bizler için müşteri veli nimettir. Ayrıca Bosch servileri olarak daha hızlı ve daha kalite anlamında hizmet için yenilik çalışmalarımız devam etmektedir. Bunlardan bir tanesi gezici servis araçlarımızı değiştirerek son model ve en lüks servis araçları alarak hizmetinize sunmaktır.

Bosch Servisi

Ayrıca bu araçlar ve ekipmanlar ile Türkiye’nin neresinde olursanız olun sizlere bir telefon kadar yakın olduğumuzu asla unutmayın. Çünkü bizler sizler oldukça var olmaya devam edeceğiz. Bizleri bugünlere getiren sizlere sonsuz teşekkür ediyoruz.

 

BOSCH ÇEVRE MÜHENDİSİ  İŞ ALIMI | BOSCH ÇEVRE MÜHENDİSİ

Read More

Almanya Yenilenebilir Enerji Dedi

rüzgar enerjisi

Almanya’da nükleer enerjinin yerini yenilenebilir enerjiye bırakma yolunda iddialı hedefleri olan Angela Merkel’in partisinde şimdi fazla üretim korkusu sardı.

 

Güneş ve rüzgar enerjisi alanında hızlı büyüyen, elektriğinin yüzde 25′ini çevreci kaynaklardan elde elden Almanya, 2020 yılı için yüzde 35 hedefini yakalama yolunda hızla ilerliyor.

Gezegenin Geleceği adlı radyo programını yapan Dr. Uygar Özesmi, Merkel hükümetinin bazı üyelerinin, elektrik faturalarına yansıtılan bazı ücretleri kaldırarak tüketiciler üzerindeki yükü azaltmak istediğine dikkat çekti. Özesmi sözlerine şöyle devam etti:

“Çevre Bakanı Peter Altmaier, ‘Eğer bu tempoyu korursak, azaltılması gereken bir enerji fazlasına sahip olacağız. Bu kimsenin işine yaramaz’ dedi.

Muhalefetteki Sosyal Demokratlardan Ulrich Kebler ise ‘Yenilenebilir enerjinin büyümesini yavaşlatmak kesinlikle kabul edilemez’ diyerek Altmaier’e karşı çıktı. Tüketiciler üzerindeki artan maliyetler karşısında Merkel hükümetinin dönüşümü yavaşlatması halinde bundan en çok denizlerde kurulu rüzgar türbini sektörünün etkilenebileceği ve yatırımcı için caydırıcı unsur olabileceği yorumları yapılıyor.”

 

05.09.2012

Read More

Gen Tedavisiyle Koku Alabildiler

cevre-muhendisligi

Bilim insanları gen tedavisiyle, koku alma yetisini kaybeden farelerin yeniden koku alabildiğini ortaya koydu.

Michigan Üniversitesi’nden Dr. Jeffrey Martens ve ekibinin, hücre yüzeyinde yer alan sil adlı uzantıların olmaması nedeniyle koku almayı engelleyen anozmi adlı genetik bozukluğa sahip fareler üzerinde yaptığı gen tedavisi başarılı oldu.

Bozukluğun, IFT88 proteininin eksikliğinden kaynaklandığını belirten bilim insanları, bir grip virüsüne, içinde IFT88 bulunan normal gen dizilerini yerleştirdi.

3 gün süren tedaviden sonra farelerin hücrelerinin yüzeylerinde sillerin büyüdüğü, beynin koku almadan sorumlu bölgesinin uyarıldığı ve hayvanların bozukluk nedeniyle iyi olmayan yeme alışkanlıklarının değiştiği görüldü.

İki hafta sonra ise farelerin kilo aldığı görüldü ve koku almaya ilişkin sinir hücrelerinin faaliyetinde iyileşme belirlendi

Bilim insanları, bu gelişmenin, insanlardaki doğuştan gelen koku alamama rahatsızlığının yanı sıra böbrek, göz gibi organlardaki bazı hastalıkların tedavisine ışık tutabileceğini vurgularken, tedavinin insanlarda uygulanması için zaman gerektiğini belirtti.

Araştırma “Nature Medicine” dergisinde yayımlandı.

5 Eylül 2012

Read More

Eski Şişeler Yaşam Buluyor

cam-sise

Amasya’da ev kadınları, soda şişesi gibi atık camları 820 dereceye varan fırınlarda erittikten sonra üzerine kentle özdeşleşmiş elma, kiraz, Kral Kaya Mezarları gibi birçok motifi işleyerek hediyelik eşya yapıyor.

Amasya Valiliği’nin Hatuniye Mahallesi’nde yer alan Kültür ve Sanat Evi’nde sürdürülen el işi cam füzyon çalışmalarında ev kadınları atık materyalleri geri dönüştürerek çevreye katkı sağlıyor.

Evli ve bir çocuk annesi Zeliha Karasu (41), cama şekil verdikleri cam füzyon çalışmalarında atık materyalleri geri dönüştürerek çevreye, hediyelik eşyaları satarak da turizme katkı sağladıklarını belirtti.

Kullandıkları camları bazen parayla bazen de çevreden edindiklerini belirten Karasu, en çok ilgiyi geri dönüşüm yaptıkları soda şişelerinin gördüğünü söyledi.

Zor olmasına karşın işlerini severek yaptıklarını belirten Karasu, ”Bir yılı aşkın süredir bu işi yapıyorum. Maddi olarak bize çok getirisi yok ama burada güzel vakit geçiriyoruz. Hammaddeyi kendimiz temin ediyoruz. Bu nedenle daha çok geri dönüşüm yapacağımız materyaller kullanıyoruz. Bu şekilde çevreye de katkı sağladığımızı düşünüyorum” dedi.

Hediyelik süs eşyası haline dönüştürdükleri soda şişelerinin yerli ve yabancı ziyaretçiler tarafından şaşkınlıkla karşılandığını anlatan Karasu, ”Önce şişe şekli verilmiş çalışmalar sanıyorlar, daha sonra ise anlattığımızda şaşkınlıklarını gizleyemiyorlar. Diğer ürünlere oranla soda şişesinden yaptığımız süs eşyaları daha çok ilgi görüyor” diye konuştu.

Soda şişelerini 820 derece ısıya varan özel fırınlarda eriterek düzleştirdiklerini, daha sonra ise üzerine elmaslarla kestikleri renkli camları yapıştırdıklarını belirten Karasu, erittikleri camın üstüne ise kentle özdeşleşmiş elma, kiraz, Kral Kaya Mezarları gibi birçok motifi işleyebildiklerini anlattı.

Nergiz Henden ise eğitimini aldıkları cam füzyon çalışmasını sürdürmeye çalıştıklarını dile getirerek, şeffaf ve renkli camları soğukken istenilen formda kestiklerini, daha sonra ise belirlenmiş kalıplara göre yerleştirip, özel fırınlarda 750 ile 900 derecede pişirerek şekil verdiklerini ifade etti.

Gülşen Koç ise Kültür ve Sanat Evi’nde cam füzyon dışında iğne oyası, ağaç yakma, gümüş savat ve yassıçal çuha dokuma el sanatı ürünleri üretilerek satıldığını anlattı.

Geri dönüşümü yapılan hediyelik eşyalar 7 ile 15 lira arasında satışa sunuluyor.

 

04.09.2012

Read More

Beyniniz Hack’lenebilir

beyin-insan

Kişisel bilgilerinizin beyninizden çalınması artık sadece filmlerde görülmeyebilir. ABD’li araştırmacılar geçen yıllarda piyasaya sürülen, yaklaşık 299 dolara satılan ve beyin dalgalarını okuyarak bilgisayara yansıtan gelişmiş aletler sayesinde banka hesaplarınız, şifreleriniz de dahil olmak üzere gizli bilgilerinize erişilebileceğini ortaya çıkardı.

Kaliforniya Üniversitesi ve Cenevre’deki Oxford Üniversiteleri’nden biliminsanları çalışmalarında, Emotiv firmasına ait 299 dolara başa takılan bilgisayarla düşünce gücü sayesinde interaktif olarak iletişime geçilmesini sağlayan aleti kullandı. Bu çerçevede bilgisayar ekranının önüne oturulan deneklere banka, insan ve PIN numarası imajları gösterildi. Araştırmacılar daha sonra beyinden gelen P300 sinyallerini okudu. P300 sinyalinin genellikle bir kişinin, günlük olarak etkileşimde olduğu biri ya da nesne gibi, kendisine anlam veren bir şeyi fark ettiğinde yayıldığına işaret ediliyor. Bir cihazla beyinden bilgi çekmenin sağlandığını gösteren çalışmayla uzmanlar imajların rastgeleliğini yüzde 15 ile 40 oranında azaltabileceklerini ve doğru cevabı bulmak için şanslarının arttığını ortaya koydu.

03.09.2012

Read More

Gama Işınları Radyasyondan Daha Tehlikeli

Nükleer-Sızıntı

 

 

 

 

 

 

 

 

Japonya’daki Fukuşima Daiici Nükleer santralinin enkazından sızan gama ışınları, arızalı nükleer santralden yayılan radyoaktif sezyum maddesinden daha büyük tehlike içeriyor.

Uluslararası Atom Enerjisi Kurumu’nun (UAEK) yayımladığı rapora göre, nükleer santralden yayılan radyoaktif sezyum maddesi, radyoaktivite ölçü sistemi birimi olan bekerele göre saatte 0,01 hızında, yani tehlike seviyesinin altında yayılıyor.

Raporu hazırlayan Japon yetkili Shinichi Kuroki, asıl mücadele gerektiren konunun, Fukuşima Daiici Nükleer santralinin enkazından yayılan yüksek gama ışınındaki radyasyon oranını azaltmak olduğunu söyledi.

Fukuşima Daiici Nükleer Santrali’ni depremin ardından tsunami dalgaları vurmuş, santraldeki güvenlik sistemleri bozulmuş ve radyoaktif maddeler santralden sızarak geniş bir alana yayılmıştı.

UAEK Başkanı Yukiya Amano, Fukuşima kazası sonrasında gerçekleşen nükleer güvenlik sorunu üzerine acil önlemleri masaya yatırmak için kurum üyelerini göreve çağırmıştı.

02.09.2012

 

Read More

Ampul Yasaklanıyor

ampul-lamba

AB Komisyonunun üç yıl önce yüksek enerji harcayan akkor lambaların yasaklanması yönündeki kararı bugün uygulamaya girdi. Eski tip lambaların yerini bugünden itibaren yeni tip tasarruflu lambalar aldı.

Avrupa Birliği (AB) Komisyonu 1 Eylül 2009′dan başlayarak 1 Eylül 2012′ye kadar süren üç yıllık bir geçiş döneminin ardından yüksek enerji harcayan akkor lambaların yasaklanması yönünde bir karar almıştı. Eski tip lambaların tarihe karışmasıyla birlikte bu lambaların yerini ise enerji tasarruflu yeni lambalar aldı. Ancak yeni tip lambaların cıva içerdiği  ve doğaya fayda sağlamak yerine büyük zarar verecekleri  gerekçesiyle eleştiriler doğdu.
Tasarruflu lambaları çöpe atmayın

Enerji tasarruflu ampullerin beş miligrama kadar cıva içermesine izin veriliyor. Ancak cıva çok az miktarda bile son derece zehirli. Bu nedenle sözde çevre dostu ampullerin pil gibi zehirli çöplerle birlikte ayrıştırılması gerekiyor. Fakat enerji tasarruflu ampullerin sadece yüzde yirmisi bu şekilde ayrıştırılıyor. Geri kalansa diğer çöplerle birlikte atıldığı için çevreye büyük zarar veriyor.

