Doğa Yok Oluyor

kuraklık

Bitki türlerinin yarısından fazlası ile hayvanların üçte birinin, iklim değişikliği nedeniyle doğal yaşam alanlarının önemli bir kısmını kaybedebileceği belirlendi.

“Nature Climate Change” dergisinde yayımlanan araştırmaya göre, hava sıcaklığının 2 dereceden daha fazla artması durumunda yeryüzündeki biyo-çeşitlilik ciddi oranda zarar görecek. Artan hava sıcaklığının 50 binden fazla bitki ve hayvan türü üzerindeki etkilerini inceleyen çeşitli ülkelerden bilim adamları, sera etkisi yapan gazların bir an önce kontrol altına alınması uyarısında bulundu.
Bilim adaml...

Read More

Alınacak 70 bin Memurun Kadro Dağılımı Belli Oldu

çevre-mühendisi

Devlet Personel Başkanlığı 2013 yılında alınacak 70 memur kadrosunun kurumlara göre dağılımını yayımladı.

BAŞBAKANLIK MAKAMINA

13/12/1983 tarihli ve 190 sayılı Kanun HükmündeKararnamenin, ek 7 nci maddesinde; bu KanunHükmünde Kararnamenin 2 nci maddesindebelirtilen kamu idare, kurum ve kuruluşlarının serbest memur kadrolarına yapabilecekleri açıktan atama sayıları ve diğer kamu

Read More

Türkiye’nin Hava Kirliliği Haritası Çıkarılıyor

hava kirlilği
Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, emisyon ve meteoroloji verilerini değerlendirerek Türkiye‘nin hava kirliliği haritasını çıkaracak.
Bakanlıktan alınan bilgiye göre, hava kalitesi mevzuatının Türkiye genelinde uygulanması için bölgesel hava kalitesi değerlendirme ve yönetim sistemi oluşturulacak. Bu çerçevede İstanbul, Samsun, Erzurum, Adana, Diyarbakır, Ankara, İzmir, Konya’da bölgesel temiz hava merkezleri kurularak, hava kalitesi izleme istasyonu sayısı 125′ten 331′e çıkarılacak.Merkezlerde, konumlandık...
Read More

Migros’tan Çevreci Atak

cevre-insan

Migros, organik atıklar ve satış kabiliyetini yitirmiş ürünlerini biogaza çevirerek elektrik ve ısı enerjisine dönüştürüyor.

Yapılan açıklamaya göre, Migros çevre bilinci ve farkındalığının yaratılması için uygulamalarına devam ediyor. Biosun işbirliği ile Migros, organik atıklar ve satış kabiliyetini yitirmiş ürünlerini biogaza çevirerek elektrik ve ısı enerjisine dönüştürüyor.

Read More

ALES Soruları ve Cevapları

çevre mühendisliği

12 Mayıs 2013 tarihinde yapılan 2013-ALESİlkbahar Dönemi Sınavı’nın temel soru kitapçığı ile cevap anahtarına uluşmak için TIKLAYINIZ!

Read More

Yağışlar Barajları Doldurdu

barajlar

İçme suyu barajlarında İstanbul’da yüzde 90, Bursa’da yüzde 98, İzmir’de yüzde 89 ve Ankara’da yüzde 41 doluluk oranına ulaşıldı.

DSİ Genel Müdürlüğü verilerine göre, 1 Ekim 2012–10 Mayıs 2013 tarihlerinde Türkiye genelinde kümülatif yağışlarda uzun yıllar ortalamasına göre yaklaşık yaklaşık 12,2, geçen yıla göre ise 6,1 artış görüldü.

İçme suyu maksatlı bara...

Read More

Büyük Projelerde ÇED Aranmayacak

marmara-denizi
Artık 3. Havalimanı, 3. Boğaz Köprüsü, Nükleer Santraller gibi projelerde ÇED aranmayacak.

Hükümet, yaşama geçirmeyi amaçladığı dev projelerin, doğa ve çevreye verecekleri olası olumsuz etki nedeniyle iptal edilme olasılıklarının önüne geçmek için sürpriz bir adım attı. TBMM’ye sunulan Sosyal Sigortalar Kanunu ve Genel Sağlık Sigortasi ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Öngören Kanun Tasarısı’na, Çevre Kanunu’nda yer almak üzere bir madde eklendi.

TBMM Plan ve Bütç...

Read More

Ergene ve Meriç Temizleniyor

seyfegolu

Ergene ve Meriç, Trakya’nın can damarları…

Bölgeyi baştan aşağı geçen iki nehir birleşerek Saros Körfezi’nde Ege’ye dökülüyor.

Bir süredir özellikle sanayi atıklarından dolayı kirlenen iki nehri temizlemek için Çevre ve Şehircilik Bakanlığı önemli bir adım atıyor.

Asıl amaç Ergene ve Meriç’in döküldüğü Saros Körfezi’ni eski günlerine kavuşturmak.

Çalışma ile ilgili açıklamayı Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar, Tekirdağ’da yaptı.

Bayraktar, Meriç ve Ergene’nin en kısa sürede temizleneceğini söyledi.

Bayraktar, “Meriç ile birlikte bunu mutlaka Saros Körfezi’ne akan kısmı pırıl pırıl tertemiz yapmak durumundayız. Her taraftan da kollektörler getirip Marmara´ya atacağız derin deşarj yapmak suretiyle, Marmara’yı bu bölgeyi mutlaka pırıl pırıl hale getirmek mecburiyetimiz var” dedi.

Kentsel dönüşümle ilgili değerlendirmelerde bulunan Erdoğan Bayraktar, konunun bazı kesimler tarafından istismar edildiğini belirtti.

10.05.2013

Read More

Belediyelerce TUSELOG Projesi Görüşüldü

KATİ-ATİK

Türkiye Belediyeler Birliği ile İsveç Bölgeler ve Yerel Yönetimler Birliği’nin işbirliğiyle düzelenen Türk-İsveç Yerel Yönetimler Ortaklığı(TUSELOG) “Biyobozunur ve geri dönüştürülebilir atıkların kaynağında ayrıştırılması ile farkındalığın arttırılması” projesi çalışmalarına başlandı.

Türkiye’den 20, İsveç’ten 6 Belediye’nin katıldığı TUSELOG projesi çalışmalırında, Çevre ve Enerji başlığınında çalışmalarını arttırmayı hedefleyen Burdur, Malatya, Erzincan ve K...

Read More

Kuzey Denizleri Asitleniyor

kutup

Kuzey Buz Denizi’nin, karbondioksit emisyonları nedeniyle “hızla asitlendiği” bildirildi.

BBC’nin, Norveç Uluslararası İklim ve Çevre Araştırma Merkezi’nden bilim adamlarına dayandırdığı haberinde, kuzey denizlerinin özellikle yüzeye yakın sularının hızla asitlendiği belirtildi. Bölgede okyanus kimyasında geniş çaplı değişimleri izleyen bilimadamları, karbondioksit emisyonlarının şu anda durdurulması halinde bile Kuzey Buz Denizi’nin kimyasının, sanayi öncesi seviyelerine dönmesi için onbinlerce yıl geçmesinin gerektiğini söylediler.

Kuzey Buz Denizi’nde asitlenmeden, ...

Read More

Büyük Yakma Tesisleri Yönetmeliği

çevre-mühendisi

BÜYÜK YAKMA TESİSLERİ YÖNETMELİĞİ

 

BİRİNCİ BÖLÜM

Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar

Amaç

MADDE 1 – (1) Bu Yönetmeliğin amacı, enerji üretim tesislerinin faaliyeti sonucu atmosfere yayılan is, duman, toz, gaz, buhar ve

Read More

Bir Yılda 2 Ton Atık Pil

pil

Konyaaltı Belediyesi Çevre Koruma Kontrol Müdürlüğü, kullanım ömrünü tamamlayan ve fiziksel olarak hasara uğramış atık pillerin toplanması için okullarda ve sitelerde eğitim çalışması sonuçlarını gösterdi.

Belediye, okullar başta olmak üzere kamu binaları, muhtarlık, site ve iş yerlerine koyduğu pil toplama kutuları sayesinde 1 yılda 2 tona yakın atık pil topladı.

Çevreye ve doğaya telafisi olmayan izler bırakan pillerin, evsel atıklardan ayrı toplanması gerektiğini bildiren Konyaaltı Belediye Başkanı Muhittin Böcek, “İlçemizde atık pil toplama alışkanlığını kazandırmak için başlatmış olduğumuz çalışmalardan olumlu sonuçlar aldık. Bir yıl gibi kısa bir sürede yaklaşık iki tona yakın atık pil topladık. Bu konuda duyarlılık gösteren tüm vatandaşlarımıza çok teşekkür ederim.” dedi.

Çöpe atılan atık pilin zamanla toprağı ve yer altı sularını kirlettiğini ifade eden Başkan Böcek, cadde ve sokaklara da atık pil toplama kutuluları yerleştireceklerini belirtti.

03.05.2013

Read More

Muğla Atıksu Arıtma Tesisi İşletmeye Alındı

çökeltme-havuz

Muğla’da 2009 yılında inşaatına başlanan ve 16,5 milyon liraya mal olan Atık Su Arıtma Tesisi’nin resmi açılışı yapıldı.

Belediye Başkanı Osman Gürün, yaptığı açılış konuşmasında, tesisin yapılmasının bazı kesimleri rahatsız ettiğini ileri sürdü. Gürün, şöyle konuştu: “Hatta seçim malzemesi oldu. ‘Çalışmaz, olmaz’ denildi. Maalesef onları sevindiremedik. Kanalizasyonumuz da arıtmamız da çalışıyor. Bizlerin yaptığı şeyleri küçültmek için çalışıyorlar. Ama bunu başaramayacaklar. Öz kaynağımızı kendimiz arttırdık.

Kendimiz bulduk, kendimiz yat...

Read More

İlk Yerli Uydu Fırlatıldı

NASA-uzay
Türkiye‘nin ilk yerli mini haberleşme test uydusu “TÜRKSAT-3USAT”  Çin’den uzaya fırlatıldı.
Türksat’ın internet sitesinde yer alan bilgiye göre, Türksat AŞ ve İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) işbirliği ile üretilen 34 santimetre boyutundaki yerli haberleşme uydusu, Türkiye saati ile 07.13′te Çin’in Jiuquan şehrinden uzaya fırlatıldı.İlk yerli tasarım ve üretim alçak yörünge haberleşme uydusu olan TÜRKSAT-3USAT, yeryüzünden 645 kilometre uzaklıktaki yörüngesinde amatör telsizcilere hizmet verecek.

Çin’in Long March 2D roketi ile uzaya gönderilen uydu, Türkiye üzerinden günde 2-3 defa geçecek ve geçiş süresince uygun ekipmana sahip amatör telsizciler tarafından kullanılabilecek. TÜRKSAT-3USAT’ın kullanım ömrü 3 yıl olacak.

28.04.2013

Read More

Köy Suyuna Altın Karıştı İddiası

munzur

Kaz Dağları’nda altın arayan bir maden şirketinin sondaj borularından sızan atıkların içme suyuna karıştığı iddiası köylüleri tedirgin etti. Suç duyurusu üzerine dereden numuneler alındı.

Kaz Dağları’ndaki Karaköy Köyü ile Kızılelma Köyü arasında yer alan altın arama sahasındaki sondaj borularının patlaması sonucu kimyasal atıkların dereye karıştığını belirten köylüler tedirgin.

Read More

Tuz Gölü Giderek Küçülüyor

tuz gölü-lake

Su Vakfı Başkan Prof. Dr. Zekai Şen, kaçak sondaj kuyuları nedeniyle Türkiye’de yer altı suyu seviyesi ciddi miktarda düşmeye başladığını belirterek, “Konya Ovası’ndaki bilinçsiz tarımsal sulama nedeniyle Tuz Gölü her geçen gün çekiliyor. Burada yer altı sularına yüklenildikçe Tuz Gölü daha da küçülecek” değerlendirmesinde bulundu.

Prof. Dr. Zekai Şen,  yaptığı açıklamada, Türkiye’nin gerek yer üstü gerekse de yer altı su potansiyeli bakımında önemli bir ülke olduğunu ifade ederek, yer üstündeki sularına verilen değere ve yapılan yatırımlara rağmen aynı ilginin yer altı sularına gösterilmediğini söyledi.

Yer altı sularının tarımsal s...

Read More

23 NİSAN ÇOCUK BAYRAMI KUTLU OLSUN

23nisan
Ülkemizin dört bir yanından gelip rengarenk bir çiçek buketi oluşturan çocuklarımızla ve onları emanet ettiğiniz öğretmenlerimizle birlikte huzurunuzdayız. Eşsiz öngörünüzle yeryüzünün tüm çocukları bir araya gelsin, çocuklar arasında kardeşlik ve sevgi gelişsin, barış içinde yaşayacağımız bir dünya oluşsun diye hediye ettiğiniz 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nı bize kalan çok değerli bir armağan olarak aynı inanç, coşku ve heyecanla kutluyoruz.
NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE !
Read More

Söke’de Katı Atık Yönetiminde Devrim!

KATI ATIK

Katı atık yönetiminde dünyanın en kapsamlı Entegre Yönetim Sistemleri’nden biri Söke‘ye kurulacak.

Söke Belediyesi Entegre Katı Atık Yönetimi Tesislerinin projelerini geliştirmek üzere Hexagon Katı Atık’ın iştiraki olarak Aralık 2010′da kurulan Kuşadası Entegre Katı Atık Yönetimi Sanayi ve Ticaret A.Ş., entegre katı atık tesislerinin yapımı, işletimi ve yönetimi için Söke Belediyesi ile 29 yıllık imtiyaz sözleşmesi imzaladı.

İmza Töreni Kuşadası...

Read More

KÜLTÜR ve TURİZM BAKANLIĞI SÖZLEŞMELİ PERSONEL ALIM İLANI

çevre-mühendisi

KÜLTÜR ve TURİZM BAKANLIĞI SÖZLEŞMELİ PERSONEL ALIMI HAKKINDA DUYURU

Bakanlığımız merkez ve taşra teşkilatında, 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 4/B maddesine göre, 06.06.1978 tarihli ve 7/15754 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan esaslar ile ek ve değişiklikler çerçevesinde istihdam edilmek üzere, Mimar (14), Mühendis (10), Şehir Plancısı (2), Tekniker (70), Diğer Teknik Hizmetler Personeli (30) pozisyonlarında KPSS (B) grubu puan sıralaması esas alınmak, Rest...

Read More

İklim Değişikliği Hızla Artıyor

kuraklık

Küba’da iklim değişikliği nedeniyle deniz seviyesinin yükselmesinin 2050′de binlerce binanın sular altında kalmasına yol açabileceği bildirildi.

Küba Çevre Ulusal Kurumu’nun Başkanı Tomas Escobar, suların mevcut hızla yükselmesi halinde 2050′de 2 bin 700 kilometrekare alanın ve yaklaşık 9 bin binanın kaybedilebileceğini belirtti.

Escobar, suların yükselmesinin ekosistemi, tarım alanlarında verimliliği ve kıyı kesimlerindeki inşaat çalışmalarını etkilemesinin yanı sıra içme suyunun kalitesi ve kullanılabilirliğini de azalacağını vurguladı.

Tomas Escobar, hükümetin, suların yükselmesinin yol açabileceği sonuçları en aza indirmek amacıyla bir program başlattığına dikkati çekti.

16 Nisan 2013

Read More

Maymundan İnsana Geçiş

insan-evrimi
Bilim insanları, insan evriminin öncüleri arasında yer alan, 2 milyon yıl önce Güney Afrika’da yaşamış yarı insan-yarı maymun Australopithecus sediba türünün nasıl göründüğünü ilk kez gözler önüne serdi.
Afrika’da 3.4 milyon yıl önce yaşamış iki ayaklı insan benzeri hayvanın ayak kemikleri bulundu.İlk insanların ortaya çıkmasını sağlayan evrim sürecinde yer alan maymun-insan Australopithecus sediba’nın yüzü, bilimsel verilere dayanılarak ilk kez canlandırdı. İlkel bir yürüyüş tarzına sahip olan maymun-insan, ön dişleriyle insana benzerlik gösterirken, ağırlıklı olarak sebzelerle besleniyor ve vaktinin büyük kısmını ağaçlarda sallanarak geçiriyordu.Science dergisinde yayımlanan araştırmada, evrim sürecinin en önemli örneklerinden biri olarak gösterilen maymunun nasıl göründüğü, yürüdüğünü, yemek yediğini ve hareket ettiğini ilk kez detaylı bir şekilde sunuldu.Araştırma ekibinin başında yer alan Lee Berger, Discovery News’e yaptığı açıklamada, “Sediba , ilkel australopithecine (insana benzeyen homonidler) yetenekleri gösterdiği gibi, yüz ve ön dişleri olarak Homo Sapiens’le benzerlikler içeriyordu… Kafatası, kolları, ayakları ve ayak bilekleri australopithecine(au.); leğen kemiği ve bacakları ise insana yakındı” dedi.

Güney Afrika’nın Witwatersrand Üniversitesi’nde Evrimsel Çalışmalar Enstitüsü’nde araştırmacı olan Berger, “Sediba tıpkı iyi bir ‘geçiş dönemi’ fosili gibi görünüyor” ifadesini kullandı. Sediba fosili, Johannesburg kentinin yakınlarındaki Malapa kazı alanında bulundu.

Sediba’nın dişleri üzerinde yapılan inceleme, türün, yaklaşık 2.1 milyon yıl önce yaşamış olan Au. Africanus’la akraba olduğunu gösterdi. Her iki tür, ilk insanın atalarından olan Homo erectus’la diş yapısı olarak benzerlikler içeriyordu.

ABD’nin Ohio State Üniversitesi’nden antropolog Debbie Guatelli-Steinberg, “Şu ana kadar yapılan incelemeler, Sediba’nın ilkel australopiths türleriyle, ilk insanlar arasında bir köprü oluşturduğuna işaret ediyor” yorumunu yaptı.

Bilim insanları, geçmişte yaptıkları araştırmada Au. Sediba’nın ne yediğini ortaya çıkarmıştı. İsviçre’nin Zürih Üniversitesi’nden Peter Schmid, Sediba’nın kalıntıları üzerinde yaptığı araştırmada, türün etçil olmadığını anlamıştı.

Discovery News’e konuşan Schmid, “Sediba’nın diş tartarında bitki elementlerine ait mikroskobik parçalar bulduk… Sediba ağırlıklı olarak sebzelerle beslenen bir canlıydı” dedi.

Maymunlarınkine benzeyen küçük topukları olduğu belirtilen Au. Sediba, kalça ve dizleri öne eğik ve hafif eğri bir şekilde, bozuk bir yürüyüşe sahipti. Bilim insanları, bu tarz yürüyüşün, dik yürüme ve ağaç tırmanma arasındaki evrimsel bağlantıyı oluşturabileceğini düşünüyor.

Bilim insanları, ilk insanların ataları olan canlıların nasıl yürüdüğünü anlamak için, bir Au. Sediba’nın dişisinden kalan topuk, diz, kalça ve arka kalçasına ait kalıntıları inceleme şansı bulmuştu. 1974 yılında bulunan en 2.9 milyon yıllık ünlü ‘Lucy’ fosili ise Au. farensis’e ait kalıntılar sunmuştu ancak sadece kalça ve ayak bileği kalıntılarından oluşuyordu.

Kolları daha çok büyük mamymunlarınkine benzerlik gösteren Au. Sediba, büyük kısmını karada geçirirken, kol yapısı sayesinde ağaçlara tırmanabiliyordu.

Evrim Afrika’da başladı

İlk insanların ilkel atalarına dair elde edilen bulgular, insan evrim sürecinin erken evrelerinin Güney Afrika’da başladığını ve maymundan insan benzeri özellikleri ortaya çıkardığını gösteriyor.

Güney Afrika’da başladığı kabul edilen evrim hakkındaki tartışmalar sürerken, Lucy gibi fosillerin temsil ettiği ilk ilkel türlerin insanları ortaya çıkardığına inanılıyor. Lucy’nin temsil ettiği Au. farensis, bugüne kadar sadece Afrika’nın kuzeyinde bulundu.

Araştırmacılar, insanlığa geçiş sürecinin Afrika’da başladığı düşüncesini savunurken, bu bilginin kesinleşmediğini de not düştü.

13 Nisan 2013

Read More

Nükleer Atıklara Dava

nukleer-enerji-sembolu

Nükleer Karşıtı Platform İzmir Bileşenleri, Gaziemir’deki atıkların halk sağlığını tehdit etmeyecek bir yere taşınmasını istedi.

İzmir Gaziemir’de eski bir kurşun fabrikasında ortaya çıkan radyoaktif maddelerin, halk sağlığını tehdit etmeyecek bir alana taşınması isteniyor. Nükleer Karşıtı Platform İzmir Bileşenleri, konuyla ilgili sorumluluğunu yerine getirmeyen ve atıkların taşınması işlemini yapmayan yetkililer hakkında, suç duyurusunda bulundular.

Söz konusu atıkların bulundukları yerden alınmasının kaçınılmaz olduğuna dikkat çeken platform üyeleri, dün İzmir Adliyesi önünde bir araya geldi. Yapılan açıklamada şöyle denildi:

“Atıkların Gaziemir’deki alanda tutulmaması gerekmektedir. Buna karşın radyoaktif atıklar hala aynı yerde durmakta, üzerine toprak örtülmesi gibi geçici ve ucuz yöntemlerle göz önünden uzaklaştırılmaya çalışılmaktadır. Söz konusu atıkların derhal halk sağlığı için zarar vermeyecek bir şekilde bulundukları yerden alınarak, uygun bir alana taşınması gerekmektedir.”

Atıkların başka bir alana taşınması işleminin öncelikle fabrikanın sahibi olanların görevi olduğu bildirilen açıklamada, “Ancak firma bu güne kadar hiçbir davranışta bulunmamıştır. Bu durumda firmanın bu görevini yerine getirmesini İzmir Büyükşehir Belediyesi sağlamalıdır. Ayrıca anayasaya göre İçişleri Bakanlığı ve İzmir Valiliği bu görevin yerine getirilmesini istemek ve emretmek yetkisine sahiptir ancak hiçbir işlem yapmamışlardır” görüşüne yer verildi.

Platform bileşenleri, şu sorulara da yanıt istedi:

“Aslan Avcı tesislerinde ne zamandan beri bu atıklar bulunmaktadır? Atıkların üzeri toprakla örtülmüştür. Burada toplu konutlar yapılacağı söylenmektedir. Bu arazinin rant kaynağı olraak değerlendirilmek istendiği bilgisi doğru mudur?

Gaziemir’de, Aslan Avcı fabrikası çevresindeki halkın sağlık taramasının yapılması düşünülmekte midir? Nükleer santral bulunmaya ülkemizde, alınıp satılması yasak olan bu atıklar nereden gelmiştir?

Yurda girişi yasak olan bu malzemelerin Gaziemir’de bulunmasıyla ilgili süreç nasıl işlemiştir? İlgili bakanlıklar bu konuda çalışma yürütmekte midir? Ülkemizin başka alanlarında da benzeri nükleer atıklar var mıdır?”

12 Nisan 2013

Read More

Dışişleri Uzman Yardımcılığı Alım İlanı

çevre-mühendisi

Dışişleri Uzman Yardımcılığı Alım İlanı

(1) Dışişleri Uzman Yardımcıları, Dışişleri Uzmanlığı Yönetmeliğinde sayılan görevleri çerçevesinde, Dışişleri Bakanlığı’nın Merkez Teşkilatı birimlerinde görevlendirilecek yurt dışı tayine tabi olmayan kariyer memurlarıdır.

(2) Dışişleri Uzman Yardımcılarının görev tanımları ile mesleğe ilişkin diğer hususlar http://www.mevzuat.gov.tr/Yonetmelikler.aspx internet adresindeki Dışişleri Uzmanlığı Yönetmeliğinde kayıtlıdır.

(3) Açılacak giriş sınavındaki nihai başarı sıralamasına göre, Dışişleri Uzman Yardımcısı unvanıyla atama yapılabilecek azami kadro sayısı 25’tir. Giriş sınavını kazananların atamaları, varsa müktesep maaş dereceleri de göz önünde bulundurularak, genel idare hizmetleri sınıfından 8 ve 9 uncu derece kadrolara yapılabilecektir.

(4) Sınavın yazılı aşaması, 18 Mayıs 2013 tarihinde Ankara’da yapılacaktır.

(5) Giriş sınavına ilişkin olarak bu ilanda yer verilmemiş düzenlemeler, Dışişleri Uzmanlığı Yönetmeliğinde yer almaktadır.