Uzmanlar, tasarruflu lambaların montaj esnasında kırılması halinde, havaya gaz halindeki cıva yayıldığı için hemen camın açılıp evin havalandırılması gerektiğine dikkat çekti. Yeni tip tasarruflu lambaların kullanımı konusunda dikkatli olunması gerektiği ifade edilirken, “gerek pil gerekse bu yeni ampullerin hiçbir zaman çöpe atılmaması gerektiği, işlevini yitiren bu ürünlerin çöpe atılmak yerine aldıkları yerlere götürülüp geri verilmesi veya belediyelerin atık toplama merkezlerine verilebileceği” belirtildi.

1 Eylül 2012

Read More

Uyku Sırasında Öğrenmek Mümkün

çevre mühendisliği

Eğer yastığınızın altına bir ders kitabı koyarak uyursanız, beyninizin bazı denklemleri siz uyurken çözmeye çalıştığına inanıyor olabilirsiniz. Bilim insanları, en son araştırmalarında bu düşüncenin gerçek olabileceğini ortaya koyan bulgular elde etti.

Yapılan son araştırmalara göre, insan uyurken aldığı koku ve aynı anda duyduğu sesi bağdaştırıyor. Uyandıktan sonra sadece sesi duyduğunda ise, koku aklına geliyor.

Önceleri, insanın her sabah “ölümden uyandığına” inanılırken, artık beynin uyurken de aktif olduğu, hatta öğrenebildiği öne sürüldü.

Uyku esnasında sözlü olarak öğrenmenin mümkün olup olmadığını konu alan deneylerden sonuç alınamamasına rağmen, en son deneyler, gün içinde öğrenilenlerin uyku esnasında beyinde pekiştiğine işaret etti. Bu noktadan yola çıkan bilim insanları, şimdi koku gibi başka gereçler kullanıldığında öğrenmenin gerçekleşip gerçekleşmeyeceği sorusuna cevap arıyor .

UYURKEN ALDIĞIMIZ KOKULARI HATIRLIYORUZ
Weizmann Enstitüsü’nde yapılan bir deneyin sonuçlarına göre, insan beyni, uyurken eş zamanlı olarak koklanan kokular ve dinlenen melodileri bağdaştırıyor. Uyku esnasında güzel bir koku eşliğinde dinletilen melodi, uyanıkken koku olmadan dinletildiğinde, denekler derin nefes alarak havayı içine çekiyor. Kötü kokuyla birlikte dinletilen melodiyi duyduklarında ise nefes alışverişleri kısalıyor ve denekler, koku olmamasına rağmen, kötü bir koku almışçasına rahatsız oluyor.

Yapılan ikinci deneyde ise deneklerin öğrendikleri tepkiyi sadece uyanıkken değil, uyurken de verdikleri görülüyor. Deneyde, öğrenilen tepkinin REM evresinde (uykunun rüya görülen safhası) daha etkin olduğu gözlense de, öğrenmenin uyanma saatimize iletilebilmesi için REM evresinin dışında da gerçekleşmesi gerektiği anlaşıldı.

“ÖLÜMDEN FARKLI”
Araştırmada yer alan Anat Arzi, Jerusalem Post gazetesine yaptığı açıklamada, “Beynin bilgiyi değerlendirme şekli inanılmaz. Bir zamanlar, uyku ‘ölümün tersine çevrilmiş hali’ kabul edilirdi. Ancak uyurken beynimizin çalışmaya devam ettiği anlaşıldı. Artık uyurken öğrenebildiğimizi billiyoruz. Amaç, uykuda öğrenme limitinin ne kadar olduğu” dedi.

Deneylerde elde edilen bilgilerin yardımıyla, uyku apnesi gibi hastalıklar için de pratik tedaviler geliştirilmesi amaçlanıyor.  Araştırmacılar ayrıca, beynin uyku ve koma sırasındaki bilinçsiz faaliyetlerini araştırmaya ve beynin sınırlarını aramaya devam ediyor.

Uyku esnasında öğrenmeyle ilgili Nature dergisinde yer alan bir diğer araştırmada, beynin geçmişteki bilgileri uyurken daha da pekiştirdiği doğrulandı. Ancak beynin yeni bilgileri ne kadar iyi kavradığı konusunda hala kesin bir sonuç alınamadığı ifade edildi.

 

01.09.2012

Read More

İzmir Demirdöküm Servisi – 444 1 494

çevre-mühendisi

Kombi üretimi ve müşteri memnuniyeti konusunda lider markalardan bir tanesi olan Demirdöküm adına özel servis hizmeti sunmaktayız. Yıllardır bölge halkı için daima en iyi hizmeti vermeye ve yenilikleri sizlere sunmaya gayret ediyoruz. Üstün hizmet kalitesiniz düşük fiyatlarla siz değerli kullanıcılarına sunan firmamız, sürekli olarak gelişiyor ve bünyesinde çalıştırdığı eleman sayısını da her geçen gün arttırıyor. Servis sektöründe her müşteriye zamanında ulaşmak çok önemlidir. Bizler firma olarak uzak bölgelere, servis aracı göndermiyoruz diyerek sizleri geri çevirmiyoruz.

Demirdöküm Servis

Yaygın servis ağımız ve gezici ekiplerimiz sayesinde bölgenin neresinde olursanız olun Demirdöküm özle kombi servisinden hizmet alabiliyorsunuz. kombilerinizden meydana gelen sorunlar hakkında bizlerden bilgi alabileceğiniz gibi firmamızı ziyaret ederek çalışmalarımızı da görebiliyorsunuz.

Demirdöküm Servis İzmir

Sizlerin değerlendirmeleri bizim için çok önemli, bu yüzden servis sonrasında düzenlediğimiz anketlerde memnuniyetinizi ölçüyor ve isteklerinizi belirliyoruz. Uzman bir kadroyla çalışan ekibimiz düzenlediği toplantılar ve seminerler sayesinde daha iyi hizmet vermeye gayret ediyor. Yedek parça işlemlerinde 1 yıl parça garantimiz mevcuttur. Belgeyi saklamanız ve gerek duyduğunuzda bizlere göstermeniz ücretsiz hizmet almanız için yeterli olacaktır. İlk aramada kayıt altına alınan bilgileriniz sayesinde sizlerle olan iletişimimizi koparmıyor ve ulaşım konusunda sıkıntı çekmiyoruz. Demirdöküm özel kombi servisi ailesi olarak siz değerli kullanıcılarımız ve çalışanlarımızla daima en iyiye doğru hareket ediyoruz.

Kaynak : www.demirdokum-servisleri.net

Read More

İstanbul Ömerli İçme Suyu Arıtma Tesisi

icme-suyu

İstanbul şehrinin artan nüfusuna ve gelişen endüstrileşmeye paralel olarak ortaya çıkan içme, kullanma ve endüstri suyu ihtiyacını büyük ölçüde karşılamakta olan Ömerli Su Arıtma Tesisleri 5 ana Arıtma tesislerinden müteşekkildir. Bu tesisler farklı tarihlerde dönemin ihtiyaçlarına paralel olarak inşaa edilmiş ve zamanla modernleştirilmiştir.

1. ORHANİYE ARITMA TESİSİ
(CTE Tipi Yatay Su Akımlı Arıtma Tesisi)

2. OSMANİYE ARITMA TESİSİ
(Degremont Tipi Yeni Arıtma Tesisi

3. MURADİYE ARITMA TESİSİ
(Mikro kum kullanılan Aktiflo Sistemi

4. EMİRLİ YAVUZ ARITMA TESİSİ
(Pulsatör Sistemi)

Bu tesislere ham su temin eden ve arıtılmış suyu terfi ettiren 3 Ad. Terfi Merkezi hizmette olup 2 Ad. Terfi Merkezi de inşa halindedir.

Tesislerimizde ayrıca 1 Ad. 15.000 m3‘lük

1 Ad. 24.000 m3‘lük
1 Ad. 30.000 m3‘lük olmak üzere 3 ad. Temizsu Haznesi bulunmaktadır.

A1967 yılında yapımına başlanan Ömerli Barajı, İstanbul’un 28 km. kuzeydoğusunda Riva deresi üzerinde Ömerli köyüne 5 km. mesafededir. Drenaj alani 600 km2 max su kotunda göl sahasi 6.106 km2‘dir. Asgari isletme kotu 46.00 m., Azami su kotu 62.00 m’dir. Bu su kaynağının yıllık su verimi 220 milyon m3 olup inşaatı 1972 yılında tamamlanmıştır.

Ömerli Baraj Gölü, Ömerli, Emirli, Ballıca Esenceli ve Kurtdoğmuş köylerinin arazilerinin büyük bir kısmını kapsamaktadır.

Darlık barajından ortalama 360.000m3/gün su Ömerli Barajına pompalanmaktaydı. 2001 yılında yapılan isale hattı ile Darlık Barajı suyu doğrudan Emirli Yavuz Sultan Selim Arıtma Tesislerine alınmakta burada arıtıldıktan sonra mevcut sisteme verilmektedir.

Bütün tesisler bilgisayar ve PLC kontrollü olarak işletilmektedir. Tam otomasyon ile çalışan tesislerde su kalitesi ve işletme ile ilgili bütün bilgiler bilgisayarlarda toplanmakta ve saklanmaktadır.

ÖMERLİ SU ALMA SİSTEMİ VE HAMSU TERFİ MERKEZİ

Barajdan su alınmasında göl sahası içinde Emirli köyü yaknlarında inşa edilmiş olan su alma kulesinden yararlanılmaktadır. Buradan alınan ham su Terfi Merkezine 3 m. çaplı bir tünel vasıtasıyla iletilmektedir.

Su alma kulesinde dört ayrı seviyede (43.00 m., 48.00 m. 53.00 m ve 58.00 m.) ve her seviyede dörder adet olmak üzere toplam 16 adet kapak mevcut bulunmaktadır. Su kalitesinde mevsimlere göre meydana gelen değişimler izlenmekte farklı kotlardaki kapaklar sayesinde arıtma tesisi için en uygun kalitedeki suyun hangi seviyede ise o seviyeden alınması sağlanmaktadır.

Su alma kulesi 3 metre kare kesitli bir tünel vasıtasıyla Terfi Merkezinin emme havuzuna bağlıdır. Ham su, burada tesis edilmiş, 7 adet düşey milli kolonlu tip pompalar vasıtasıyla Arıtma Tesislerine terfi edilmektedir.

  Bu pompalardan ;

1.Grup :
( 3 adet KSB pompa ve SIEMENS Motor)

Debi Q Ort. : 190.000 m3/gün
Basma Yüksekliği H.Ort. : 94.00 m’dir.

 

2. Grup :
(3 adet GOULDS pompa ve LOHER Motor)

Debi Q Ort. : 240.000 m3/gün
Basma Yüksekliği H.Ort. : 94.00 m’dir.

 

3. Grup :
(1 adet KSB pompa ve SIEMENS Motor)

Debi : 80.000 m3/gün
Basma Yüksekliği : 88 m’dir.

Hamsu Terfi Merkezinden su, yaklaşık 1.200 metre uzunluğunda 2.000 mm ve 2.200 mm’lik iki adet çelik ve bir adet 2.200 mm’lik ön gerilmeli beton boru hattı ile tesislere terfi ettirilmektedir.

HAVALANDIRMA ÜNİTESİ

Önceki yıllarda planlanmamış olmasına rağmen su kalitesindeki değişimler sebebiyle son yıllarda yapımı zaruri hale gelen Havalandırma havuzu 1.100.000m3/gün kapasiteye göre (Bütün tesislerin ihtiyacı için ) projelendirilip 2001 yılında hizmete alınmıştır..

OZON SİSTEMİ

Dünyada teknolojik yönden Gelişmiş Ülkelerdeki uygulamaya paralel olarak ön dezenfeksiyonda sağlık yönünden tercih edilen ozon uygulamasına Elmalı ve İkitelli Tesislerinden sonra 2001 yılında Ömerli Tesislerinde de başlanmıştır.