II. Başvuru ve Sınava Katılım Şartları

(1) Sınava başvurabilmek için;

a) 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 48. maddesinde sayılan genel şartları taşımak,

b) 18.05.2013 tarihi itibariyle 35 yaşını doldurmamış olmak (18.05.1978 ve daha sonra doğmuş olanlar),

c) Yurtiçindeki üniversitelerin veya diploma denkliği Yükseköğretim Kurulu (YÖK) tarafından onaylanmış olmak kaydıyla yabancı üniversitelerin lisans düzeyinde en az dört yıllık eğitim verilen fakültelerinin uluslararası ilişkiler, siyaset bilimi, kamu yönetimi, hukuk, iktisat, işletme, maliye, finans, tarih, sosyoloji, coğrafya, psikoloji, halkla ilişkiler ve tanıtım, gazetecilik, iletişim bilimleri, mühendislik bölümleri, yabancı dil bölümleri ile bu bölümlerden herhangi birinin müfredatında yer alan derslerin en az %70’ine sahip olan diğer bölümlerden mezun olmak,

ç) İngilizce, Almanca veya Fransızca dillerinden KPSS yabancı dil bölümündeki sorulardan en az %70’ine doğru cevap vermiş veya sınavın yapıldığı tarih itibariyle son iki yıl içerisinde İngilizce, Almanca veya Fransızca dillerinde KPDS/YDS’den asgari (C) düzeyinde ya da dil yeterliği bakımından denkliği Yükseköğretim Kurulu tarafından kabul edilen ve uluslararası geçerliliği bulunan başka bir belgeye sahip olmak,

d) 2011 veya 2012 yılı Kamu Personel Seçme Sınavının aşağıdaki tabloda farklı bölümler itibariyle belirtilen puan türlerinden asgari puanı almış olmak gerekmektedir (Aday adayları, başvurularını en yüksek KPSS puanlarıyla yapacaklardır. Belirtilen taban puanı aşmış olmak, sınava katılma hakkını garanti etmemektedir).

(2) Farklı bölüm grupları itibariyle tahsis edilen kontenjan, gerekli KPSS puan türü ve asgari KPSS puanını gösteren tablo aşağıda yer almaktadır

MEZUNİYET GRUPLARI KPSS PUAN TÜRÜ ASGARİ KPSS PUANI ATAMA YAPILABİLECEK KONTENJAN YAZILI SINAVA KABUL EDİLECEK ADAY SAYISI
uluslararası ilişkiler siyaset bilimi kamu yönetimi iktisat işletme maliye finans 36, 108 80 12 120
hukuk 21 80 2 20
tarih sosyoloji coğrafya psikoloji halkla ilişkiler ve tanıtım gazetecilik iletişim bilimleri 108 80 4 40
mühendislik bölümleri 6, 108 80 4 40
yabancı dil bölümleri 108 80 3 30
TOPLAM 25 250

(3) Sınava katılmaya hak kazanan adayların listesi, Bakanlığın www.mfa.gov.tr adresli internet sitesi üzerinden ilan edilecektir.

(4) Sınava katılabilecek adaylara ilişkin duyuruda, sınav programına ve sınavın yapılacağı adreslere de yer verilecektir.

III. Giriş Sınavı Başvurularının Yapılması

Giriş sınavı başvuruları, 29 Nisan 2013 tarihinde başlayacak ve 10 Mayıs 2013 tarihinde saat 18:00’de sona erecektir. Başvurular, Bakanlığın https://sinav.mfa.gov.tr adresli internet sitesi üzerinden elektronik ortamda ve adaylarca temin edilecek olan e-devlet şifresi ile yapılacaktır. Başvuru için gerekli olan bilgiler ve elektronik ortamda iletilecek belge örnekleri şunlardır:

a) T.C. kimlik numarası,

b) KPSS sonuç puanının beyanı,

c) Diploma veya mezuniyet belgesi (Yabancı üniversitelerden alınmış olması halinde YÖK onaylı denklik belgesinin de iletilmesi gerekmektedir),

ç) Mevcut görünümü yansıtan vesikalık fotoğraf,

d) Varsa lisansüstü eğitim diploması, (Yabancı üniversitelerden alınmış olması halinde YÖK onaylı denklik belgesinin de iletilmesi gerekmektedir)

e) İlanda yer alan bölümlerin mezunu olmamakla birlikte, bu bölümlerden herhangi birinin müfredatında yer alan derslerin en az %70’ine sahip olan diğer bölümlerden mezun olan aday adayları, eğitim programının uygunluğunun tespiti amacıyla, transkript örneklerini de başvuruları çerçevesinde Bakanlığa elektronik ortamda ileteceklerdir.

f) Yabancı dil yeterliliğine ilişkin KPSS, KPDS/YDS veya eşdeğerliği YÖK tarafından saptanmış uluslararası dil sınavı sonuç belgesi,

g) 40 TL sınav ücretinin Türkiye İş Bankası Dışişleri Bakanlığı Şubesi 4368 0034334 nolu Dışişleri Bakanlığı hesabına yatırıldığına dair banka dekontu.

IV. Sınavın Aşamaları

(A) Yazılı Sınav

(1) Yazılı sınav aynı gün içerisinde yapılacak çoktan seçmeli ve klasik usulde olmak üzere iki bölümden oluşacaktır.

(2) Çoktan seçmeli bölüm tüm adaylar için ortak düzenlenecek olup, Genel Kültür, Genel Yetenek, Genel Dış Politika konularından yöneltilecek olan toplam 80 sorudan oluşacaktır.

(3) Klasik usulde yapılacak bölüm, tüm adaylar için Türk Dış Politikası ile bağlantılı bir konuda yazılacak Türkçe kompozisyon (%50) ile yukarıdaki tabloda belirtilen mezuniyet grupları itibariyle farklılaştırılmış Türkçe metinlerin yabancı dile çevrilmesinden (%50) oluşacaktır.

(4) Yazılı sınav başarı sıralaması, adayların çoktan seçmeli ve klasik usulde yapılan bölümlerden 100 tam puan üzerinden aldıkları puanların aritmetik ortalamasına göre yapılacaktır.

(5) Yazılı sınavın çeviri kısmı, adayın tercihine göre İngilizce, Fransızca veya Almanca dillerinde yapılacaktır.

(6) Yazılı sınav sonucunda 100 üzerinden 70 puandan az olmamak üzere, en yüksek puandan başlanarak bölümler itibariyle yukarıda belirtilen kontenjanların dört katına kadar aday sözlü sınava çağrılacaktır.

(7) Yazılı sınav aşamasının sonuçları Bakanlık internet sitesinde ilan edilecektir.

(B) Sözlü Sınav

(1) Sözlü sınav, adayların;

a) Sınav konularına ilişkin bilgi düzeyi,

b) Bir konuyu kavrayıp özetleme, ifade yeteneği ve muhakeme gücü,

c) Liyakati, temsil kabiliyeti, davranış ve tepkilerinin mesleğe uygunluğu,

ç) Özgüveni, ikna kabiliyeti ve inandırıcılığı,

d) Genel yetenek ve genel kültürü,

e) Bilimsel ve teknolojik gelişmelere açıklığı,

yönlerinden değerlendirilerek, ayrı ayrı puan verilmek suretiyle gerçekleştirilir.

(2) Adaylar, komisyon tarafından birinci fıkranın (a) bendi için elli puan, (b) ila (e) bentlerinde yazılı özelliklerin her biri için onar puan üzerinden değerlendirilir. Sözlü sınavda başarılı sayılmak için, sözlü sınav puan ortalamasının 100 tam puan üzerinden en az 70 olması şarttır.

(3) Ankara’da yapılacak sözlü sınavın tarihi, yazılı sınav sonucuyla birlikte ilan edilecektir.

(4) Yazılı ve sözlü sınavlarda geçer not 100 üzerinden 70’tir.

(5) Sınava girenlerin nihai başarı sıralaması yazılı ve sözlü sınavlarda alınan puanların aritmetik ortalamasına göre yapılır.

(C) Sınav Sonuçlarının Değerlendirilmesi

(1) Her bir mezuniyet grubu için başarı puanı en yüksek olan adaydan başlanmak suretiyle giriş sınavı duyurusunda belirtilen Uzman Yardımcısı kadro sayısı kadar asil adayın isimleri ilan edilir. Yapılan sınavlarda başarılı olmak şartıyla, giriş sınavı duyurusunda belirtilen uzman yardımcısı kadro sayılarının yarısını geçmemek üzere yedek adayların isimlerini kapsayan bir liste de ilan edilir.

(2) Herhangi bir mezuniyet grubundan belirlenen kontenjan sayısında adayın sözlü sınav sonucunda başarılı olamaması halinde, bu kontenjan diğer mezuniyet grubu veya gruplarına tahsis edilebilir.

(3) İlave bilgi talepleri için aşağıdaki adres, e-posta ve telefon numaraları üzerinden Bakanlıkla temasa geçilmesi mümkündür:

Dışişleri Bakanlığı/İnsan Kaynakları Dairesi Başkanlığı (C Blok 4. Kat) Balgat/Ankara

Tel: (312) 292 2683, 2274, 2685

E-posta: sinav@mfa.gov.tr

Saygıyla duyurulur.

Read More

Çevre Katliamına İzin

asirlik-agac

Çevresel Etki Değerlendirme (ÇED) Yönetmeliği’nde yapılan değişiklikle, 23 Haziran 1997’den önce yatırım programına alınan projeler için ÇED raporu zorunluluğunu kaldırdı. Yani ÇED raporu almadan ya da çevreye zarar vereceği rapor ile belirlenen projeler ÇED raporundan muaf tutuldu.

Resmi Gazete’nin yayımlanan yönetmeliğe göre 23 Haziran 1997 tarihinden önce yatırım programına alınmış olup 5 Nisan 2013 tarihi itibarıyla planlama aşaması geçmiş, ihalesi yapılmış ya da üretim veya işletmeye başlamış olan projeler ile bunların gerçekleştirilmesi için zorunlu olan yapı ve tesisler için yönetmelik hükümleri uygulanmayacak. Yani kapsama giren projeler, ÇED raporu aranmaksızın ilgili bakanlıklardan izin alınması yeterli olacak. Yönetmelik değişikliğini “ÇED” muafiyeti olarak Çevre Mühendisleri Odası Cumhuriyet’e şu değerlendirmeleri yaptı:

İptalden 4 gün sonra değişiklik: Yönetmeliğin değiştirilen 3. maddesinin iptali için açılan davada Danıştay 14. Dairesi kısmi iptal kararı verdi. Madde yönetmeliğin yayımlandığı 7 Şubat 1993 tarihinden önce yatırım programına alınmış projelere ÇED yönetmeliğinin uygulanmamasını düzenliyordu. Mahkemenin söz konusu iptal kararı 1 Nisan 2013 tarihinde verildi. İptal kararının ardından ÇED yönetmeliği öncesi yatırım programına alınan 3. Köprü, Akkuyu nükleer santralı ve Ilısu Barajı gibi büyük projeler için ÇED sürecinin başlatılması gerekiyordu. Ancak bunun önlemi 4 gün sonra çıkarılan yeni bir yönetmelik değişikliği ile alındı.

Çevre mevzuatının ilgası: Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, yönetmeliği değiştirerek hukuku bir kez daha yok saymıştır. Bu değişiklik çevre mevzuatının ilga edilmesi, uygulanmaması demektir.

3. köprünün iptaline engel: Yapılan değişikliğin, 3. köprü ihalesinin yapılmasına karşı açtığımız iptal davasının duruşma günü olan 13 Nisan 2013 tarihinden önce yapılmış olması da bu davaların ortadan kaldırılmak istendiğini göstermektedir. Yani yapılacak olan projelerde çevreye, doğaya, halk sağlığına dair olumsuzluklar değerlendirilmeyecek.

Tekrar iptal davası: Düzenlemenin iptali için tekrar dava açtık. Danıştay’ın iptal kararında açıkça belirtildiği gibi bu düzenlemeler hukuksuzdur.

 Rusya, gecikmeden rahatsız

Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov’un bu ay içinde geleceği Türkiye’de, uygulama takviminde gecikme yaşanan Akkuyu Nükleer Santralı’nı da gündeme getirmesi bekleniyordu.

Türkiye’de bürokrasinin yavaş işlediğinden yakınan Rusya, sürecin hızlandırılmasını istiyor. En son Türkiye Atom Enerjisi Kurumu (TAEK), Akkuyu Nükleer Santralı İnşaat Lisansı Başvurusu Aşamasında Düzenleyici Kontrole İlişkin Teknik Destek ihalesini iptal etmişti. Rusya tarafı, santralla ilgili ÇED raporunun mayıs ya da en geç haziran ayında ilgili bakanlığa sunulacağını belirtmişti.
07 Nisan 2013

Read More

Kütahyada Arsenik Alarmı

cevre-insan

Kütahya’nın Emet ilçesine bağlı İğdeköy’de, tehlike sınırı litrede 10 mikrogram olan arsenik miktarının, içme suyu şebekesinde 65,5 mikrogram, sokak çeşmelerinde ise 400 mikrogramdan fazla çıkması nedeniyle bu suların kullanımı yasaklandı.

İlçede gerçekleştirilen rutin içme suyu analizleri doğrultusunda ilçe merkezine 10 kilometre uzaklıktaki 90 hanede 350 kişinin yaşadığı İğdeköy’ün içme suyu şebekesiyle bazı sokak çeşmelerinden elde edilen numuneler laboratuvarda incelendi.

Tehlike sınırı litrede 10 mikrogram kabul edilen arsenik miktarının, içme suyu şebekesinde 65,5 mikrogram, bir çeşmede 977, başka bir çeşmede 486, köy camisinin şadırvanındaki suda da 403 mikrogram olduğu belirlendi.

Bunun üzerine, İlçe Hıfzıssıhha Kurulu’nca alınan kararla içme suyu şebekesi, cami şadırvanı ve sokak çeşmelerinden su kullanılması yasaklandı. Karar, Köy Muhtarlığı aracılığıyla vatandaşlara duyuruldu.

Şadırvan ve çeşmelerden bazılarının suyu kaynağından kesildi, kaynağına müdahale imkanı bulunmayan ve halen suyu akanlara ise ”İçilmez” yazılı tabelalar asıldı.

Yeni su kaynağı arayışı

Emet Kaymakamı Hüdayar Mete Buhara, AA muhabirine yaptığı açıklamada, ilçede içme suyu şebekeleri ve sokak çeşmelerinden akan suların, sağlık ekiplerince sürekli incelendiğini bildirdi.

İğdeköy’e ait son analiz raporlarında, arsenik oranlarının dünyada kabul edilen sınırdan çok fazla olduğunu gördüklerini belirten Buhara, ”Bu köyümüzdeki şebeke ve çeşme sularının her türlü kullanımını yasakladık. Köylülerimizi susuz bırakacak değiliz. Daha önce ilçe merkezinden döşenen borulardan köye su verilmesine, inşa ettiğimiz şebekenin bakım ve onarımı yapıldıktan sonra kısa sürede başlanacak” dedi.

Buhara, ayrıca köy yakınındaki arazilerde yeni su kaynağı bulunması için çalışma başlattıklarını ifade etti.

Emet Belediye Başkanı Mustafa Koca da köydeki arsenik sorununa seyirci kalmalarının mümkün olmadığını dile getirerek çözüm için gereken desteği vereceklerini anlattı.

İğdeköy Muhtarı Mustafa Koç ise köyde arsenik miktarı yüksek içme suyu sorununun uzun yıllardır bulunduğunu ancak son analiz raporlarında bunun daha fazla olduğunu gördüklerini belirtti.

Köylülerin su sıkıntısı yaşadığına dikkati çeken Koç, şöyle konuştu: ”Kullanımı yasak olmasına rağmen hayvanlarını sulamak isteyen bazı vatandaşlarımız bu sulardan yararlanıyor. İçme suyumuzu ise ilçe merkezindeki dağ suyu çeşmelerinden sağlıyoruz. Kaymakamlık bu konuda elinden gelen çalışmaları yapıyor. Şu anda yeni su kaynağı arayışındayız. Hasanlar Barajı’nın sulama kanalları, 3-4 kilometre yakınımıza geldi. Buradan arıtma sistemiyle içme suyu temin edilebilir.”

04.04.2013

Read More

İzmirde Deniz Kirliliği

su kirliliği

İzmir Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü ve Çandarlı Belediyesi ekipleri, Dikili ilçesine bağlı Çandarlı beldesi sahillerinde gemiden sızan atıkların denizi kirlettiği iddiasıyla ilgili çalışma başlattı.

Havuçludere mevkisi İmbat Sitesi önünde başlayan çalışmalarda kirliliğe yol açan petrol türevi maddeler, Çandarlı Belediyesi’ne ait bir kepçe yardımıyla Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü’nün kontrolünde lisanslı atık taşıma kamyonlarına yükleniyor.

Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü Çevre Denetimi Şube Müdürü Şükran Nurlu, yaptığı açıklamada, ihbar gelir gelmez müdürlüğüne bağlı ekiplerin çalışma başlattığını, Çandarlı sahilleri boyunca inceleme ve denetleme yaptıklarını ifade etti.

Bütün koyları gezen ekiplerin deniz içinde bir kirlilik olmadığını tespit ettiğini ancak atık maddelerin sahile vurduğunu gördüklerini kaydeden Nurlu, bölgeden alınan numunelerin inceleneceğini söyledi.

Sahile vuran atıkların toplanması için lisanslı bir firmanın görevlendirildiğini belirten Nurlu, şöyle konuştu:

”Kirliliğe yol açan atıklar, lisanslı taşıma firması aracılığıyla yine lisanslı bir bertaraf tesisine götürülerek imha edilecek. Müdürlüğümüz tehlikeli bir durum oluşmadan olaya zamanında müdahale etti. Şu anda bu atıkların nereden geldiği kesin olarak belli değil. Ancak şüphelendiğimiz bir iki yer var. Yaptığımız çalışmalarda şüphelendiğimiz yerlerden aldığımız numunelerle, kirlilik oluşan bölgelerden aldığımız numuneleri karşılaştıracağız. Kirliliğe kimin yol açtığını o zaman net olarak söyleyebiliriz. Tespit ettiğimiz sorumlulara para cezası uygulayacağız”

”Endişeye gerek yok”

Çandarlı Belediye Başkanı Ahmet Dağdelen de Aliağa ilçesinde bulunan Gemi Geri Dönüşüm Tesisleri’nden geldiğini düşündükleri atıkların, kuvvetli lodosun etkisiyle Çandarlı sahillerine ulaştığını söyledi.

Belediyenin imkanlarıyla denize yayılan atıkların belde merkezinde bulunan plaja ulaşmasını engellediklerini kaydeden Dağdelen, deniz içinde kirlilik kalmadığını, sahillerdeki atık maddelerin ise zamanında müdahaleyle kaldırılmaya çalışıldığını belirtti.

İddia edildiği gibi kirliliğin herhangi bir deniz canlısının ölümüne yol açmadığını ifade eden Dağdelen, ”Çalışmalarımız sonunda inşallah güzel bir turizm sezonuna merhaba diyeceğiz. Şu anda denizimizde sıkıntı yok. İlgililer denizden numune aldılar. Bu numune alma işlemini temizlik işlemlerinden sonra sezonu açmadan da yapacağız. Herhangi bir tehlike olacağını düşünmüyorum. Vatandaşlarımızın içi rahat olsun. Sahillerimizi en temiz şekilde yeni sezona hazırlayacağız. Elimizde olmayan bir sebepten böyle bir hadiseyle karşılaştık. Endişeye gerek yok, her şey kontrolümüz altında” diye konuştu.

Aliağa’daki Gemi Geri Dönüşüm Tesisleri yakınında sökülmek için bekleyen İtalyan bandıralı geminin fırtınanın etkisiyle başka bir gemiye çarpması nedeniyle denize petrol türevi atıkların sızdığı iddia edilmiş, atıklar kuvvetli lodosun etkisiyle Dikili ilçesine bağlı Çandarlı beldesinde 5 kilometrelik sahil boyunca yayılmıştı.

31 Mart 2013

Read More

Mahkemeden HES’e İptal

dere-nehir

Rize İdare Mahkemesinin, Çevresel Etki Değerlendirme (ÇED) Raporu hazırlanmadığı için Yusufeli ilçesindeki Takkele köyünde yapılması planlanan bir Hidroelektrik Santral (HES) projesinin iptaline karar verdiği bildirildi.

Yusufeli Belediyesi’nden yapılan yazılı açıklamada, ilçenin Takkale köyü Güngörmez Deresi’ne kurulması planlanan HES’in iptali istemiyle Rize İdare Mahkemesi’ne dava açtıkları belirtildi.

Bilirkişinin yaptığı keşfin ardından hazırladığı raporda, belediyenin endişelerinde haklı olduğu ifade edilen açıklamada, bilirkişinin ”ÇED raporu gerekli değildir” görüşünün hukuka uygun olmadığını kaydedildi.

Bilirkişi raporunda ”proje tanıtım dosyasının hem şekilsel hem de teknik açıdan eksik hazırlandığı ve doğal çevreyi oluşturan biyolojik çeşitlilik ile ekosistemin korunmasının esas olduğunun belirtildiği” ifade edilerek, böylece HES için ÇED raporunun hazırlanmasının gerekli olduğu sonucunun ortaya çıktığı vurgulandı.

Rize İdare Mahkemesi’nin de 7 Mart 2013 tarihli duruşmada, ÇED raporunun hazırlanması gerektiğinden yola çıkarak Danıştay’a temyiz yolu açık olmak üzere, Tekkale HES Projesi’nin iptaline oy birliğiyle karar verdiği bildirildi.

Yusufeli Belediye Başkanı Eyüp Aytekin, açtıkları davanın geleceğe yönelik kaygıdan kaynaklandığını belirterek, ”Belediye olarak sorumluğumuz olduğunu düşündük ve geleceğe yönelik bir eksiklik taşımamak adına Tekkale HES Projesi’nin iptali için dava açtık” ifadesini kullandı.

 

29 Mart 2013

Read More

Türkiye’de Su Çok Az

icme-suyu
Devlet Su İşleri (DSİ) Genel Müdürlüğü tarafından Ormancılık ve Su Şurası’na hazırlatılan rapora göre, Türkiye, kişi başına düşen yıllık su miktarına göre su azlığı yaşayan bir ülke konumunda bulunuyor.
Ormancılık ve Su Şurası’nca hazırlanan ”Su Kaynaklarının Geliştirilmesi Çalışma Grubu Raporu”na göre, Türkiye’de mevcut 112 milyar metreküp kullanılabilir su kaynağından yararlanma oranının, yüzde 39 civarında olduğu, bunun 32 milyar metreküpünün sulamada, 7 milyar metreküpünün içme ve kullanmada, 5 milyar metreküpünün de sanayide tüketildiği ifade edildi.Raporda, yılda kişi başına düşen kullanılabilir su miktarının 1000 metreküpten daha az ülkelerde ”su fakirliği”, 2 bin metreküpten daha az ülkelerde ”su azlığı”, 8 bin ila 10 bin metreküpten daha fazla olduğu ülkelerde ise ”su zenginliği”nin yaşandığı vurgulandı.

 

‘Su kaynakları akılcı kullanılmalı’

Türkiye’nin kişi başına düşen yıllık su miktarına göre ”su azlığı” yaşayan ülke konumunda olduğuna yer verilen raporda, şöyle denildi: ”Türkiye su zengini bir ülke değildir. Kişi başına düşen yıllık kullanılabilir su miktarı 1.519 metreküp civarındadır. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) 2030 yılı için nüfusumuzun 100 milyon olacağını öngörmüştür. Bu durumda 2030 yılı için kişi başına düşen kullanılabilir su miktarının 1.120 metreküp civarında olacağı söylenebilir. Mevcut büyüme hızı, su tüketim alışkanlıklarının değişmesi gibi faktörlerin etkisiyle su kaynakları üzerine olabilecek baskıları tahmin etmek mümkündür. Ayrıca bütün bu tahminler, mevcut kaynakların 20 yıl sonrasına hiç tahrip edilmeden aktarılması durumunda söz konusu olabilecektir. Bu sebeple Türkiye’nin gelecek nesillerine sağlıklı ve yeterli su bırakabilmesi için kaynakların çok iyi korunup akılcı kullanılması gerekmektedir.”

 

‘Su tüketimi 3 kat artacak’

Su kaynaklarını miktar açısından olumsuz yönde etkileyen sebeplerin başında küresel ısınma ve iklim değişikliğinin geldiği vurgulanan raporda, Türkiye’deki toplam su tüketiminin 2030 yılına kadar yaklaşık üç kat artacağının öngörüldüğü ifade edildi.

Raporda, mevcut büyüme hızı ve su tüketim alışkanlıkları gibi sebeplerin şu anda su kaynakları üzerinde önemli bir baskı oluşturduğu belirtilerek, ”Gerekli tedbirler alınmadığı taktirde artan su ihtiyacı ve iklim değişikliği dikkate alındığında, bu durumun önümüzdeki dönemde ciddi derecede olumsuz etkileri olabilecektir” uyarısında bulunuldu.

Su kaynakları üzerindeki miktar açısından baskı yaratan etkenlerin yanı sıra kaynakların atıklarla kirlenmesi konusunda kentleşme ve endüstriyel faaliyetlerin etkilerinin de oldukça önemli olduğu kaydedilen raporda, sanayi, enerji, ulaşım ve madencilik faaliyetlerine ilişkin düzenlemelerin ”kamu yararı” gözetilerek, özellikle tarım, orman ve su havzalarında planlı ve programlı şekillerde gerçekleştirilmesinin su kaynakları üzerindeki önemine vurgu yapıldı.

27 Mart 2013

Read More

İş Güvenliği Sertifikası Nasıl Alınır?

iş-güvenliği

İş Sağlığı ve İş Güvenliği Uzmanlığı Sertifikası Nasıl Alınır?

İş Güvenliği Sertifikası almak için eğitim kurumlarına aşağıdaki belgeler ile başvuru yapmak gerekmektedir.