Herbiri 12.5 kg/sa olmak üzere toplam 62,5 kg/sa kapasiteli 5 adet ozon jeneratörü mevcuttur. Ozon Sistemi; ozon üretimi için gerekli ekipmanlardan Hava Kompresörleri, Hava Kurutma Ünitesi, Ozon Jeneratörleri, Ozon Dozlama Sistemi ve Atik Ozon Gazi İmha Ünitelerini ihtiva etmektedir.

 

Read More

Çöp Konteynerleri Yer Altında Olacak

KATİ-ATİK

Afet riski altındaki alanların dönüştürüldüğü bölgelerde, çöplerin daha sağlıklı toplanması ve görüntü kirliliğinin önlenmesi için çöp konteynerlerinin yer altına konulması planlanıyor.

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Çevre Yönetimi Genel Müdürü Mehmet Baş,  yaptığı açıklamada, kentsel dönüşümle birlikte atık yönetiminde de yeni bir dönemin başlayacağını söyledi.

Dönüşümle yapılacak binaların yeni dizaynının atık yönetimini kolaylaştıracağını dile getiren Baş, ”Kentsel dönüşüm atık yönetimi açısından da büyük fırsat. Bu nedenle Altyapı ve Kentsel Dönüşüm Genel Müdürlüğümüz ile çok sıkı temas içinde çalışıyoruz” dedi.
Bu kapsamda, çöplerin daha sağlıklı toplanması ve görüntü kirliliğinin önlenmesi için çöp konteynerlerinin yer altına konulmasını planladıklarını anlatan Baş, şöyle konuştu:
”Konteynerler kaldırımı engelliyor, araçlar gelip çarpabiliyor. Kötü görüntüler oluşabiliyor. Yer altı konteynerleri sayesinde, poşetlerin etrafa dağılması, yayılması gibi kötü görüntülerle karşılaşmayacağız. Çöplerin toplanması da daha kolay olacak. Belediyelerde bulanacak, buna göre dizayn edilmiş araçlar çöpleri alacak. Konteyneri, tepesindeki kancaya takıp, kaldırıp çöpü araca dökecek.”
-”Bina altındaki bidonlarda toplanacak”

Dönüşüm kapsamında yapılacak yeni evlerde bitkisel atık yağların toplanması konusunda da düzenleme yapacaklarını anlatan Baş, ”Atık bitkisel yağın lavaboya dökülmesi yerine, evlerde biriktirilerek firmalara verilmesi konusunda henüz istediğimiz noktada değiliz. Bu durum hem suyun kirlenmesine neden oluyor hem de atık yağın geri kazanım miktarı düşüyor” dedi.

Bu nedenle yeni evlerde lavabo kenarlarına, atık bitkisel yağın dökülebileceği ayrı bir kanal yapmayı planladıklarını dile getiren Baş, ”Böylece vatandaş, yağını toplayıp, firmaların almasını beklemek zorunda kalmayacak. Yağı kanaldan dökecek, atık yağ bina altında kanalların bağlı olduğu bidonlarda toplanacak” diye konuştu.

31 Ağustos 2012

Read More

DNA’dan Saç ve Göz Rengi Tespit Edilebilecek

dna-gen

Bilim insanları, olay yerinde bulunan DNA örneklerinden şüphelinin saç ve göz rengini tahmin edebilen bir test geliştirdi.

“Forencis Science International: Genetics” dergisinde yayımlanan araştırmaya göre “Hirisplex Sistemi” adı verilen test, saç ve göz rengini belirleyen 24 DNA markörünü içeriyor.

Hollanda’nın Rotterdam kentindeki Erasmus Üniversitesi Tıp Merkezi’nden Prouf. Manfred Kayser, testin en az miktarda DNA örneğinden sonuç çıkaracak kadar duyarlı olduğunu belirtti.

Testin herhangi bir adli tıp laboratuvarında kolayca uygulanabileceğine dikkati çeken Prof. Kayser, yeni sistemi Irisplex adlı göz rengi belirleme testine saç rengini belirleme markörlerini ekleyerek geliştirdiklerini söyledi.

Testi üç Avrupa ülkesinden yüzlerce örnek üzerinde denediklerini ifade eden Prof. Kayser, sarışınlar için yüzde 69,5, kumrallar için yüzde 78,5, kızıllar için yüzde 80 ve siyah saçlılar için de yüzde 87,5 oranında doğru tahminde bulunduklarını söyledi.

Test, DNA örneklerinden kahverengi gözlü, siyah saçlı bir kişinin Avrupalı olup olmadığını da yüzde 86 doğruluk oranı ile tespit edebiliyor.

Olası şüpheli sayısının azaltılmasında önemli rol oynaması beklenen test, geçtiğimiz günlerde Lahey’de yapılan 6. Avrupa Adli Bilimler Akademisi Konferansı’nda da büyük yankı uyandırdı.

29 Ağustos 2012

Read More

Şanlıurfa’da İçme Suyu 2. Kademe Arıtma Tesisi Yapılıyor

havalandirma-cevre

Şanlıurfa Belediye Başkan Yardımcısı Habib Arslan, içme suyu 2.kademe arıtma tesisinin temelinin gelecek ay  bildirdi.

Şanlıurfa Belediye Başkan Yardımcısı Habib Arslan, içme suyu 2. kademe arıtma tesisinin temelinin gelecek ay atılacağını bildirdi.

Belediye basın bürosundan yapılan açıklamaya göre, Şanlıurfa Belediyesi’nin Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü ile ortaklaşa hazırladığı İçme Suyu Tesisleri 2. Kademe Arıtma Tesisi’nin ihalesi yapıldı.

Belediye Başkan Yardımcısı Habib Arslan da toplam 9 firmanın katıldığı ihaleye gözlemci olarak katıldı.

Açıklamada görüşlerine yer verilen Arslan, ihalenin değerlendirilmesinin ardından tesisin eylül başında temelinin atılacağını bildirdi.

Tesisin tamamlanmasıyla kentin 30 yıllık içme suyu sorunun çözüleceğini aktaran Arslan, iki kısımdan oluşan tesisin birinci kısmında arıtma, ikinci kısmında ise depo pompa istasyonu ve ana isale hattının bulunacağını dile getirdi.

Arslan, şunları kaydetti:

“Tesis, özellikle imara yeni açılan Dağeteği, Sırrın, Karşıyaka, Karaköprü, Maşuk ve Yenice bölgelerine içme suyu götürülmek üzere planlandı. Mevcut içme suyu arıtma tesisinin kapasitesi 270 bin metreküp iken, ikinci etabın tamamlanmasıyla birlikte kapasite 600 bin metreküpe çıkacak. Arıtma tesisiyle birlikte Dağeteği’nde 2, Maşuk’ta 2, Direkli’de 1, Yenice’de, Karaköprü’de 1 olmak üzere toplam 7 adet depo, 5 pompa istasyonu yapılacak. Ana isale hattı 28 bin 600 metre uzunluğunda olacak.”

 

29.08.2012

 

Read More

New Online Casinos USA

New Online Casinos USA: High roller stakes Las Vegas USA Casino welcomes high roller stakes with more than generous bonuses, promotions especially designed for large spending limits and VIP rewards such as comps that are earned each time you play according to your player level. These are relatively small countries that we are talking about, and the added revenue that these casino onlines provide make a significant contribution to the local economy. One way could be to use an online account or e-wallet system where all transactions are clearly presented for the player to keep a great overview on his gambling. If you are lucky you may even win the $500, dollar payout. Most directories follow the star system with zero stars for the really bad casino onlines and five stars for the very best ones. How to Contact Slots PlUnited States casino online If you do find yourself having problems with Slots Plus casino online, for whatever reason, there are a few things that you will be able to do.

New Online Casinos USA – Best USA Casino Best Bonus

And thats a safe bet. The Grazie points can be earned during play as well as during your stay in one of the hotel rooms. New Online Casinos USA. Hey, winning is its own bonus. One describes the casino slots that turn out big payouts; while another belief is that there is a diminished chance of getting a great payout from these machines. If youre searching for a casino, then Las Vegas is the best place to go. When you first click to log in you know that you’ve stepped into something special. High roller casino onlines usually show flexibility in terms of betting limits. same casino variations and casino casinos have strict rules about checking, it would be wise to familiarize yourself with these rules before playing. Hot Slots- Shopping Spree Shopping Spree is one of the hotter online slots that you can find to play. You are trying to get lucky and hit a lottery ticket. Perhaps the only difference lies in the fact that with an online slots machine, one is able to have the opportunity to play at the comfort of his own home.

New Online Casinos USA – Casinos Online Oregon

If you are uncertain about your skills, you can get on a real money practice mode on any of these sites and hone your skills at the game, before you venture to bet cash. These slots machines are based on the marvel comics that have been turned into movies from popularity demands. Incan Goddess has five reels and pay lines. Playing in an US casino online must be done with a clear head. Las Vegas USA Casino offers new clients a cash match, its clearly and attractively laid out, offers over same games, and is licensed out of Curacao. These credits are usually a part of your tournament entry fee. So these are the slots machines to play for those who are money conscious. It all depends on where you are playing the game and how many individuals have played it or are playing it. Many gamblers believe that the major advantage of playing top United States casino online games is the convenience factor. same casinos have same black jack rules for doubling down so make sure you check before you begin playing.

New Online Casinos USA – New Online Casino Games

Although, you would have to pay them first before you could subscribe and play the  real casino game online. New Online Casinos USA. In fact, there is no reason why a casino should not belong to the organization, or at least apply. This site offers around United States casino online games for its players. Begado Betting Lines The betting lines that you can get at the Begado Sportsbook are for football, basketball, hockey, soccer, baseball, golf, tennis, motor sports, boxing, cricket, rugby snooker, darts, mixed martial arts, horse racing, entertainment and specialty sports betting. On the other hand, one should be aware of the conditions governed by the sites which offer no download slots games. Due to social, moral and legal issues, credit card issuers have long back discontinued payment authorization for gambling and associated activities. This means there was something wrong with the slots machine strategies you adopted. Gone are the days when casinos only existed in hotel lobbies and in places like Las Vegas.

New Online Casinos USA – Play Casinos Online

To play the games available at new online casinos usa (for example; Cool Cat Casino), you first have to download the software from the casino. Based in the United Kingdom, this non-profit, independent, firm ensures that casino operators treat players fairly, act responsibly, and ensure winnings are paid quickly. These parties would usually involve the bank that issues the bank draft, the company that receives it or the payee and possibly the respective branch of the bank that releases the payment. There are also gamblers who cannot seem to play slots machine games-or any of the other casino games for that matter-without smoking. That is why today, any online shopper could be overwhelmed by the countless names one can find when looking for online e-payment solutions. Maybe so. RTG Slots and RTG Blackjack The newest RTG casinos have all the features youve come to expect from RTG – great graphics, easy to understand and use interface and most important of all, reliability and timely payouts. We mentioned the convenience of playing at home a bit ago.

New Online Casinos USA – Best Online Casinos Canadian Players

Since its inception in, Golden Casino has been devoted to providing players a top quality gaming experience. News about coolcat casino. If you don’t like the higher stakes you can start with a twenty-five cent machine and work your way up to one dollar or five dollars a line. They offer a wide variety of games for the player, and they are by all accounts safe and secure. Basically made from wood, a roulette table has certain specific parts that are common to all forms of the game and has enough room for around six to eight players at the same time. It should be noted that this is a very exciting way to play the game of blackjack. Bonuses have become an important part of blackjack gaming and a player who does not make full use of a blackjack bonus is not playing the game to its maximum advantage.