- Başvuru yapılan eğitim kurumuna hitaben adayın hangi iş güvenliği uzmanlığı eğitim programına katılacağını belirten ve T.C. kimlik numarası ile iletişim bilgilerini içeren başvuru yazısı.

Read More

Başkent’e İçme Suyu Projesi Hızla İlerliyor

çevre kirliliği

Başkentin 2050 yılına kadarki su ihtiyacını karşılayacak ve yaklaşık 341 milyon 773 bin liraya mal olacak Ankara İçmesuyu Projesi’nde önemli bir aşama kaydedildi.

Proje kapsamında yapılan ve 31,6 kilometreyle Türkiye’nin en uzun tüneli olacak iletim tünelinin 14,6 kilometresi tamamlandı.

İçme ve kullanma suyu ihtiyacı Çubuk 2, Kurtboğazı, Çamlıdere, Eğrekkaya, Akyar ve Kavşakkaya barajlarından karşılanan Ankara’nın, günlük su tüketimi ortalama 1 milyon metreküp olurken, barajların ölü hacimleri hariç şu anda depolanmış içme, kullanma suyu miktarı 346 milyon metreküp düzeyinde bulunuyor.

2015-2045 yılları arasındaki nüfus artışı ve kullanım ihtiyacını karşılamak üzere yapımına başlanılan ”Ankara İçmesuyu 2. Merhale Projesi Gerede Sistemi” ile Ankara’nın 2050 yılına kadar içme, kullanma suyu ihtiyacının karşılanması öngörülüyor.

Proje ile Gerede Havzası’ndan gelecek yıllık 226 milyon metreküp su, Gerede-Ulusu Deresi üzerinde kurulan Işıklı regülatörüyle çevrilerek 31,6 kilometre uzunluğunda 4,5 metre çapında iletim tüneli vasıtasıyla Çamlıdere Baraj Gölü’ne aktarılacak.

Proje çerçevesinde inşa edilecek 31,6 kilometre uzunluğundaki iletim tüneli Türkiye’nin en uzun tüneli olacak.

Tünelin delme, segment kaplama ve enjeksiyon imalatlarının her biri 240 metre uzunluğunda 3 tünel delme makinesiyle yapılıyor. Bu anlamda Türkiye’de ilk defa aynı anda 3 farklı yönden tünel delme makinesi bu projede kullanılıyor.

Tünel kazma ve kaplama inşaatında 14,6 kilometre ilerlenerek, yapımın yüzde 45′lik bölümü tamamlandı.

Toplam maliyeti yaklaşık 341 bin 773 bin lira olacak projenin, 25 Aralık 2014 tarihinde bitirilmesi planlanıyor.

23.03.2013

Read More

Plastik Hakkında Bilmedikleriniz!

plastik-pet

Bakteriler ve mantarlar çoğu plastik moleküllerinin üstesinden gelebilecek niteliğe sahip değiller. Çünkü plastik molekülleri mikropların sindiremeyecekleri denli büyüktürler… İşte tüm detaylarıyla plastik:

• 1957 yılında Disneyland’daki neredeyse tümden plastikten oluşmuş dört bölmelik yapıyı ziyaret edenler, “Monsanto Geleceğin Plastik Evi’ne hoşgeldiniz,” duyurusuyla karşılanmaktaydı. Geleceğin evindeki dolapta yer alan giysiler bile plastiktendi.

• 10 yıl sonra, Walt Disney Şirketi evi yıkı güllesiyle yıkmaya kalkıştığında güllenin, bırakın yapıyı yıkmayı, gerisin geri teptiği görüldü. Demek ki, plastik son derece dayanıklı bir malzemeydi.

• Günümüz dünyasında her yıl yaklaşık 270 milyar kilo plastik üretilip tüketiliyor ve bu pazar yine de yılda yaklaşık %5’lik bir artışla büyümeyi sürdürüyor.

• Plastikler polimerlerden, bir başka deyişle, monomer adı verilen yüz binlerce küçük moleküler birimi birbirine bağlayan büyük moleküllerden oluşur.

• Polimer zincirlerinin büyük bir çoğunluğu uzundur; ipe dizili boncuklar gibi katlanıp bükülebilirler.

• En yaygın plastik türü olan ve genişleyen hidrokarbon zincirlerinden oluşan polietilen en çok alışveriş torbası ve şişe yapımında kullanılmaktadır.

• Plastik alışveriş torbası demişken, yalnızca ABD’de 2009 yılında 102 milyar poşet tüketildi. Bunlar birbirlerine iliştirilecek olsa, Dünya’nın çevresini 776 kez dolanabilirlerdi.

• Plastiğin öyküsü 1850’lerde başladı. Britanyalı bulucu Alexander Parkes, organik bir bileşik olan (ve bitki hücre duvarlarından oluşan) selüloz ile nitrik asit ve çözücüleri birleştirmek suretiyle, 1862 Londra Büyük Sergi kapsamında kamuya tanıttığı “Parkesine” adlı esnek bir malzeme elde etti.

• Ne yazık ki, selüloz nitrat kolay alev alabilen bir maddedir. Parkes üretimi arttırırken, harcamaları da giderek azalttı. Çatlayan plastik ticari açıdan büyük bir fiyasko oldu.

• Ardından Amerikalı kimya uzmanı Leo Hendrik Baekeland geldi. Baekeland, 1907 yılında, odun alkolü ile kömür katranını basınçlı bir kapta (otoklav) ısıttı ve ortaya çıkan kehribarımsı karışımı soğuttuğunda da ateşe dayanıklı “Bakalit” maddesini elde etti. Binlerce kullanımı olan bu malzeme telefonlara, çeşitli ev araç ve gereçlerine, kameralara ve 997 başka biçime dönüştürüldü.

• Bir yıl sonra, İsviçreli kimya uzmanı Jacques E. Brandenberger viskozu (selüloz tabanlı yoğun bir sıvı) asit banyosuna yatırmak suretiyle levhalara ayırdı. Levhaları çamaşır suyu ve gliserol gibi yumuşatıcılarla yıkayan Brandenberger elde ettiği bu malzemeye, selüloz ve Fransızca saydam anlamına gelen diaphane sözcüğünden yola çıkarak, “selofan” adını verdi.

• Selofan, 1930 yılında banjo çalgıcısı ve mühendis Richard Drew tarafından bulunan dünyaca ünlü Scotch tape, ya da bizim bildiğimiz adıyla seloteybin ana malzemesini oluşturdu. Buna İskoç bandı denmesi aşağılayıcı bir öyküye dayanıyor. Yeni buluşu denemekte olan bir şirket çalışanı öfkeye kapılarak, “Bunu o İskoçyalı cimri patronlara geri gönderin de üzerine biraz daha yapıştırıcı eklesinler!” diye haykırır.

• “Selofan” sözcüğü, 1940 yılında yapılan bir halk oylamasında, anne ve anı sözcüklerinin ardından İngilizce dilindeki en güzel üçüncü sözcük olarak değerlendirildi.

• Bakteriler ve mantarlar çoğu plastik moleküllerinin üstesinden gelebilecek niteliğe sahip değiller. Çünkü plastik molekülleri mikropların sindiremeyecekleri denli büyüktürler.

• İşte bu yüzden ABD sınırları içindeki çöplüklere her yıl atılan 31 milyon ton plastik atık neredeyse sonsuza dek biçim değiştirmeden öylece kalabilir. Barbie bebekler ve pembe flamingolar yıllar boyunca biçimlerini koruyabilirler.

• Plastikler dirimsel olarak kolayca parçalanmasalar da, kimi plastikler “ışıl bozunuma” uğrayabilir. Güneş ışığı polimerlerdeki moleküler bağların parçalanmasına buna bağlı olarak da plastiğin kırılganlaşmasına ve çoğu zaman mikroskobik boyutta parçalara ayrılmasına neden olabilir.

•Plastik atıklar rögarlara oradan da denize sürüklenir. ABD Ulusal Okyanus ve Atmosfer Dairesi çevrecilerin kilometrekare başına 13 bin parça atık düştüğü yönündeki uyarılarının elle tutulur bir yanı olup olmadığını araştırıyorlar.

• İsviçre Teknoloji Enstitüsü kimya uzmanları, 2011 yılında, gelmiş geçmiş en büyük yapay molekül olarak bilinen, 200 milyon hidrojen atomuna eşit kütleye sahip PG5 adlı bir polimer ürettiler.

• Geleceğe hoş geldiniz. İsviçreli araştırmacılar PG5 polimerinin binlerce kıvrımı içine ilaç sığdırılabileceğine ve bunun kana enjekte edilmesi suretiyle ilacın bedenin gerekli yerlerine gerekli dozlarda aktarılabileceğine inanıyor.

Rita Urgan, Kaynak Discover

19.03.2013

 

Read More

İş Kanunu İdari Para Cezaları

iş-güvenliği

4857 SAYILI İŞ KANUNU’NA GÖRE UYGULANACAK PARA CEZALARI

(01.01.2013-31.12.2013)

Kanun Maddesi

Ceza Maddesi

Cezayı Gerektiren Fiil

Ceza Miktarı (TL)

3

98

Maddenin ikinci fıkrasındaki işyerini muvazaalı olarak bildiren asıl işveren ile alt işveren veya vekillerine ayrı ayrı

14.651

5

99/a

İşçilere eşit davranma ilkesine uyulmayan her işçi için 118

7

99/a

Geçici iş ilişkisi hükümlerine aykırı davranılan her işçi için 118

8

99/b

Çalışma koşullarına ilişkin belge verilmeyen her işçi için 118

14

99/b

Çağrı üzerine çalışma usulüne ilişkin hükümlere uyulmayan her işçi için 118

28

99/c

İşten ayrıldığı halde çalışma belgesi verilmeyen veya belgesine yanlış bilgi yazılan her işçi için 118

29

100

Toplu işten çıkarma hükümlerine aykırı davranarak işten çıkarılan her bir işçi için 485

30

101

Çalıştırılmayan her özürlü işçi ve çalıştırılmayan her ay için 1.832

30

101

Çalıştırılmayan her eski hükümlü işçi ve çalıştırılmayan her ay için 1.832

32

102/a

Ücret ile kanundan veya TİS’den yada iş sözleşmesinden doğan ücretin kasten ödenmemesi veya eksik ödenmesi halinde her işçi ve her ay için 134

39

102/a

Asgari ücretin  ödenmemesi veya noksan ödenmesi, ücret, prim, ikramiye ve bu nitelikteki her çeşit istihkakın zorunlu tutulduğu halde özel olarak açılan banka hesabına ödenmemesi halinde her işçi ve her ay için 134

37

102/b

Ücret hesap pusulası düzenlememek 485

38

102/b

Yasaya aykırı olarak ücret kesme cezası vermek 485

52

102/b

Yüzde usulü uygulanan işyerlerinde, her hesap pusulasının genel toplamını gösteren belgeyi işçilerin seçtiği temsilciye vermemek 485

41

102/c

Fazla çalışma ücreti ödenmeyen, hak ettiği serbest zamanı altı ay içinde kullandırılmayan, onayı alınmadan fazla çalıştırılan her bir işçi için 237

56

103

Yıllık ücretli izni yasaya aykırı olarak bölünen her işçi için 237

57

103

Yıllık izin ücreti yasaya aykırı şekilde veya eksik ödenen her işçi için 237

59

103

İş sözleşmesinin sona ermesinde kullanmadığı iznin ücreti ödenmeyen her bir işçi için 237

60

103

İzin yönetmeliğine aykırı olarak izin kullandırmayan veya eksik kullandırılan her işçi için 237

63

104

Çalışma sürelerine ve buna ilişkin yönetmelik hükümlerine uymamak 1.293

64

104

Telafi çalışmasına ilişkin yasa hükümlerine uyulmadan çalıştırılan her işçi için 237

68

104

Ara dinlenmelerini yasa hükmüne göre uygulamamak 1.293

69

104

İşçileri geceleri 7,5 saatten fazla çalıştırmak, gece ve gündüz postalarını değiştirmemek 1.293

71

104

Çalıştırma yaşı ve çocukları çalıştırma yasağı hükümlerine aykırı davranmak 1.293

72

104

18 yaşını doldurmamış erkek ve her yaştaki kadınları yer altı ve su altında çalıştırmak 1.293

73

104

Çocuk ve genç işçileri gece çalıştırmak, çalıştırma yasağına ilişkin kanun ve yönetmelik hükümlerine aykırı davranmak 1.293

74

104

Doğum öncesi ve sonrası sürelerde kadınları çalıştırmak veya ücretsiz izin vermemek 1.293

75

104

İşçi özlük dosyalarını düzenlememek 1.293

76

104

Çalışma sürelerine ilişkin yönetmelik hükümlerine uymamak 1.293

90

106

İş-kur’dan izin almaksızın iş ve işçi bulma faaliyetinde bulunmak. (4904 sayılı Kanunun 20 nci maddesinin (h) bendindeki tutar esas alınır.)

14.651

92

107

İş müfettişlerinin davetine gelmemek, ifade ve bilgi vermemek, gerekli belge ve delilleri göstermemek ve vermemek, kendilerine gerekli kolaylığı göstermemek

11.721

96/1

107

İş müfettişleri tarafından ifade ve bilgilerine başvurulan işçilere telkinde bulunmak,   işçileri gerçeği saklamaya yada değiştirmeye sevk etmek veya zorlamak

11.721

96/2

107

İşçilerin gerçeğe aykırı haberler vererek işvereni gereksiz işlemlerle uğraştırmaları veya haksız yere kötü duruma düşürmeye kalkışmaları, denetim ve teftişin yapılmasını güçleştirmeleri, kötü niyetli davranışlarda bulunmaları

11.721

107/2

107/2

İş müfettişlerinin teftiş ve denetim görevlerini yapmalarını ve sonuçlandırmalarını engellemek

11.721

Not: Uygulanacak idari para cezası miktarları her yıl yeniden değerleme oranında artırılmakta ve 1 (bir) TL’nin altındaki tutarlar dikkate alınmamaktadır.

 

4857 SAYILI İŞ KANUNU’NA GÖRE UYGULANACAK PARA CEZALARI

(2012 YILI)

01.01.2012
25.01.2012
26.01.2012
31.12.2012

Kanun Maddesi

Ceza Maddesi

Cezayı Gerektiren Fiil

Ceza Miktarı (TL)

Ceza Miktarı (TL)

3

98

Maddenin ikinci fıkrasındaki işyerini muvazaalı olarak bildiren asıl işveren ile alt işveren veya vekillerine ayrı ayrı

13.591

13.591

5

99/a

İşçilere eşit davranma ilkesine uyulmayan her işçi için

117

110

7

99/a

Geçici iş ilişkisi hükümlerine aykırı davranılan her işçi için

117

110

8

99/b

Çalışma koşullarına ilişkin belge verilmeyen her işçi için

117

110

14

99/b

Çağrı üzerine çalışma usulüne ilişkin hükümlere uyulmayan her işçi için

117

110

28

99/c

İşten ayrıldığı halde çalışma belgesi verilmeyen veya belgesine yanlış bilgi yazılan her işçi için

117

110

29

100

Toplu işten çıkarma hükümlerine aykırı davranarak işten çıkarılan her bir işçi için

487

450

30

101

Çalıştırılmayan her özürlü işçi ve çalıştırılmayan her ay için

1.842

1.700

30

101

Çalıştırılmayan her eski hükümlü işçi ve çalıştırılmayan her ay için

1.842

1.700

32

102/a

Ücret ile kanundan veya TİS’den yada iş sözleşmesinden doğan ücretin kasten ödenmemesi veya eksik ödenmesi halinde her işçi ve her ay için

134

125

39

102/a

Asgari ücretin  ödenmemesi veya noksan ödenmesi, ücret, prim, ikramiye ve bu nitelikteki her çeşit istihkakın zorunlu tutulduğu halde özel olarak açılan banka hesabına ödenmemesi halinde her işçi ve her ay için

134

125

37

102/b

Ücret hesap pusulası düzenlememek

487

450

38

102/b

Yasaya aykırı olarak ücret kesme cezası vermek

487

450

52

102/b

Yüzde usulü uygulanan işyerlerinde, her hesap pusulasının genel toplamını gösteren belgeyi işçilerin seçtiği temsilciye vermemek

487

450

41

102/c

Fazla çalışma ücreti ödenmeyen, hak ettiği serbest zamanı altı ay içinde kullandırılmayan, onayı alınmadan fazla çalıştırılan her bir işçi için

241

220

56

103

Yıllık ücretli izni yasaya aykırı olarak bölünen her işçi için

241

220

57

103

Yıllık izin ücreti yasaya aykırı şekilde veya eksik ödenen her işçi için

241

220

59

103

İş sözleşmesinin sona ermesinde kullanmadığı iznin ücreti ödenmeyen her bir işçi için

241

220

60

103

İzin yönetmeliğine aykırı olarak izin kullandırmayan veya eksik kullandırılan her işçi için

241

220

63

104

Çalışma sürelerine ve buna ilişkin yönetmelik hükümlerine uymamak

1.227

1.200

64

104

Telafi çalışmasına ilişkin yasa hükümlerine uyulmadan çalıştırılan her işçi için

241

220

68

104

Ara dinlenmelerini yasa hükmüne göre uygulamamak

1.227

1.200

69

104

İşçileri geceleri 7,5 saatten fazla çalıştırmak, gece ve gündüz postalarını değiştirmemek

1.227

1.200

71

104

Çalıştırma yaşı ve çocukları çalıştırma yasağı hükümlerine aykırı davranmak

1.227

1.200

72

104

18 yaşını doldurmamış erkek ve her yaştaki kadınları yer altı ve su altında çalıştırmak

1.227

1.200

73

104

Çocuk ve genç işçileri gece çalıştırmak, çalıştırma yasağına ilişkin kanun ve yönetmelik hükümlerine aykırı davranmak

1.227

1.200

74

104

Doğum öncesi ve sonrası sürelerde kadınları çalıştırmak veya ücretsiz izin vermemek

1.227

1.200

75

104

İşçi özlük dosyalarını düzenlememek

1.227

1.200

76

104

Çalışma sürelerine ilişkin yönetmelik hükümlerine uymamak

1.227

1.200

77

105/c

Maddedeki iş sağlığı ve iş güvenliği hükümlerine aykırı hareket etmek

(77 ve 105 inci madde 6331 sayılı Kanunla 30/12/2012 tarihi itibariyle yürürlükten kaldırıldığından, bu tarihten itibaren bu maddelere istinaden idari para cezası uygulanmayacaktır. Bunun yerine 6331 sayılı Kanunda öngörülen cezalar uygulanacaktır.)

1.358

1.250

78

105/a

İş sağlığı ve iş güvenliği ile ilgili yönetmeliklerdeki hükümlere uymayan işveren veya işveren vekiline, alınmayan her iş sağlığı ve güvenliği önlemi için, (alınmayan önlemler için izleyen her ay aynı miktar)

(78 ve 105 inci madde 6331 sayılı Kanunla 30/12/2012 tarihi itibariyle yürürlükten kaldırıldığından, bu tarihten itibaren bu maddelere istinaden idari para cezası uygulanmayacaktır. Bunun yerine 6331 sayılı Kanunda öngörülen cezalar uygulanacaktır.)

270

250

78

105/c

İşletme belgesi almadan işyeri açmak veya belgelendirilmesi gereken işler veya ürünler için belge almamak

(78 ve 105 inci madde 6331 sayılı Kanunla 30/12/2012 tarihi itibariyle yürürlükten kaldırıldığından, bu tarihten itibaren bu maddelere istinaden idari para cezası uygulanmayacaktır. Bunun yerine 6331 sayılı Kanunda öngörülen cezalar uygulanacaktır.)

1.358

1.250

79

105/c

Faaliyeti durdurulan işi izin almadan devam ettirmek veya kapatılan işyerlerini izinsiz açmak

(79 ve 105 inci madde 6331 sayılı Kanunla 30/12/2012 tarihi itibariyle yürürlükten kaldırıldığından, bu tarihten itibaren bu maddelere istinaden idari para cezası uygulanmayacaktır. Bunun yerine 6331 sayılı Kanunda öngörülen cezalar uygulanacaktır.)

1.358

1.250

80

105/c

İş sağlığı ve güvenliği kurullarının kurulması ve çalıştırılması ile ilgili hükümlere aykırı davranmak, iş sağlığı ve güvenliği kurullarınca alınan kararları uygulamamak

(80 ve 105 inci madde 6331 sayılı Kanunla 30/12/2012 tarihi itibariyle yürürlükten kaldırıldığından, bu tarihten itibaren bu maddelere istinaden idari para cezası uygulanmayacaktır. Bunun yerine 6331 sayılı Kanunda öngörülen cezalar uygulanacaktır.)

1.358

1.250

81

105/c

İşyeri sağlık ve güvenlik birimi oluşturma, işyeri hekimi ile diğer sağlık personeli görevlendirme, iş güvenliği uzmanı olan mühendis veya teknik eleman görevlendirme yükümlülüğünü yerine getirmemek

(81 ve 105 inci madde 6331 sayılı Kanunla 30/12/2012 tarihi itibariyle yürürlükten kaldırıldığından, bu tarihten itibaren bu maddelere istinaden idari para cezası uygulanmayacaktır. Bunun yerine 6331 sayılı Kanunda öngörülen cezalar uygulanacaktır.)

1.358

1.250

85

105/d

Maddeye aykırı olarak ağır ve tehlikeli işlerde onaltı yaşından küçükleri çalıştırmak veya aynı maddede belirtilen yönetmelikte gösterilen yaş kayıtlarına aykırı işçi çalıştırmak, (bu durumdaki her işçi için)

(85 ve 105 inci madde 6331 sayılı Kanunla 30/12/2012 tarihi itibariyle yürürlükten kaldırıldığından, bu tarihten itibaren bu maddelere istinaden idari para cezası uygulanmayacaktır. Bunun yerine 6331 sayılı Kanunda öngörülen cezalar uygulanacaktır.)

1.358

1.250

85

105/d

Maddenin birinci fıkrasında belirtilen mesleki eğitim almamış işçi çalıştırmak (bu durumdaki her işçi için)

(85 ve 105 inci madde 6331 sayılı Kanunla 30/12/2012 tarihi itibariyle yürürlükten kaldırıldığından, bu tarihten itibaren bu maddelere istinaden idari para cezası uygulanmayacaktır. Bunun yerine 6331 sayılı Kanunda öngörülen cezalar uygulanacaktır.)

606

550

86

105/b

Ağır ve tehlikeli işlerde işçilere doktor raporu almayan işveren veya işveren vekiline bu durumda olan her işçi için,

(86 ve 105 inci madde 6331 sayılı Kanunla 30/12/2012 tarihi itibariyle yürürlükten kaldırıldığından, bu tarihten itibaren bu maddelere istinaden idari para cezası uygulanmayacaktır. Bunun yerine 6331 sayılı Kanunda öngörülen cezalar uygulanacaktır.)

270

250

87

105/b

18 yaşından küçük çocuklara doktor raporu almayan işveren veya işveren vekiline bu durumdaki her çocuk için,

(87 ve 105 inci madde 6331 sayılı Kanunla 30/12/2012 tarihi itibariyle yürürlükten kaldırıldığından, bu tarihten itibaren bu maddelere istinaden idari para cezası uygulanmayacaktır. Bunun yerine 6331 sayılı Kanunda öngörülen cezalar uygulanacaktır.)

270

250

88

105/c

Gebe veya çocuk emziren kadınlar hakkındaki yönetmeliğe uymamak

(88 ve 105 inci madde 6331 sayılı Kanunla 30/12/2012 tarihi itibariyle yürürlükten kaldırıldığından, bu tarihten itibaren bu maddelere istinaden idari para cezası uygulanmayacaktır. Bunun yerine 6331 sayılı Kanunda öngörülen cezalar uygulanacaktır.)

1.358

1.250

89

105/c

İş Kanununa göre çıkarılan iş sağlığı ve güvenliği yönetmeliklerine aykırı davranmak

(89 ve 105 inci madde 6331 sayılı Kanunla 30/12/2012 tarihi itibariyle yürürlükten kaldırıldığından, bu tarihten itibaren bu maddelere istinaden idari para cezası uygulanmayacaktır. Bunun yerine 6331 sayılı Kanunda öngörülen cezalar uygulanacaktır.)

1.358

1.250

90

106

İş-kur’dan izin almaksızın iş ve işçi bulma faaliyetinde bulunmak. (4904 sayılı Kanunun 20 nci maddesinin (h) bendindeki tutar esas alınır.)

13.591

13.591

92

107

İş müfettişlerinin davetine gelmemek, ifade ve bilgi vermemek, gerekli belge ve delilleri göstermemek ve vermemek, kendilerine gerekli kolaylığı göstermemek

10.873

10.873

96/1

107

İş müfettişleri tarafından ifade ve bilgilerine başvurulan işçilere telkinde bulunmak,   işçileri gerçeği saklamaya yada değiştirmeye sevk etmek veya zorlamak

10.873

10.873

96/2

107

İşçilerin gerçeğe aykırı haberler vererek işvereni gereksiz işlemlerle uğraştırmaları veya haksız yere kötü duruma düşürmeye kalkışmaları, denetim ve teftişin yapılmasını güçleştirmeleri, kötü niyetli davranışlarda bulunmaları

10.873

10.873

107/2

107/2

İş müfettişlerinin teftiş ve denetim görevlerini yapmalarını ve sonuçlandırmalarını engellemek

10.873

10.873

Not: Uygulanacak idari para cezası miktarları her yıl yeniden değerleme oranında artırılmakta ve 1 (bir) TL’nin altındaki tutarlar dikkate alınmamaktadır.