New Online Casinos USA – Top Online Gambling Sites

At Doyle’s Room, you can play guaranteed daily tournaments, single table tournaments, multi table tournaments, satellites, speed tournaments, turbo tournaments, rebuy tournaments, real moneyzeouts, real moneyrolls and many others as well. You can find the flash player online if you need to update your current one. casino Time Games & Software The software that is available at casino Time is microgaming software with modifications to make it jive with the casino Time color scheme. You don’t have to pay any fees if you wish to buy any products online, the seller pays the charges on every transaction. FedACH is the Federal Reserve’s software which is used to process all of these transactions. If you are great in those you will wipe the floor in this game with Storm Troopers. Deposit and withdrawal of money in and out of casino onlines was never so easy, fast and expedient. Bomber girl also has the high low card game bonus round.

New Online Casinos USA – USA Friendly Online Casinos

That operations work so fast and easy in this casino is both thanks to the Real Time Gaming software and the high level of the casino client service. New Online Casinos USA. This bonus is fairly common among all casino onlines. Or both. There are thousands of other things that go into picking a casino. Whereas often land-based casinos will give you your comps as drinks and food, when you’re playing at home, the black jack casinos will give you comps that end up becoming real money in your bank account. New Online Casinos USA.

Read More

Fukuşima’ya Rağmen

nukleer-enerji

Uluslararası Atom Enerjisi Kurumu verilerine göre, Fukuşima Daiici Nükleer Santrali kazası bazı ülkelerin nükleer programlarına ara vermesine neden olurken dünya genelinde süreci tersine çevirmediği ortaya çıktı.

UAEK, Japonya’da geçen yıl deprem ve tsunamiden sonra Fukuşima Daicii Nükleer Santrali’nde meydana gelen radyasyon sızıntısı olayı öncesinde nükleer güce sahip olma konusunda kararlı bir politika izleyen ülkelerden birkaçının olaydan sonra planlarını iptal ettiğini ya da gözden geçirdiğini, bazılarının bekle gör politikası izlediğini ancak büyük bölümünün çalışmalarını aynen devam ettirdiğini kaydetti.

Dünya genelinde 2011 yılı başında 435 nükleer güç reaktörü faaliyetteyken yıl sonuna kadar 13 reaktörün kalıcı olarak kapatıldığını kaydeden UAEK, kapatılma kararında Fukuşima felaketinin etkili olduğunu açıkladı. UAEK, kapatılan reaktörlerden 4′ünün Fukuşima tesislerindekiler olduğunu, 8′inin Almanya’da bulunduğunu hatırlatarak, İngiltere’deki bir reaktörün de yaşlandığı gerekçesiyle devre dışı bırakıldığını aktardı.
Süreç tersine dönmedi

Raporda dünya genelinde 2008 yılında hiçbir yeni reaktörün devreye sokulmadığı; buna karşılık 2009 yılında 2, 2010 yılında 5 ve geçtiğimiz yıl 7 yeni reaktörün hizmete girdiği bildirildi.

UAEK raporu, Fukuşima kazasının etkilerinin dünya genelinde nükleer gücün yayılmasını yavaşlattığını ancak süreci tersine çevirmediğinin altını çizdi.

Buna karşılık Ajans’ın 2030′da dünyadaki nükleer güç kapasitesine ilişkin projeksiyonunda, Fukuşima kazasından önce yaptığı projeksiyon yenilenerek bunda yüzde 7-8′lik bir azaltma yapıldı.

2030 projeksiyonuna göre, en fazla gelişmenin halihazırda nükleer reaktör sahibi olan ülkeler ile Asya ülkeleri ve Rusya’da meydana gelmesi bekleniyor.
Fukuşima’ya rağmen devam

UAEK raporuna göre, 2011 yılı sonunda Çin’de 26, Rusya’da 10, Hindistan’da 6 ve Kuzey Kore’de 5 olmak üzere toplamda 64 yeni reaktörün inşasına başlandı.

2011′de Türkiye’nin yanısıra Birleşik Arap Emirlikleri de nükleer santral yapımı konusunda ilerleme kaydederken, Moskova yönetimi Belarus, Bangladeş ve Vietnam’a nükleer santral konusunda destek vermek üzere anlaşmalar imzaladı. Buna göre Rusya, Belarus ve Bangladeş’e 2′şer reaktörün yapımı için yardımda bulunacak; Vietnam’a da santral inşası için kredi verecek.

Bu arada, Fukuşima felaketinden sonra 8 nükleer santralini kapatan Almanya nükleer enerjiden vazgeçerken; İsviçre, İtalya ve Belçika gibi ülkeler nükleer enerjiyle ilgili tutumunu gözden geçirdi; Danimarka, Yunanistan ve Yeni Zelanda ise nükleer karşıtı politikalarına devam etmekte karar kıldı.

Uranyum rezervleri

Nükleer santrallerin yanı sıra, uranyum rezervlerinin durumuna da değinilen UAEK raporunda, dünyanın en büyük uranyum tedarikçisinin Kazakistan olduğu, ülkenin uranyum üretiminde 2009-2010 arasında yüzde 27 artış yaşandığı, geçtiğimiz yılki üretim artışının ise yüzde 9 olmasının beklendiği kaydedildi.

27 Ağustos 2012

Read More

Kuş Cenneti Yok Oluyor

gol-resmi

İçinde serinleyen inekler, etrafında hayvan leşleri ve köylülerin kova kova aldığı, içtiği çamurlu su. Kars’taki Mişko Gölü’nün hali içler acısı.

Yıllar önce yüzlerce kuş türüne ev sahipliği yapan Kars’taki Mişko Gölü’ne şimdilerde büyükbaş hayvanlar serinlemek için giriyor. Göçmen kuşlardan eser kalmamış.

Gölü besleyen kaynaklar, inşa edilen göletler nedeniyle kuruyunca Mişko’nun büyük bir kısmı çöle döndü. Kalan kısım ise çamur deryası haline geldi. Ama en kötüsü, yaylaya çıkan köylüler bu suyu kullanıyor.

Mişko Gölü için artık yapacak fazla bir şey yok. Ama komşu, Kuyucuk Gölü kurtarılabilir. Her yıl yüzlerce kuş türünün konaklayarak yuva yaptığı kuyucuk tehlike altında.

Yüzlerce kuş türüne ev sahipliği yapan, kuyucuk gölü’nün de mişko gölü’yle aynı kaderi paylaşmasından korkuluyor. En büyük tehdit, bölge kars barajıyla birlikte başlayacak sulu tarım.

 

25.08.2012

Read More

İş Müfettişi Yardımcılığı Sınav İlanı

çevre-mühendisi

Çalışma ve Sosyal GüvenlikBakanlığı İş Teftiş Kurulu Başkanlığından:

İŞ MÜFETTİŞ YARDIMCILIĞI GİRİŞ SINAVI

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı İş Teftiş Kurulu Başkanlığı’nda açık bulunan 150 adet İş Müfettişi Yardımcılığı kadrolarına Ankara’da yapılacak sınavla, 50 SOSYAL ve 100 TEKNİK yüksek mühendis veya mühendisi olmak üzere İş Müfettişi Yardımcısı alınacaktır.

Sınava katılma şartları;

A) 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 48 inci maddesindeki nitelikleri haiz olmak,

B) Sınavın yapıldığı tarihte otuz beş yaşını doldurmamış olmak,

C) 2011 veya 2012 yıllarında yapılan Kamu Personeli Seçme Sınavı (KPSS) sınavına katılmış ve İşin Yürütümüyle ilgili teftiş görevine alınacaklar için KPSSP-46 puan türünden en az 75 puan, İş Sağlığı ve Güvenliği ile ilgili teftiş görevine alınacaklar için KPSSP-13 puan türünden en az 75 puan almış olmak,

(Başvuruda bulunan adaylardan puan sırası en yüksek olandan başlamak üzere belirlenen boş kadro sayısının 4 katı (200 Sosyal, 400 Teknik) sayıda adaya sınava giriş belgesi gönderilerek sınava davet edilecektir. Ancak sınava davet edilecek son adayın almış olduğu puanı alan müracaatta bulunmuş diğer adaylarda sınava çağırılacaktır.)

D) İşin yürütümü ile ilgili teftiş görevine alınacaklar için; Hukuk, Siyasal Bilgiler, İktisat, İdari Bilimler, İşletme, İktisadi ve İdari Bilimler Fakülteleriyle, bunlara denkliği onaylanmış yerli ve yabancı yüksek okullardan birini bitirmek,

İş sağlığı ve güvenliğiyle ilgili teftiş görevine alınacaklar için; Tıp Doktoru, Mimar, Elektrik, Maden, Jeoloji, Metalurji, İnşaat, Elektronik, Makine, Kimya, Endüstri, Fizik, Bilgisayar, Tekstil, Petrol, Uçak, Gemi, Çevre yüksek mühendisi veya mühendisi olmak,

E) Sağlık durumu yurdun her yerinde görev yapmaya ve her türlü iklim koşullarında yolculuk etmeye elverişli olmak,

F) Tutum ve davranışları, varsa sicili yönünden müfettişliğe engeli olmamak,

G) Bu sınava ikiden fazla girmemiş olmak,

H) Süresi içerisinde başvurmuş ve başvuru formu ile birlikte diğer belge ve bilgileri eksiksiz olarak Kurula vermiş olmak.

Başvurular 13.08.2012 günü başlayacak, 28.08.2012 günü çalışma saati bitiminde sona erecektir.

Sınava girecek adaylar Bakanlığımız www.csgb.gov.tr internet sayfasında yer alan bağlantı üzerinden doldurarak imzalayacakları başvuru formu çıktısı ve ekleri ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı İnönü Bulvarı No: 42 Emek/ANKARA adresinde kurulacak kayıt kabul bürosuna bizzat veya posta ile başvurabileceklerdir. Posta ile yapılan başvurularda, yukarıda belirtilen belgelerin İş Teftiş Kurulu Başkanlığına en geç, son başvuru tarihi olan 28.08.2012 mesai saati bitimine kadar ulaşması şarttır. Postada meydana gelen gecikmeler dikkate alınmaz. Bu süreden sonra gelen belgeler ve ekleri gönderilmeksizin yapılacak online başvuru kabul edilmez.

Yazılı sınav 22.09.2012 tarihinde Ankara’da yapılacaktır. Yazılı sınava katılmaya hak kazananların listesi Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ile www.itkb.gov.tr ve www.csgb.gov.tr internet adreslerinde ilan edilecek, sınavın yapılacağı yer ve saati gösteren sınav giriş belgesi, sınava katılmaya hak kazanan adaylara ayrıca posta yoluyla gönderilecektir.

Adaylar alacakları “Sınav Giriş Belgesi” ile ayrıca fotoğraflı kimlik belgesini (Nüfus Cüzdanı, Sürücü Belgesi v.b.) göstermeden sınava katılamazlar. Yazılı sınavda 70 (yetmiş) ve daha yukarı puan alarak sözlü sınava katılmaya hak kazanan adaylara sözlü sınavın yapılacağı yer ve tarih yazı ile bildirilecektir. Ayrıca, yazılı sınavı kazanan adayların isim listesi ile sözlü sınavın yer ve tarihi Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın girişkatında, www.itkb.gov.tr ve www.csgb.gov.tr internet adreslerinde ilan edilecektir.

Başvuru koşulları, sınav konuları ve detaylı bilgiyi içeren broşür ile başvuru formu, İş Teftiş Kurulu Başkanlığı’ndan ve www.itkb.gov.tr ve www.csgb.gov.tr internet adreslerinden edinilebilir.