 

4857 SAYILI İŞ KANUNU’NA GÖRE UYGULANACAK PARA CEZALARI

(01.01.2011 – 31.12.2011)

Kanun Maddesi

Ceza Maddesi

Cezayı Gerektiren Fiil

Ceza Miktarı (TL)

3

98

Maddenin ikinci fıkrasındaki işyerini muvazaalı olarak bildiren asıl işveren ile alt işveren veya vekillerine ayrı ayrı

12.327

5

99/a

İşçilere eşit davranma ilkesine uyulmayan her işçi için

107

7

99/a

Geçici iş ilişkisi hükümlerine aykırı davranılan her işçi için

107

8

99/b

Çalışma koşullarına ilişkin belge verilmeyen her işçi için

107

14

99/b

Çağrı üzerine çalışma usulüne ilişkin hükümlere uyulmayan her işçi için

107

28

99/c

İşten ayrıldığı halde çalışma belgesi verilmeyen veya belgesine yanlış bilgi yazılan her işçi için

107

29

100

Toplu işten çıkarma hükümlerine aykırı davranarak işten çıkarılan her bir işçi için

442

30

101

Çalıştırılmayan her özürlü işçi ve çalıştırılmayan her ay için

1.671

30

101

Çalıştırılmayan her eski hükümlü işçi ve çalıştırılmayan her ay için

1.671

32

102/a

Ücret ile kanundan veya TİS’den yada iş sözleşmesinden doğan ücretin kasten ödenmemesi veya eksik ödenmesi halinde her işçi ve her ay için

122

39

102/a

Asgari ücretin  ödenmemesi veya noksan ödenmesi, ücret, prim, ikramiye ve bu nitelikteki her çeşit istihkakın zorunlu tutulduğu halde özel olarak açılan banka hesabına ödenmemesi halinde her işçi ve her ay için

122

37

102/b

Ücret hesap pusulası düzenlememek

442

38

102/b

Yasaya aykırı olarak ücret kesme cezası vermek

442

52

102/b

Yüzde usulü uygulanan işyerlerinde, her hesap pusulasının genel toplamını gösteren belgeyi işçilerin seçtiği temsilciye vermemek

442

41

102/c

Fazla çalışma ücreti ödenmeyen, hak ettiği serbest zamanı altı ay içinde kullandırılmayan, onayı alınmadan fazla çalıştırılan her bir işçi için

219

56

103

Yıllık ücretli izni yasaya aykırı olarak bölünen her işçi için

219

57

103

Yıllık izin ücreti yasaya aykırı şekilde veya eksik ödenen her işçi için

219

59

103

İş sözleşmesinin sona ermesinde kullanmadığı iznin ücreti ödenmeyen her bir işçi için

219

60

103

İzin yönetmeliğine aykırı olarak izin kullandırmayan veya eksik kullandırılan her işçi için

219

63

104

Çalışma sürelerine ve buna ilişkin yönetmelik hükümlerine uymamak

1.113

64

104

Telafi çalışmasına ilişkin yasa hükümlerine uyulmadan çalıştırılan her işçi için

219

68

104

Ara dinlenmelerini yasa hükmüne göre uygulamamak

1.113

69

104

İşçileri geceleri 7,5 saatten fazla çalıştırmak, gece ve gündüz postalarını değiştirmemek

1.113

71

104

Çalıştırma yaşı ve çocukları çalıştırma yasağı hükümlerine aykırı davranmak

1.113

72

104

18 yaşını doldurmamış erkek ve her yaştaki kadınları yer altı ve su altında çalıştırmak

1.113

73

104

Çocuk ve genç işçileri gece çalıştırmak, çalıştırma yasağına ilişkin kanun ve yönetmelik hükümlerine aykırı davranmak

1.113

74

104

Doğum öncesi ve sonrası sürelerde kadınları çalıştırmak veya ücretsiz izin vermemek

1.113

75

104

İşçi özlük dosyalarını düzenlememek

1.113

76

104

Çalışma sürelerine ilişkin yönetmelik hükümlerine uymamak

1.113

77

105

Maddedeki iş sağlığı ve iş güvenliği hükümlerine aykırı hareket etmek

1.232

78

105

İş sağlığı ve iş güvenliği ile ilgili yönetmeliklerdeki hükümlere uymayan işveren veya işveren vekiline, alınmayan her iş sağlığı ve güvenliği önlemi için, (alınmayan önlemler için izleyen her ay aynı miktar)

245

78

105

İşletme belgesi almadan işyeri açmak veya belgelendirilmesi gereken işler veya ürünler için belge almamak

1.232

79

105

Faaliyeti durdurulan işi izin almadan devam ettirmek veya kapatılan işyerlerini izinsiz açmak

1.232

80

105

İş sağlığı ve güvenliği kurullarının kurulması ve çalıştırılması ile ilgili hükümlere aykırı davranmak, iş sağlığı ve güvenliği kurullarınca alınan kararları uygulamamak

1.232

81

105

İşyeri sağlık ve güvenlik birimi oluşturma, işyeri hekimi ile diğer sağlık personeli görevlendirme, iş güvenliği uzmanı olan mühendis veya teknik eleman görevlendirme yükümlülüğünü yerine getirmemek

1.232

85

105

Maddeye aykırı olarak ağır ve tehlikeli işlerde onaltı yaşından küçükleri çalıştırmak veya aynı maddede belirtilen yönetmelikte gösterilen yaş kayıtlarına aykırı işçi çalıştırmak, (bu durumdaki her işçi için)

1.232

85

105

Maddenin birinci fıkrasında belirtilen mesleki eğitim almamış işçi çalıştırmak (bu durumdaki her işçi için)

550

86

105

Ağır ve tehlikeli işlerde işçilere doktor raporu almayan işveren veya işveren vekiline bu durumda olan her işçi için,

245

87

105

18 yaşından küçük çocuklara doktor raporu almayan işveren veya işveren vekiline bu durumdaki her çocuk için,

245

88

105

Gebe veya çocuk emziren kadınlar hakkındaki yönetmeliğe uymamak

1.232

89

105

İş Kanununa göre çıkarılan iş sağlığı ve güvenliği yönetmeliklerine aykırı davranmak

1.232

90

106

İş-kur’dan izin almaksızın iş ve işçi bulma faaliyetinde bulunmak. (4904 sayılı Kanunun 20 nci maddesinin (h) bendindeki tutar esas alınır.)

12.327

92

107

İş müfettişlerinin davetine gelmemek, ifade ve bilgi vermemek, gerekli belge ve delilleri göstermemek ve vermemek, kendilerine gerekli kolaylığı göstermemek

9.862

96/1

107

İş müfettişleri tarafından ifade ve bilgilerine başvurulan işçilere telkinde bulunmak,   işçileri gerçeği saklamaya yada değiştirmeye sevk etmek veya zorlamak

9.862

96/2

107

İşçilerin gerçeğe aykırı haberler vererek işvereni gereksiz işlemlerle uğraştırmaları veya haksız yere kötü duruma düşürmeye kalkışmaları, denetim ve teftişin yapılmasını güçleştirmeleri, kötü niyetli davranışlarda bulunmaları

9.862

107/2

107/2

İş müfettişlerinin teftiş ve denetim görevlerini yapmalarını ve sonuçlandırmalarını engellemek

9.862

Not: Uygulanacak idari para cezası miktarları her yıl yeniden değerleme oranında artırılmakta ve 1 (bir) TL’nin altındaki tutarlar dikkate alınmamaktadır.
Read More

İSU’dan Yeni Arıtma Tesisleri

havalandirma-cevre

Kocaeli Su ve Kanalizasyon İdaresi (İSU) Genel Müdürlüğü, yerel su kaynaklarını değerlendirmek ve bu kaynaklardan beslenen bölgelere arıtılmış içme suyu sağlamak için Gölcük Değirmendere ile Karamürsel Valideköprü’ de içme suyu arıtma tesisleri inşa ediyor.

İSU Genel Müdürlüğü, Gebze Denizli göleti ile Kandıra Hira, Kartepe Avluburun, Derince Kaşıkçı, Karamürsel Osmaniye ve Körfez Alihocalar’daki kaynak sularını arıtan arıtma tesisleri inşa etti. Yuvacık barajı arıtma tesisi ve yeni yapılan tesisler ile İl geneline arıtılmış ve sağlıklı içme suyu sağlıyor. Kurum, yerel su kaynaklarını değerlendirmek için İSU mühendisleri tarafından projelendirilen ve Marmara Belediyeler Birliği tarafından jüri ödülü ile ödüllendirilen İSU-TİP 100 içmesuyu arıtma tesisini, il genelindeki yerel su kaynaklarında uyguluyor.
Karamürsel Semetler Valideköprü bölgesi ile Gölcük Değirmendere’nin üst kısımlarında yer alan yerel kaynak sularını arıtmak için bölgede İSU TİP 100 içme suyu arıtma tesisleri inşa ediyor. Çalışmaları devam eden iki arıtma tesisinin betonarme ve mekanik çalışmaları devam ediyor. Karamürsel Valideköprü bölgesinde ayrıca bu çalışma kapsamında İnebeyli Taşağıl, Yalakdere ve Semetler bölgelerinde her biri 200 metreküp kapasiteli 3 adet deponun imalat çalışmaları da sürüyor. Tesisler ile depoların inşaatları Haziran ayında tamamlanarak işletmeye alınarak bölgelere sağlıklı ve arıtılmış içme suyu sağlanacak.

17.03.2013

Read More

Gübrede Nano Teknoloji Devri

laboratuvar-resmi

AKDENİZ Üniversitesi’nde (AÜ) 2011 yılında başlatılan araştırma ve geliştirme çalışmaları sonucu, nano teknolojik yöntemlerle akıllı gübre elde edildi. Nanoixir adı verilen bu gübre sayesinde, bitkinin fotosentez hızı ve etkinliği artırılarak, bitkisel üretimde yüksek verim, ürün kalitesinde artış, tat ve aromada iyileşme, erken hasat ve depolamada süresinde artış sağladı.

AÜ Fen-Edebiyat Fakültesi Kimya Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Numan Hoda ve Ar-Ge ekibi, bir yıl süren laboratuvar çalışmaları neticesinde, tarım sektöründe bitki beslemede devrim etkisi yaratacak ’nano gübre’yi elde etti. Dünyada henüz muadili ve benzeri bulunmayan ’akıllı gübre’ Nanoixir, iki yıl süreyle tarla ve seralarda denendi ve başarılı sonuç elde edildi.

Doç. Dr. Numan Hoda danışmanlığında, Küçük ve Orta Ölçekli İşletmeleri Geliştirme ve Destekleme İdaresi Başkanlığı’nın (KOSGEB) Ar-Ge desteğiyle Atmosfer Laboratuvarı adlı firma tarafından başlatılan ’nano gübre’ üretim projesi, başarıyla tamamlandı. Proje sonucunda tarım sektöründe bitki besleme gübresi olarak kullanılabilecek 4 mikro elementin nano boyutta sentezlenip tarımda kullanılabilir hale getirilmesi sağlandı. Elde edilen nano bakır, nano çinko, nano demir ve nano mangan adlı nano-elementlerin tekli ya da çoklu karışımları değişik tarım bitkilerine başarıyla uygulandı.

NANO GÜBRE İLE YÜZDE 25 ÜRÜN ARTIŞI

Nano gübreyle yüzde 25’e varan ürün artışı elde edildiğini söyleyen Doç. Dr. Hoda, nano gübrenin, normal gübrelerde önerilen miktarın yüzde 1’i kadar uygulama yapıldığında normal gübreler kadar etkili olabildiğini vurguladı. Projenin işleyişi esasını anlatan Doç. Dr. Numan Hoda şu bilgileri verdi:

“Projenin dayandığı asıl nokta, insanlar için kullanılan ilaçlarını yavaş salınım sisteminin, gübreye de uygulanarak bitkiye yavaş yavaş verilmesi ve bitkinin strese girmeden devamlı olarak aynı oranda element almasını sağlamaktır. Elementlerin nano boyutta ve yavaş salınımla bitkilere verilmesi, bitkilerde renk, koku, tat, kalibrasyon (ölçümleme) ve raf ömrü sorunlarına çözüm getirmektedir. Klasik gübrelerde olduğu gibi, yapraktan ya da damla sulamayla bitkiye başarıyla uygulanmakta. Rekoltede yüzde 25’e varan artış sağlamaktadır. Normal gübrelerde önerilen miktarın yüzde 1’i kadar uygulama yapıldığında normal gübreler kadar etkili olabilmektedir.”