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı

İş Teftiş Kurulu Başkanlığı

İnönü Bulvarı No: 42 Emek/ANKARA

Read More

Edremit Körfezi’ne Katı Atık Tesisi

KATİ-ATİK

Körfez Belediyeler Birliği ve Burhaniye Belediye Başkanı Fikret Akova, Edremit Körfezi’nde katı atık tesisi yapılması konusunda karar alındığını ve çalışmaların bayramdan sonra başlayacağını bildirdi.

Körfez Belediyeler Birliği ve Burhaniye Belediye Başkanı Fikret Akova, Edremit Körfezi’nde katı atık tesisi yapılması konusunda karar alındığını ve çalışmaların bayramdan sonra başlayacağını bildirdi.

Körfez Belediyeler Birliği Akçay Belediyesi Meclis Salonu’nda toplandı.

Akova, burada yaptığı konuşmada, Edremit’e yapılması planlanan katı atık projesi ile ilgili çalışmaların aralıksız sürdüğünü söyledi. Tesisin Burhaniye ilçesine bağlı Çallı köyünde kurulması yönünde karar alındığını belirten Akova,

“400 dönüm alana ihtiyaç var. Valimizin destekleriyle 3 ayrı yer tahsisi gerçekleştirdik. Açık cezaevi yapımı için ayrılan yeri de bize ayırabileceklerini bildirdiler. Beklemedeyiz” dedi.

Projeyi AB Katılık Öncesi İşbirliği (İPA) Projesi ile hayata geçireceklerini ifade eden Akova, şöyle konuştu:

“Ülkemizdeki 17 birliğe bu imkan tanındı ve bizler ilk seçilenler arasındayız. Mutabakat imzalandı ve adımlar atılacak. Tesis İPA fonları istifadesiyle ilerleyecek. Projenin yüzde 85′ini AB, kalan 15′ini de devletimiz karşılayacak. Devletin karşılayacağı kısım ise daha tam netleşmedi. Projede her türlü sorun çözüldü. Bayram sonrası işe başlanacak. Proje çizimi firmaya ihale edildi. Bu firma incelemelerde bulunuyor. İstatistikler ediniyor. Bu proje kapsamında Edremit Körfezi’ndeki 5 ilçe ve 10 beldenin çöpleri ayrıştırılıp toplanacak. Bizler, Özel İdare’nin ve köylerimizin de bu projeye dahil olmalarını istiyoruz.”

1991 yılında kurulan Körfez Belediyeler Birliği’nin en büyük projesini hayata geçirmeye hazırlandıklarını anlatan Akova, “Bundan sonra projeler önümüze gelecek ve depolama alanları ve inşaat alanı aktarma istasyonu ihale edilecek. Bu arada belediyeler vahşi depolamalarını düzenli bir hale getirmekle bu projeye yardımcı olabilirler. Yani tedbir alabilirler. Bu dev proje 2014 yılında tamamlanacak. Kaba taslak tahmini maliyeti ise 16-17 milyon avro olacak” diye konuştu.

24.08.2012

Read More

Kuzey Buz Denizi’nde Rekor Erime

kutup

ABD Ulusal Kar ve Buzul Veri Merkezi’nden uzmanlar, buzulların erime hızının, bir önceki rekorun izlerini takip ettiğini bildirdi.

13 Ağustos tarihinde 483 bin kare kilometre büyüklüğünde olduğu ölçülen Kuzey Buz Denizi’ndeki buzul bölge, son beş senenin en düşük rekoruna ulaştı.

Buzulların eylül sonuna kadar erimesi bekleniyor.

Merkezin önde gelen bilim insanlarından Ted Scambos, Reuters haber ajansına “Yeni bir rekorun ağustos sonunda, buzların erime sezonu devam ederken kırılmasını bekliyoruz” dedi.

“Deniz buzulu boyutu”, Kuzey Buz Denizi’nin buzullarla kaplı olan bölgelerini tasvir etmek için kullanılıyor.

Buzla kaplı olan alanları yüzde 15′in altında kalan bölgeler ise araştırmacılar tarafından “buzul köşesi” olarak kabul ediliyor.

Merkez, yayınladığı son raporda haziran sonundan beri görülen ortalama erime oranının “hızlı” olduğunu bildirdi.

Her gün 100 bin kilometre kare buz eriyor.

Merkez, ay başında normalin iki katına çıkan erime hızının, şiddetli bir fırtınadan kaynaklandığına dikkat çekiyor.

Kuzey Buz Denizi, kutup bölgelerinin soğuk kalması ve küresel iklim sisteminin genel dengesi için önemli bir rol oynuyor.

Buzulun açık renkteki yüzeyi, güneş ışınlarının yüzde 80′ini gökyüzüne geri yansıtıyor.

Buzullar erimesi ise okyanusların daha karanlık bölgelerini görünür hale getirerek güneş ışınlarının yüzde 90′ını emiyor ve deniz suyunun ısınmasına yol açıyor.

23.08.2012

 

Read More

Motorsporları Tarihindeki En Trajik Kazalar

İlk yazım için 25-30′a yakın trajik kaza sonucu hayatını kaybeden pilot çıkarmıştım.Hepsini tek tek inceleyip, beni en çok etkileyenleri seçmiştim.Tabiki bu kişisel bir yazı olduğu için bazı pilotları eklememiştim ve yorumlara baktığımda eklemediğim pilotların çoğunu görmüştüm.Bende tekrardan ufak bir araştırma yaptım, ve listeye eklemediğim birkaç pilotu daha sizlerle paylaşıyorum.

Alberto Ascari – Test

Aslında F1 tarihini inceleyen çoğu kişi Ascari’nin batıl inançlara inandığını bilir.1955 sezonunda, Monaco’da yarışıyordu Ascari.Şanssız bir kaza geçirmişti Monaco’da.

Bu kazadan, sadece 4 gün sonra tarih 26 Mayıs’ı gösterirken Ascari, Ferrari 750 Monza’nın testini izlemek için Monza pistine gelmişti.Tabiki bu yeni aracı test etmeden olmazdı.

Üzerinde kolları sıvalı bir gömlek, sıradan bir pantolon vardı.Ama bir sorun vardı..İşte Ascari’nin uğuru veya batıl inancı bu noktada devreye giriyordu.Ascari, sadece kendi kaskı ve eldiveni ile yarışabilirdi.Onları özel kutusunda piste getirirdi.Hatta bir keresinde, takımdaki mekanikerlerden biri Ascari’nin o kutusunu açıp içine bakmıştı.Sadece kask ve eldiveni görünce, hiç ellemeden kapatıp yerine koymuştu.Dakikalar sonra gelen Ascari, kutuyu açtığında şiddetle bağırmıştı “Kim benim kutumu açtı ?”

İşte Ascari, bu kadar batıl inançlıydı.Kaskına ve eldivenlerine, kimsenin dokunmasını istemezdi. Ama 4 gün önce Monaco’da geçirdiği kazada kaskın kayışı hasar görmüştü ve şimdi test için kullanamayacaktı.Castelloti’den ödünç bir beyaz kask aldı(Ascari’nin uğuru ise soluk mavi bir kasktı).Ne yazıkki 3. turda aracıyla taklalar attı, yaralandı…Ve dakikalar sonra öldü.Bu kazadan sonra, Ascari’nin kaza yaptığı viraja bir şikan eklendi ve şikanın ismi Variante Ascari oldu.

Bu işte acı bir benzerlik var birde. Alberto Ascari ve babası Antonio Ascari, ikiside 36 yaşında öldü.(Alberto Ascari, babasından 4 gün daha fazla yaşadı). İkisininde 13 yarış galibiyeti vardı ve ikisininde araç numarası 26′ydı. İkiside, çok ağır bir kaza geçirdikten 4 gün sonra ayın 26′sında öldü. Her ikisininde 2 çocuğu vardı. Alberto Ascari, babasının yanında toprağa verildi.

 

Jim Clark – Formula 1

Aslında Jim, kazayı yaptığında orada olmayacaktı. Jim, BOAC 1000 km yarışı için Brands Hatch’te olacaktı, ama sözleşmesinden ötürü oraya gidememiş ve Almanya’ya Hockenheimring’e F2 yarışı için gelmişti. 5. turda Clark, bir ağaca çarptı. Kırık bir boyun ve kırık kafatası ile hastaneye yetiştirilemeden öldü.Clark’ın neden ağaçlara çarptığı kesin olarak bilinmiyor ama incelemelerden sonra kaza nedeninin büyük bir ihtimalle arka tekerlerden birinde bir problem olduğu için kazanın olduğu söyleniyor.Chapman, Clark’ın ölümünden sonra tüm Lotus yol arabalarının rozetinin, siyah bir rozetle değiştirilmesini emretti.

 

Tom Pryce – Formula 1

Güney Afrika’da yarışın 21. turuydu. Zorzi, aracındaki bir sorun nedeniyle aracını pistin kenarına çekmişti.Ama bir sorun vardı ve araçtan ayrılamıyordu.Kask ile araç arasındaki o boruyu bir türlü koparamıyordu. Ve tamda bu sırada, aracın arkası alev almaya başladı. Hemen 2 görevli, ellerinde yangın söndürme tüpleriyle piste atladı ve Zorzi’ye doğru koşmaya başladılar. İlk görevli şanslıydı, yanından son sürat geçen F1 arabası ona çarpmamıştı.Ama ne yazıkki karşıya geçmeye çalışan 2. görevliye bir araç çarpmıştı. Evet, çarpan araç Tom Pryce’in sürdüğü Shadow DN8′di.270 km/h hızla görevliye çarpan Tom o kadar şanssızdı ki, görevlinin elinde taşıdığı yangın söndürme tüpü başına çarpmıştı.Tom’un çarptığı görevli Jansen Van Vuuren adında 19 yaşında bir gençti. Van Vuuren, resmen ortadan ikiye ayrılmıştı.Tom o kadar hızlı çarpmıştı ki, başına gelen yangın söndürme tüpü, karşı tribüne kadar fırlamış ve tribünün arkasında bir araca çarpmıştı.Ne şanssız bir son..

 

Henri Toivonen – Ralli

Ölümü tam bir sır olarak kalan bir başka pilot.Boğaz ağrısı ve grip ile boğuşmasına rağmen yarışmak için oldukça çok ısrar etti.Yarışta etap kazandıktan sonra bir açıklaması vardı Henri’nin : “Bu ralli delilik.Herşey şuanda iyi gidiyor gibi gözüksede, bir sorun olursa ölebilirim.”

Henri, bu pistte bu araçların oldukça güçlü olmasından şikayetçiydi.Araçları yolda tutmanın çok zor olduğunu ve bu işin çok yorucu olduğunu belirtmişti.

Yarışın 2. gününde, 18. etabın yedinci kilometresinde Henri, kontrolünü kaybetti ve pist dışına uçtu. Aracın yakıt tankı asfalt için donatılmamıştı.Yakıt tankı çakıl etap için bir plaka ile çevrilmişti.Yakıt deposu ağaçlara çarptı ve patladı.Patlama saniyeler içinde olduğu için Henri ve co-pilotu Sergio Cresto’nun araçtan çıkacak zamanları olmamıştı.Araba tanınmayacak şekilde yanmıştı.Henri ve Sergio aracın içinde can vermişlerdi. Kazayla ilgili hiçbir şahit yoktur.Sadece çok uzaklardan bir seyircinin kamera kaydı vardı.Kazayı kimse farketmemişti. Gökyüzüne doğru yükselen siyah dumanlar görüldükten sonra olay yerine ulaştılar.Araç çoktan kül olmuştu ve bu yüzden kazanın nedenini öğrenemediler.

 

Jochen Rindt – Formula 1

1970 İtalya antreman turlarında, Chapman ve Rindt, Stewart ve Hulme’yi yakalayabilmek adına aracın kanatlarını çıkarmışlardı. Rindt’in takım arkadaşı John Miles, kanatsız arabadan memnun kalmadığını belirtti ve “bu araba böyle gitmez” diye belirtti. Ama Rindt, aracın performansından memnun kalmıştı ve 800 rpm daha hızlı olduğunu söylemişti.

Ertesi gün, Rindt’in aracına yeni bir vites kutusu takıldı ve araç 330 km/h hıza kadar ulaştı.

Son antremanlarda, Rindt 5. turunu atıyordu. Parabolica’ya geldiklerinde gelin olayları Denny Hulme’den dinleyelim: ” Jochen, frenajda olduğu için aracın kontrolünü kaybetti.Ufak bir sağ sol yaptı ve aracı yoldan çıktı ve sert bir biçimde bariyerlere çarptı.” Kazadan sonra hemen hastaneye kaldırılmasına rağmen kurtarılamadı. Lotus takımı, 2 sene içerisinde 2 büyük pilotunu kazalarda kaybetmişti.(Clark-Rindt)

 

Craig Jones – World Süpersport

2008 senesinde Brands Hatch yarışıydı. Clark virajında, lider grupta 2. sırada giden Jones’un önünde Rea, arkasında ise Andrew Pitt vardı. Rea’yı geçmek için çok zorlayan Jones, Clark virajına geldiğinde(düzlüğe çıkan sağ hızlı viraj)  Honda CBR600RR’ın çekişini kaybetti. Grup teker tekere mücadele gösterdiği için Andrew Pitt’in yapacak hiçbirşeyi yoktu.Motorun ön tekeri, Jones’un kaskına çarptı.Tıbbi personel hemen olay yerinde müdahalede bulundu ve onu Kraliyet Londra Hastanesine götürdüler. 4 defa hayata geri döndürüldü. Doktorlar, istikrarını koruması amaçla onu ilaçla komaya soktular. Ama ne yazıkki yerel saatle 00.30′da takvimler 4 Ağustos 2008′i gösterirken hayata veda etti.

 

Carlos Pardo – Nascar

14 Haziran 2009 tarihinde,Autodromo Miguel E. Abed pistinde Pardo, 100 turluk yarışın 97. turunu lider olarak geçiyordu.Hemen 0.044 sn arkasında ise Jorge Goeters vardı. Jorge arkadan ufak bir temasta bulunda ve kontrolünü kaybeden Carlos Pardo, yaklaşık 200 km/h hızla beton duvara çarptı. Kaza o kadar şiddetliydiki, araçtan hiçbir parça yerinde kalmamıştı.Yarış 96 tur üzerinden değerlendirildi ve yarışın galibini Carlos Pardo olarak ilan ettiler.Carlos Pardo’nun yarışa son sıradan başladığınıda belirtelim.

 

Ivan Palazzese – 250 cc

En parlak sezonunu 1982 yılında 125 cc ile geçiren Ivan, o sene 2 galibiyet ile sezonu 3. sırada bitirmişti. 1989 yılına geldiğimizde, Ivan 250 cc’de yarışıyordu ve yarış Almanya’nın Hockenheim pistinde yapılıyordu.Ivan önündeki Andreas Preining’i oldukça yakından takip ediyordu, viraj çıkışında bir anad yavaşlayan Preinning’e arkadan çarpan Ivan pist üstünde kayarak durdu.Hemen kalkıp oradan uzaklaşmaya çalışan Ivan’a arkadan gelen Bruno Bonhuil ve Fabio Barchitta, Ivan’a göğüs bölümünden çarptılar.

Alıntı : pittime.com

Read More

Gediz Mercek Altında

cevre-insan

Akdeniz havzasının en önemli sulak alanlarından biri olan bölge inceleniyor.

Barındırdığı canlılar açısından Akdeniz havzasının en önemli sulak alanlarından olan Gediz Deltası’nın ekosisteminin daha iyi anlaşılması için, bitkileri araştırılıyor. Doğa Derneği, deltada yaşayan birçok sulak alan bitkisinin dağılımını GPS yardımı ile tespit ederek yoğunluklarını hesaplıyor. Özellikle Gediz Deltası gibi farklı habitatları bir arada barındıran mozaik yapının korunması için, deltadaki tüm canlıların yaşamı, beslenmesi ve yuva yapmasına olanak veren bitkilerin araştırılması büyük önem taşıyor. Tuzlu, tatlı ve acı su ekosistemlerini içeren sulak alan özelliği ile canlı çeşitliliği açısından adeta bir açık hava müzesi olan Gediz Deltası, 289 tür kuş türünün yanı sıra geniş bir bitki çeşitliliğine de ev sahipliği yapıyor. Gediz Deltası kum bantlarından, tuzcul çayırlıklara, sazlıklardan geçici ıslak çayırlara ve tepelerinde makiye kadar pek çok farklı özelikte yaşam alanı içeriyor. Akdeniz bitki coğrafyasının hâkim olduğu deltada flora esas olarak tek yıllık otsu bitkiler, az ölçüde çok yıllık otsu bitkiler ile odunsu bitkilerden oluşuyor. Deltada bulunan 300’ün üzerinde bitki türü arasında endemik, yani sadece ülkemizde yaşayan türler de bulunuyor.

Benzersiz bir alan

Doğa Derneği Genel Müdürü Engin Yılmaz, bitki habitatlarının araştırılmasının Gediz Deltası’nı korumak açısından çok önemli olduğuna dikkat çekerek, “Gediz Deltası, içinde yaşayan bitkileri, insanı, kuşu, atları ve barındırdığı farklı habitatlar ile benzersiz bir alan. Bizim bu alanı bugünkü değerleriyle geleceğe bırakma sorumluluğumuz var” diyor. Yılmaz, dünyadaki canlı türleri eşi görülmemiş bir hızla yok olurken bu araştırmada olduğu gibi bilimsel yöntemler ile yerinde koruma çalışmalarının önemine işaret ediyor.

22Ağustos 2012

Read More

Yalancılar Depresyona Giriyor

çevre mühendisliği

Fransa’daki Notre Dame Üniversitesi’nde yapılan araştırmaya göre yalan söyleyen insanlar baş ağrısı problemi yaşıyor ve depresyona giriyor.

Notre Dame Üniversitesi’nde bilim insanlarının yaptığı araştırmada yalan söyleyen insanlarda boğaz ağrısından anksiyeteye bir çok rahatsızlık görüldüğü ortaya çıktı.

İngiliz Daily Mail gazetesinin haberine göre az yalan söyleyen kişilerin insan ilişkileri daha sağlam oluyor.

Araştırmayı yürüten ekibin lideri Anita Kelly 10 hafta boyunca yaşları 18- 71 arasında değişen 110 kişiyi incelediklerini belirtti.

Denekleri iki gruba ayıran ekip bir gruba araştırma süresince yalan söyleme özgürlüğü tanırken diğer gruptan “dürüstlük” ilkelerine tam anlamıyla bağlı kalmalarını istedi.

Sonuçlara göre yalan söyleyen ekiptekilerde baş ağrısı, boğaz ağrısı gibi rahatsızlıklar görülürken yalandan uzak kalan kişilerin ruhsal ve fiziksel sağlıklarında iyileşme olduğu kaydedildi.

Kelly çalışmanın sonuçlarına göre bir kişinin haftada ortalama 11 yalan söylediğini belirtti.

(ntvmsnbc)

21 Ağustos 2012

Read More

Çevreyi Kirleten İşletmelere Rekor Ceza

hava kirlilği

Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca 7 ayda yapılan 18 bin 103 denetimde, çevreyi kirleten işletmelere 30 milyon 807 bin 236 lira para cezası verildi.

Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar, yaptığı yazılı açıklamada, 2012′nin ilk 7 ayında 18 bin 103 işletmeye ilişkin çevre denetimi gerçekleştirildiğini belirtti.

Tespit edilen uygunsuzluklara 30 milyon 807 bin 236 lira para cezası verildiğini vurgulayan Bayraktar, uygulama sonucunda 120 tesisin kapısına da kilit vurulduğuna dikkati çekti.
Bayraktar, ayrıca 5 milyon 132 bin liraya mal olacak 60 yeni denetim aracının da Devlet Malzeme Ofisi (DMO) aracılığıyla alınacağını bildirdi.

Bu şekilde denetimlerin daha etkin şekilde yapılacağını kaydeden Bayraktar, ”Yapılan denetimlerle çevreye ne kadar duyarlı olduğumuzu göstermiş bulunmaktayız. Denetim için alınacak 60 adet denetim aracıyla, Türkiye genelinde etkin denetimlerimiz artarak devam edecek” ifadesini kullandı.
20 Ağustos 2012

Read More

Yeni Bir Örümcek Türü Keşfedildi

örümcek

ABD’nin Oregon eyaletinin güneyindeki bir mağarada yeni bir örümcek türü keşfedildi.

Yeni bulunan örümcek türüne, bilimadamlarını Grants Pass kentinin hemen dışındaki örümceklerin bulunduğu mağaraya götüren Douglas ilçesi Şerif Yardımcısı Dave Marchington’a ithafen ”marchingtoni”adı verildi.

Amatör araştırmacılar tarafından California Bilimler Akademisi’ne gönderilen örümceğe ait örnekleri inceleyen böcekbilimciler, diğerlerine göre çok büyük değişikliğe uğramış olmasından dolayı bu örümcek türünün kendi cinsine göre tasnif edilmiş bir familyaya dahil edilmesinin gerektirdiğini belirtti.

Madeni bir doların yarısı büyüklüğündeki yeni örümcek türünün dahil edildiği familyaya, korkutucu ön kıskaçlarından esinlenerek mağara haramisi anlamına gelen Trogloraptor adı verildi.

California Bilimler Akademisi böcekbilimcisi Charles Griswold, basit bir ağ kuran örümceğin neyle ve nasıl beslendiğinin henüz bilinmediğini söyledi.

Keşfedilen yeni örümcek türü ve familyası ZooKeys adlı bilimsel derginin internet sitesinde yer aldı.

20 Ağustos 2012

Read More

Dışişleri Bakanlığı Aday Konsolosluk ve İhtisas Memurluğu İlanı

çevre-mühendisi

I. GENEL BİLGİLER:

(1) Dışişleri Bakanlığı konsolosluk ve ihtisas memurları, dış ilişkilerin yürütülmesi kapsamında görev, yetki ve sorumluluk üstlenen ve yurtdışında temsil görevi icra eden diplomatik kariyer memurlarıdır.

(2) Bu ilana göre açılacak giriş sınavları ile Bakanlığa alınacak konsolosluk ve ihtisas memurlarının, genel görev tanımları çerçevesinde, merkez ve yurtdışı teşkilatında konsolosluk, kamu diplomasisi, ekonomik ve kültürel işler, protokol, kançılarya idaresi, ulusal mevzuatlabağlantılıhukuki, idari ve mali işler alanlarında görev yapmaları öngörülmektedir.

(3) Konsolosluk ve İhtisas Memurluğu sınavı dört farklı kategoride yapılacak olup, sözkonusu kategorilerin isimleri, sınavların yapılacağı yabancı diller ve atama yapılabilecek azami kadro sayıları aşağıda belirtilmiştir:

• Genel Kategori: Adaylar sınava İngilizce, Fransızca veya Almanca dillerinin herhangi birinden gireceklerdir. Azami kadro sayısı 70′tir.

• Genel Kategori: Adaylar sınava İspanyolca, Yunanca, Rusça, Arapça, Farsça, Çince, Bulgarca, Sırpça veya Japonca dillerinin herhangi birinden gireceklerdir Azami kadro sayısı 30′dur.

• Hukuk ve İnsan Hakları Kategorisi: Adaylar sınava İngilizce veya Fransızca’dan girebilecektir. Azami kadro sayısı 15′tir.

• Bilişim ve Bilgi Teknolojileri Kategorisi: Adaylar sınava İngilizceden gireceklerdir. Azami kadro sayısı 25′tir.

(4) Giriş sınavlarını kazananların atamaları, varsa müktesep maaş dereceleri de göz önünde bulundurularak, genel idarehizmetlerisınıfından 7 ilâ 9 uncu derece kadrolara yapılabilecektir.

(5) Sınavların çoktan seçmeli ilk aşaması, 15 Eylül 2012 tarihinde Ankara’da yapılacaktır.

(6) Giriş sınavlarına ilişkin olarak bu ilanda yer verilmemiş hususlarda Bakanlıkinternetsitesi üzerinden de erişilebilen Dışişleri Bakanlığı Sınav Yönetmeliği hükümleri geçerlidir.

II. BAŞVURU ŞARTLARI

(1) Sınavlara başvurabilmek için;

a) 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 48. maddesinde sayılan genel şartları taşımak,

b) 15/09/2012 tarihi itibarıyla 35 yaşını doldurmamış olmak (15/09/1977 ve daha sonra doğmuş olmak), lisansüstü eğitim diplomasına sahip bulunanlar için ise 15/09/2012 tarihi itibariyle 37 yaşını doldurmamış olmak (15.09.1975 ve daha sonra doğmuş olanlar),

gerekmektedir.

(2) Farklı kategori sınavları için özel şartlar aşağıdaki gibidir;

a) Genel kategori (İngilizce, Fransızca veya Almanca):

Sınavına girecek adayların;

- en az lisans düzeyinde üniversite mezunu olmaları,

- 2011 veya 2012 yılında yapılan Kamu Personel Seçme Sınavında (KPSS) KPSS-36 veya KPSS-108 puan türlerinin birinden en az 70 puan almış olmaları ve

- başvuruda bulunanlar arasında tek bir liste halinde yapılacak sıralamada en yüksek puanlı ilk 1000 aday arasına girmeleri gerekmektedir.

b) Genel kategori (İspanyolca, Yunanca, Rusça, Arapça, Farsça, Çince, Bulgarca, Sırpça ve Japonca):

Sınava girecek adayların;

- İspanyolca, Yunanca, Rusça, Arapça, Farsça, Çince, Bulgarca, Sırpça veya Japonca dillerinde eğitim veren yabancı üniversitelerin herhangi bir bölümünden alınmış lisans/lisansüstü eğitim diplomasına sahip bulunmak veya

- Türkiye’deki üniversitelerin ilgili dil bölümlerinden (dil öğretmenlikleri dâhil) mezun olmak veya

- Herhangi bir alanda lisans diplomasına sahip olup sınava girilecek yabancı dilde 2010, 2011 veya 2012 yılları içerisinde KPDS’de en az C (en az 70 puan) seviyesinde başarılı olmuş bulunmak kaydıyla;

- 2011 veya 2012 yılında yapılan Kamu Personel Seçme Sınavında (KPSS) KPSS-3 puan türünden en az 60 puan almış olmaları ve

- Başvuruda bulunanlar arasında tek bir liste halinde yapılacak sıralamada en yüksek puanlı ilk 300 aday arasına girmeleri gerekmektedir.

c) Hukuk ve İnsan Hakları kategorisi:

İngilizce veya Fransızca dillerinde düzenlenecek olan Hukuk ve İnsan Hakları kategorisinde sınava girecek adayların;

- Hukuk fakültesinden lisans düzeyinde mezun olmaları veya dört yıllık eğitim veren herhangi bir fakülteden lisans diplomasına sahip olmak kaydıyla insan hakları veya hukuk alanında lisansüstü eğitimini tamamlamış olmaları,

- 2011 veya 2012 yılında yapılan Kamu Personel Seçme Sınavında, KPSS-21, KPSS-103 veya KPSS-108 puan türlerinin birinden en az 70 puan almış olmaları ve

- Başvuruda bulunanlar arasında tek bir liste halinde yapılacak sıralamada en yüksek puanlı ilk 200 aday arasında yer almaları gerekmektedir.

d) Bilişim ve Bilgi Teknolojileri kategorisi:

İngilizceden düzenlenecek olan Bilişim ve Bilgi Teknolojileri kategorisinde sınava gireceklerin

- lisans düzeyinde eğitim veren fakültelerin bilgisayar mühendisliği, elektrik-elektronik mühendisliği, matematik veya matematik mühendisliği, elektronik ve/veya haberleşme mühendisliği, bilişim/iletişim sistemleri mühendisliği, makine mühendisliği, yazılım mühendisliği veya istatistik bölümlerinden mezun olmaları,

- 2011 veya 2012 yılında yapılan Kamu Personel Seçme Sınavında, KPSS-6 veya KPSS 106 puan türlerinin birinden en az 70 puan almış olmaları ve

- başvuruda bulunanlar arasında tek bir liste halinde yapılacak sıralamada en yüksek puanlı ilk 350 aday arasında yer almaları

gerekmektedir.

(3) Aday adayları farklı kategorilerde gerçekleştirilecek olan aday konsolosluk ve ihtisas memurluğu giriş sınavlarından yalnızca birine başvurabileceklerdir.

(4) Sınava katılmaya hak kazanan adayların listesi, Bakanlığın http://www.mfa.gov.tr adresli internet sitesi üzerinden 3 Eylül 2012 tarihinde ilan edilecektir.

(5) Sınava katılabilecek adaylara ilişkin yapılacak duyuruda, sınav programına ve sınavın yapılacağı adres bilgilerine de yer verilecektir.

III. GİRİŞ SINAVI BAŞVURLARININ YAPILMASI

(1) Giriş sınavı başvuruları, 13 Ağustos 2012 tarihinde başlayacak ve 24 Ağustos 2012 tarihinde saat 18:00′de sona erecektir. Başvurular, Bakanlığın https://sinav.mfa.gov.tr adresli internet sitesi üzerinden elektronik ortamda ve adaylarca temin edilecek olan e-devlet şifresi ile yapılacaktır. Başvuru için gerekli olan bilgiler ve elektronik ortamda iletilecek belge örnekleri aşağıda sıralanmıştır:

a) T.C. kimlik numarası

b) KPSS sonuç puanının beyanı,

c) Diploma veya mezuniyet belgesi (Yabancı üniversitelerden alınmış olması halinde, YÖK onaylı denklik belgesinin de iletilmesi gerekmektedir)

d) Mevcut görünümü yansıtan vesikalık fotoğraf

e) Varsa lisansüstü eğitim diploması

(2) Sınava girilecek yabancı dil haricinde, diğer bir dil veya dillerden 2010, 2011 veya 2012 yıllarında alınmış en az “B” düzeyinde KPDS puanı olanların, sınavda ilave puan almaya hak kazanabilmeleri için, KPDS sonuç belgelerini de diğer başvuru evrakıyla birlikte iletmeleri gerekmektedir.

(3) KPDS puanı yerine, eşdeğerliği YÖK tarafından saptanmış uluslararası dil sınavlarından 2010, 2011 veya 2012′de alınan puanların KPDS’deki karşılıkları da değerlendirmeye alınacaktır.

IV. SINAVIN AŞAMALARI:

A) ÇOKTAN SEÇMELİ BİLGİ SINAVI

(1) Çoktan seçmeli bilgi sınavı 15 Eylül 2012 tarihinde yapılacak olup, sınava katılabilecek olan adayların listesi 3 Eylül 2012 tarihinde Bakanlığımız internet sitesinde ilan edilecektir.

(2) Çoktan seçmeli sınav 100 sorudan oluşacak ve 100 dakika sürecek olup, aşağıdaki alanları kapsayacaktır:

a) Genel Yetenek (35 soru)

b) Genel Kültür (35 soru)

c) Anayasa hukuku (10 soru)

d) İdare hukuku (10 soru)

e) Genel iktisat (10 soru)

(3) Çoktan seçmeli sınavda aşağıdaki esaslara göre ek puan uygulamasına gidilecektir.

- Yazılı sınava gireceği yabancı dil hariç olmak üzere, adayın herhangi bir dilde 2010, 2011 veya 2012 yılında almış olduğu KPDS puanının 90′in üzerinde kalan kısmı, adayın çoktan seçmeli sınav notuna eklenecektir.

(4) Çoktan seçmeli bilgi sınavında baraj puan uygulaması bulunmamaktadır. Çoktan seçmeli sınavdaki başarı sırasına göre;

- Genel kategori sınavına İngilizce, Fransızca veya Almanca dillerinden gireceklerden ilk 280,

- Genel kategori sınavına İspanyolca, Yunanca, Rusça, Arapça, Farsça, Çince, Bulgarca, Sırpça veya Japonca’dan gireceklerden ilk 60,

- Hukuk ve İnsan Hakları kategorisi sınavına gireceklerden ilk 60,

- Bilişim ve Bilgi Teknolojileri kategorisi sınavına gireceklerden ilk 100

aday yazılı sınav aşamasına geçmeye hak kazanacaktır.

(5) Çoktan seçmeli bilgi sınavının sonuçları ve yazılı sınav tarihi 20 Eylül 2012 tarihinde Bakanlığımız internet sitesinde açıklanacaktır.

B) YAZILI SINAV

(1) Yazılı sınav aşağıdaki bölümlerden oluşacaktır.

a) Türkçe kompozisyon

b) Yabancı dilde kompozisyon

c) Türkçeden yabancı dile çeviri

d) Yabancı dilden Türkçeye çeviri

(2) Yazılı sınavda geçer not her bir bölüm için 100 üzerinden 70′tir.

(3) Adaylar, aşağıdaki esaslara göre yazılı sınavda ilave puan elde edebileceklerdir:

-Yazılı sınava gireceği yabancı dil haricinde, adayın herhangi bir diğer dilde 2010, 2011 veya 2012 yılında almış olduğu KPDS puanının 80′in üzerinde kalan kısmı, yazılı sınavda aritmetik ortalaması alınacak puan toplamına eklenecektir.

-Üçüncü bir yabancı dili daha bilen adayın, bu dilde 2010, 2011 veya 2012 yılında KPDS’den aldığı puanın 80′in üzerinde kalan kısmının yarısı da yazılı sınavda aritmetik ortalaması alınacak puan toplamına eklenecektir.

(4) Yazılı sınav aşamasının sonuçları Bakanlık internet sitesinde ilan edilecektir. Bu aşamaya katılanlara ayrıca tebligat yapılmayacaktır.

C) SÖZLÜ SINAV

(1) Yazılı sınavda başarılı olan adaylar sözlü sınav aşamasına geçmeye hak kazanacaktır. Sözlü sınavda adaylar, muhakeme, kavrayış, temsil görevine ilişkin nitelikleri ve yeterliliği, genel kültür düzeyi, Türkçe ve yabancı dilde ifade yeteneği ile genel davranış ve tepkilerinin meslek gereklerine uygunluğu açısından öncelikle değerlendirilecektir. Ankara’da yapılacak sözlü sınavın tarihi, yazılı sınav sonucuyla birlikte ilan edilecektir.

(2) Sözlü sınavda geçer not 100 üzerinden 70′tir.

(3) Sözlü sınav aşamasının sonuçları Bakanlık internet sitesinde ilan edilecektir.

(4) İlave bilgi talepleri için aşağıdaki adres, e-posta ve telefon numaraları üzerinden Bakanlıkla temasa geçilmesi mümkündür:

Dışişleri Bakanlığı/İnsan Kaynakları Dairesi Başkanlığı (C Blok 4. Kat) Balgat/Ankara

Tel: (312) 292 26 85; 248 70 63

E-posta: sinav@mfa.gov.tr

Read More

Çevre Mühendisi Arıyorum

çevre-mühendisi

Çevre Mühendisi Aranıyor

Çevre Mühendisi arayan firmalar ücretsiz ilan vermek istiyorsanız bizimle iletişime geçiniz.

Saygılarımızla

cevremuhendisiyim.com

Read More

Nilüfer Deresi’ndeki Kirlilik İddiaları

dere-nehir

Nilüfer Deresi’ni kirleten işletmelere 75 bin 392 lira idari yaptırım cezası uygulandı.

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’ndan yapılan açıklamaya göre, bakanlığın, Nilüfer Deresi, Deliçay ve Karadere’de yaşanan kirlilik iddialarına ilişkin başlattığı inceleme sonuçlandı.
Nilüfer Deresi’ne doğrudan deşarjı olan işletmelerde mayıs ayı itibarıyla gerçekleştirilen denetimlerde; ilgili tekstil fabrikalarından alınan numune analiz sonuçlarının Su Kirliliği ve Kontrolü Yönetmeliği’ne uygun olmadığı tespit edildi.

Numune sonuçlarında, suların serbest klor, sülfür ve renk parametrelerinin yüksek olduğu belirlendi. Bunun üzerine kirliliğe neden olan tesislere 75 bin 392 lira idari para cezası uygulandı. Yapılan diğer denetimlerde bazı sanayi kuruluşlarının da faal olmadığı belirlendi. Ayrıca Bursa Su ve Kanalizasyon İdaresi (BUSKİ) ve DSİ ile gerekli yazışmalar yapılarak araştırma ve inceleme sonuçları değerlendirildi. Yıldırım İlçesi sınırlarından geçen Deliçay Çayı’na, mezbaha atık sularının, Yeşil Arıtma Kooperatifi’ne ait atık su arıtma tesisinden geçtikten sonra deşarj edildiği saptandı.

İnegöl ilçesi Yenice Kasabası sınırları dahilindeki Karadere Çayı’ndaki kirlilikle ilgili adı geçen tekstil fabrikasının atık sularının, arıtıldıktan sonra deşarj edildiği, atık su deşarjı konusunda çevre izninin bulunduğu ve haziran sonunda alınan atık su numuneleri sonuçlarının deşarj standartlarını sağladığı belirlendi. İşletmenin denetim tarihi itibariyle son 4 gündür faal olmadığı tespit edildi.

Yenice Belediyesi Atık Su Arıtma Tesisi deşarj noktasından ise temmuz ayında numune alınarak, TÜBİTAK-BUTAL’a teslim edildi. Bakanlık, Yenice Belediyesi’ne idari yaptırım cezasının uygulanıp uygulanmayacağına çıkan analiz sonuçlarına göre karar verecek.

19 Ağustos 2012

Read More

ÇED Süreci

çevre-mühendisi

ÇED Süreci

Ek I Listesinde yer alan projeler ile Ek II Listesinde yer alan ve ‘ÇED Gereklidir’ kararı(Valiliklerce verilecektir) verilen projeler için;

  • Ek I Listesinde yer alan projelerde Ek III’e göre hazırlanan raporun veya ‘ÇED Gereklidir’ kararı verilmiş projelerde ÇED Gereklidir kararı ve proje tanıtım dosyası ile birlikte Bakanlığa sunulması
  • Raporun veya dosyanın Bakanlıkca incelenmesi
  • Uygunsa, komisyon teşkili, raporun çoğaltılması
  • Komisyon toplantısı
  • Halkın katılımı toplantısı
  • Kapsam ve özel format belirleme toplantısı
  • Özel formata göre hazırlanmış raporun Bakanlığa iletilmesi
  • Bakanlıkca raporun incelenmesi
  • Raporun Bakanlıkta ve Valilikte halkın görüşüne açılması
  • 1. İnceleme Değerlendirme Komisyon toplantısı
  • Eksikliklerin tamamlanması
  • 2. İnceleme Değerlendirme Komisyon Toplantısı
  • Nihai ÇED Raporunun hazırlanması
  • ‘ÇED Olumlu’ veya ‘ÇED Olumlu Değildir’ kararı
  • Kararın Valiliğe, proje sahibine ve kurumlara bildirilmesi
Read More

İnsanoğlu Flash Belleğe Dönüşecek!

beyin-insan

Bilim adamları 53 bin 426 kelimelik bir kitabı DNA’ya depolamayı başardı. Bu gelişmeyle birlikte insanoğlunun bilgiyi başka bir araca gerek duymadan doğrudan hücrelerinde taşımasının önü açıldı.

Bilim tarihinde bir ilk daha yaşandı. Harvard Üniversitesi’nden araştırmacıyla 53 bin 426 kelimeden oluşan bir kitabı başarıyla DNA’ye çevirdi.

Bu başarı DNA’in bir depolama sistemi olarak kullanılmasının yolunu açtı.

Science dergisinde yayınlanan makalede DNA molekülleri üzerinde büyük miktarda veri depolanabileceğini kanıtlamak için yapıldı.

Araştırma sonuçları DNA’in flaş belleklerden çok daha fazla bilgiyi depolayabildiğini ortaya koydu.

Araştırmacılar kitabın metninin yanı sıra 11 fotoğrafı ve bir javascripti programını da ikili kodlara dönüştürerek depoladı.

Harvard Tıp Fakültesi’nden Profesör George Church liderliğindeki üç kişilik ekip, 5.25 megabitlik içeriğin bugüne kadar yapılan en büyük kodlamadan 600 kat daha büyük olduğunu belirtti. Böylece genetik materyal üzerine ilk kez bu kadar büyük miktarda veri yapay olarak depolanmış oldu.

Bu boyutta bir veriyi DNA’ya kodlamanın birkaç gün sürdüğünü söyleyen Dr. Sriram Kosuri, “Elbette arşiv amaçlı saklama için bu uzun bir süre ancak durum zamanla düzeliyor” dedi.

Dahası kodlanan verinin bu kadar büyük olmasına rağmen, kodlar çözülürken yapılan hata oranının ihmal edilebilecek kadar küçük olduğu ifade edildi.

Uzmanlar DNA kodlamanın maliyetinin hızla düşeceğini, önümüzdeki 5 ile 10 yıl arasında verileri DNA’dan saklamanın bugünkü dijital araçlara kıyasla çok daha düşük olacağını belirtti.

Bir gram DNA üzerine 455 milyar gigabyte veri kodlanabiliyor. Bu da 100 milyar DVD’deki veriden daha fazlası demek.

DNA geleneksel dijital veri depolama sistemlerine göre birçok avantaja sahip. Kolayca kopyalanabiliyor, ideal olmayan koşullarda saklansa bile binlerce yıl sonra yeniden okunabiliyor. Kaset ya da DVD gibi hızla modası geçen teknolojilerin aksine, DNA üzerine kod yazılması ve okunması insanlık var oldukça devam edecek bir gerçek.

Dahası böylece insanlar dev bir kütüphaneyi hiçbir zorluk çekmeden hücrelerinde taşıyabilecek. Tırnak ucu kadarlık yere dünyadaki bütün dillerin sözlükleri saklanabilecek.
17 Ağustos 2012

Read More

Akdeniz Kıyılarında Metal Kirliliği Uyarısı

tekne-deniz

Antalya kıyılarında otel ve tatil köyleri tarafından sahil ve falezlere yapılan demir iskele, merdiven ve metal içeren maddelerin denizde kirliliğe neden olduğu bildirildi.

Antalya kıyılarındaki metal kirliliğini ortaya çıkarmak amacıyla Akdeniz Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Mehmet Gökoğlu ve Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr Yaşar Özvarol,kentin çeşitli bölgelerinden denize girerek kıyılardaki metal kirliliğini ortaya koydu.

Denizde gemi enkazlarından iskele demirlerine, balkon ve teras korkuluklarına kadar birçok metal parçaya rastlandı. Metallerin falezlerin alt kesimlerin ile ünlü Konyaaltı, Lara sahilleri başta olmak üzere turizm merkezlerindeki kıyılarda kirlilik yarattığı belirtildi.

Konyaaltı sahilindeki 8 nolu plajdan denize giren Gökoğlu ve Özvarol, yıllar önce sahil açıklarında batan bir geminin enkazından kalan demir parçalarının dalgalarla sürüklenerek sahile yaklaştığını, bunun büyük bir tehlike oluşturduğunu ifade etti. Batığı görüntüleyen Mehmet Gökoğlu, özellikle sivri metallerin denize giren kişilerde ciddi kazalara sebebiyet verebileceğine dikkati çekti.

Gökoğlu, Antalya’da falezlerin altlarının tamamen metallerle dolu olduğunu, falezlerin her tarafının adeta demir yığını haline geldiklerini belirtti. Özellikle oteller başta olmak üzere falez kenarındaki tüm yapıların denize inmek için demir merdivenler ve iskeleler yaptıklarını anlatan Gökoğlu, merdiven ve iskelelerin zaman içerisinde çürüdüklerini ve dalgaların etkisiyle açığa sürüklendiklerini kaydetti.

Bu metal yığınlarının Akdeniz’de metal kirliliği oluşturduğunu vurgulayan Gökoğlu, ”Konyaaltı sahilindeki 8 nolu plaja sürüklenen bir batık adeta tehlike saçıyor. Derinlerden kıyıya kadar sürüklenen gemi batığının metal aksamı denize girenler için büyük bir tehlike oluşturuyor. Bu alanda denize girilmiyor. Ancak su altında keskin birer metal halini alan bu parçalar insanlara büyük zarar verebilir” dedi.

Zaman kaybetmeden denizlerdeki metal çöplüğünün temizlenmesi gerektiğine işaret eden Gökoğlu, ”Denizlerin metallerden temizlenmesi hem kirliliğin önlenmesi ve ekosistemin düzene girmesine katkı sağlayacak hem de denizlerdeki ağır metal kirliliği önlenmiş olacak. Bunun yanında metaller hurdacılara satılarak binlerce ton demir ekonomiye kazandırılmış olacak” diye konuştu.
Metal kirliliği balıkları, balıklar da insan sağlığını etkiliyor

Gökoğlu, denizlerdeki metal kirliliğinin çevreye verdiği zararın yanı sıra insan sağlığı için de büyük risk oluşturduğuna dikkati çekerek, ”Bu metallerin üzerine çok sayıda midye ve istiridye türü yapışıyor. Dolayısıyla bu canlılar, bu metali yiyor. Daha sonra midye ve istiridyeyi balıklar yiyor. En son tüketici olarak da insanlar balıkları tüketiyor. Dolaylı olarak ağır metal kirliliği insanlara aktarılmış oluyor” diye konuştu.

Antalya’nın dünyanın en güzel kıyı ve koylarına sahip bir bölge olduğuna dikkat çeken Gökoğlu, şunları söyledi: ”Denizdeki metal çok masraf gerektirmeden çıkarılabilir. Deniz vinçleri yardımıyla kıyılar temizlenebilir. Antalyalılar ve yetkililer her yıl milyonlarca kişinin gezmeye geldiği bu kenti ve denizi korumak zorunda. Başka Antalya yok. Dünya buraya koşuyor. Bizse alabildiğince bu yeri hor kullanıyoruz. Bunu önlemeliyiz. Antalya her yönüyle yaşanılabilir bir kent olmalı. Yetkililerimiz metal kirliliği temizlemeli. Denizimiz doğal ve temiz bir deniz olmalı.”

Yrd. Doç. Dr. Yaşar Özvarol da deniz altında gördüğü manzara karşısında büyük şaşkınlık yaşadığını dile getirerek, ”Falezlerin üstündeki restoran ve binalardan kapı, pencere, balkon demirleri gibi metallerin denize atıldığını gördüm. İnsanlar su üstünü güzelleştirelim derken su altını mahvetmiş durumda. Antalya, denizi ve kıyılarıyla bir bütün. Bu nedenle hem üstünü hem de altını korumak zorundayız” dedi.

17 Ağustos 2012

Read More