TARLA VE SERA DENEMELERİ BAŞARILI

Proje sonunda nano-elementlerin açık tarlada ve serada tüm saha denemelerinin başarıyla tamamlandığını belirten Doç. Dr. Numan Hoda, “Ürünlerin yurt içi ve yurt dışı patent başvurusu yapıldı. Marka ve endüstriyel ambalaj izinleri alındı. Ürünler ’Nanoixir’ markasıyla piyasaya çıkmaya hazır. KOSGEB, projenin devamı olarak ikinci etap endüstriyel destek çalışmasını da destekliyor” dedi.

DÜNYADA MUADİLİ VE BENZERİ YOK

Dünyada bu ürünün muadili ve benzerinin olmadığına dikkat çeken Doç. Dr. Numan Hoda, sözlerini şöyle tamamladı:

“Ürünler ilk defa ülkemizde sentezlenip, uygulanmıştır. İngiltere ve Hollanda’dan bazı firmalar ürünlerin haklarını satın almak ya da beraber üretimi için teklifler sundular. Fakat, Atmosfer Laboratuvarı’nın sahibi ve proje destekleyicisi Serhad Tümay ile böylesi bir ürünün yerli kalması gerektiğine karar verdik ve ancak yerli yatırımcıyla birlikte piyasaya çıkarmayı hedefledik.”

 

16.03.2013

Read More

Ağır Metaller Tehlike Saçıyor

çevre mühendisliği

Altın madenciliğinin çevreye zararları konusunda uzmanlar uyardı…

Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi Eşsözcüsü Av. Arif Ali Cangı, İzmir İl Örgütünün düzenlediği altın madenciliğinin çevreye zararları konulu toplantıda İzmirlileri yaşadıkları çevrenin sorunlarına sahip çıkmaya davet etti.

Toplantıda Halk Sağlığı Uzmanı Prof. Dr. Ali Osman Karababa, altın madenlerinin işletmesi sırasında doğaya salınan posa kirliliğinin ve atık baraj göllerindeki ağır metal kirliliğinin tüm canlılar için büyük tehlike yarattığına dikkat çekti.

Ağır metallerin arıtılmasının tek bir sistemle mümkün olmadığına da dikkat çeken Prof. Dr. Ali Osman Karababa “Doğayı önce kirletmek sonra da eski haline getirmek bilimsel olarak mümkün değil. Bunu hiçbir bilim insanı savunamaz” dedi.

13.03.2013

Read More

DSİ’de Yasak

internet

Devlet Su İşleri(DSİ) Genel Müdürlüğü, çalışanların iş saatlerinde Facebook ve Twitter gibi sosyal medya sitelerine girişlerini yasakladı.

Orman ve Su İşleri Bakanlığı konuyla ilgili olarak “bilgisayar sistemini yavaşlattığı” gerekçesiyle böyle bir yasak getirildiğini açıkladı.

81 İl Emniyet Müdürlüğü’ne gönderilen bir yazıda da sosyal paylaşım sitelerinin kullanılması yasaklanmıştı.

Read More

Zonguldak’ta Hava Kirliliği Alarmı

hava kirlilği

Zonguldak’ta hava kirliliğinin partiküller açısından AB sınır değerlerini aşması nedeniyle acil eylem planı oluşturulması çağrısı yapıldı.

Mevcut hava kalitesi sınır değerinin 1 Ocak 2014′e kadar kademeli olarak azaltılması, kademeli geçişle AB limit değerlerine uyum sağlanmasını hedefleyen Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, ”Hava Kalitesi Değerlendirme ve Yönetimi Genelgesi” ile çeşitli önlemler aldı.

Genelge doğrultusunda ısınma amaçlı yakıt kullanımı, ulaşım, kirletici vasfı yüksek sanayi tesisleri, temiz hava eylem planları ve halkın bilgilendirilmesi başlıkları altında yapılması gerekenler belirlenerek, alınan kararların uygulanması, gerekli denetimlerin yapılması konusunda ilgili kurumların üzerine düşeni yapması istendi.

Isınma amaçlı olarak yaygın olarak taş kömürünün kullanıldığı ve iki termik santralın bulunduğu Zonguldak’ta ucuzluğu nedeniyle kalitesiz fosil yakıtların tercih edilmesinin hava kirliliğini artırdığı belirlendi.

Hava kalitesi izleme istasyonları verilerine göre, şubat ayında bazı saatlerde PM10 partikülleri AB değerinin 10 katı olan 503 mikrogram/metreküpe ulaştı. Kentte özellikle 17.00′den sonra PM10 partikülleri oranının yükse değerlere ulaştığı görüldü. Bazı zaman dilimlerinde PM10′nun 503, 500 ve 499 mikrogram/metreküpe çıktığı, kükürtdioksitin (SO2) ise 282, 281 ve 242 mikrogram/metreküpte seyrettiği tespit edildi.

 

Kirliliğin ana nedeni kömür

Bülent Ecevit Üniversitesi (BEÜ) Tıp Fakültesi Göğüs Hastalıkları Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Meltem Tor, artan enerji talebinin genellikle petrol ve kömür gibi fosil yakıtlarla karşılanması, düşük kaliteli linyitin aşırı tüketimi ile motorlu taşıtlardan çıkan egzoz gazları, sanayi tesislerinin kuruluşunda yanlış yer seçimi, baca filtresi olmaması ile yüksek kükürtlü yakıtların kullanılmasının hava kirliliğinin ana nedenleri olarak kabul edildiğini söyledi.

Zonguldak’ın partikül kirliliğinde Türkiye genelinde 1995-2006 yılları arasında ilk 5 il arasında bulunduğunu hatırlatan Tor, şöyle devam etti: ”Konutlarda kullanılan yakıtın kalitesizliği, kaçak kömür kullanımı ve yakma sistemlerinin uygun olmadığı Zonguldak’ta halk maalesef zehir soluyor. AB hava kalitesi sınır değerlerine kademeli geçişi öngören bakanlık, 2013 yılında sınır değerlerini PM10 için 100 mikrogram/metreküp (AB limiti 50 mikrogram/metreküp), SO2 için ise 250 mikrogram/metreküp (AB limiti 125 mikrogram/metreküp) olarak belirlemiştir. Zonguldak’ta ocak ayında neredeyse tüm günlerde PM10 için belirlenen Avrupa Birliği sınır değeri aşılmıştır. Bu konuda Zonguldak’taki tüm sorumluları acil eylem planı oluşturmaya davet ediyorum.”

Evsel ısınmada kullanılan kömürler nedeniyle yanma sonrasında çeşitli partiküller ve kirleticilerin atmosfere salındığını vurgulayan Tor, ”Kent merkezinin hemen arkasında yükselen dağların olması, engebeli ve topografik yapı nedeniyle özellikle kış aylarında ve akşam saatlerinde yüksek oranda hava kirliliği görülmektedir” dedi.

 

Hava kirliliği ömrü kısaltıyor

Prof. Dr. Meltem Tor, gelişmekte olan ülkelerde havadaki partiküller ve kükürtdioksit nedeniyle yılda 500 bin kişinin öldüğünün tahmin edildiğini belirterek, Amerika ve Hollanda’da yapılan çalışmalarda hava kirliliği olan bölgelerde yaşayanların ömrünün, kirliliğin olmadığı bölgelerde yaşayanlara göre 1-2 yıl daha kısa olduğunun belirlendiğini vurguladı.

Hava kirliliğinin yoğun olduğu bölgelerde astım, kronik obstrüktif akciğer hastalığı (KOAH) ile kalp ve damar hastalıklarının temiz bölgelere oranla daha sık görüldüğüne işaret eden Tor, sözlerini şöyle tamamladı: ”Hava kirliliği astım ve KOAH semptomlarında kötüleşmeye yol açar. Çalışmalarda hava kirliliğinin özellikle yaşlılar, kalp ve akciğer hastalarında ölüm riskini artırdığı, kanser riskini yükselttiği tespit edilmiştir. Kirliliğin olumsuz etkileri sağlıklı kişilerde bile gözlenmekle birlikte, bazı duyarlı gruplar daha kolay etkilenmekte ve daha ciddi sorunlar ortaya çıkmaktadır. Hava kirleticilerinin aynı zamanda yağmurla içme ve sulama suyu kaynaklarına, bitki örtüsüne zarar verdiği ve bunun mikro klima değişikliklerine yol açtığı göz önünde bulundurulmalıdır.”

10 Mart 2013

Read More

Gürültü ve Kontrolü

gürültü kirliliği

Gürültüyü, “hoşa gitmeyen, istenmeyen, rahatsız edici ses” olarak tanımlayabiliriz. Ses, nesnel bir kavramdır. Yani ölçülebilir ve varlığı kişiye bağlı olarak değişmez. Gürültü ise öznel bir kavramdır. Tanımdan da anlaşılacağı üzere bir sesin gürültü olarak nitelenip nitelenmemesi kişilere bağlı olarak değişebilir. Kimilerinin severek ve eğlenerek dinlediği müzik diğerlerini rahatsız edebilir.

Bütün Dünya’da olduğu gibi ülkemizde de her geçen gün etkisi giderek artan gürültü kirliliği, bazı alışkanlıklarımızın değiştirilmesi ve basit yöntemlerle önlenebilmektedir. Bu kapsamda, aşağıda sunulan bazı tedbirlerin uygulanması faydalı olacaktır.

 

GÜRÜLTÜYÜ AZALTMAK İÇİN ALINABİLECEK TEDBİRLER

 

  • Bazı gürültü kaynaklarından yayılan gürültünün azaltılması için yapılması gerekenler
  • Susturucu ve ses giderici diğer parçaları olmadan bir motorlu kara taşıtı ile trafiğe çıkılmaması.
  • Motorlu taşıtların üzerinde veya içinde, korna veya ses çıkaran başka bir cihazın gereksiz yere kullanılmaması.
  • Hız sınırlarına uyulması.
  • Yüksek viteste ve düşük devirde sürme şeklinin benimsenmesi.
  • Radyo, televizyon ve müzik aletlerinin yerleşim alanlarında ve gürültüye duyarlı bölgelerde rahatsızlık verecek seviyede seslerinin yükseltilmemesi veya konumlandırılmaması
  • Konut bölgelerinde insanları çok rahatsız eden sokak düğünlerinin ve havai fişek kullanımının yapılmaması.
  • Yol ve bina inşaatı işlerinde kullanılan ekipmanların konut bölgelerinde akşam ve gece saatlerinde kullanılmaması.
  • Yerleşim yerlerinde lokomotif sürücülerinin birbirlerine sesli sinyal vermelerinin yasaklanması.
  • Hava alanları ve sanayi bölgelerinin yerleşim yerlerinden uzakta kurulması
  • Gürültüye duyarlı alanların iyi bir kent planlaması yapılarak trafiğin yoğun olduğu bölgelerden uzakta kurulması.
  • Yerleşim yerlerinde, gürültü rahatsızlığının önlenmesi ve sağlığın bozulmaması için yapılarda ses yalıtımına önem verilmesi.
Read More

Bu Denizde Herşey Var

marmara-denizi

Marmaris’te gönüllü dalgıçlar tarafından yapılan deniz dibi temizliğinde aralarında klozetin de bulunduğu çok sayıda atık çıkarıldı.

Marmaris Çevrecileri Derneği tarafından Uzunyalı mevkisinde gönüllü dalgıçların katıldığı deniz dibi temizliği çalışması yapıldı. Yaklaşık 3 saat denizde kalan ve belirli aralıklarla dalan 3 dalgıç, deniz dibinden topladıkları atıkları iplere bağlayarak sahile çıkardı.

Denizden araç lastikleri, battaniye, alışveriş arabası, tencere, çaydanlık, soba borusu, çok sayıda şişenin yanı sıra bir de klozet çıkması şaşkınlığa neden oldu.

Marmaris Çevrecileri Derneği Başkanı Ahmet Kutengin, gazetecilere yaptığı açıklamada, temizlik çalışmalarının 2 ay boyunca süreceğini söyledi.

Denizin dibinde yüzlerce metrekarelik alanın şişelerle kaplanmış durumda olduğuna dikkati çeken Kutengin, ”Birkaç ay sonra turistler gelip buralarda yüzecekler. Bu çöplerin temizlenmesi lazım. Yarın da liman temizliği yapılacak” dedi.

Karaya çıkartılan malzemelerin denizdeki malzemelerin onda biri olduğunu belirten dalgıç Erkut Bakıroğlu ise ”Bu kadar çöpü sadece 1,5 günde 3 arkadaşla çıkardık. Bölgede en az 4-5 gün çalışmamız gerekiyor ki gerçek bir temizlik oluşsun. Ekibimizi çoğaltıp temizliğe devam edeceğiz. Bütün vatandaşlarımızın bu konuya dikkat etmesini rica ediyorum” diye konuştu.

Sahilde bir araya toplanan atıklar, daha sonra Marmaris Belediyesi Temizlik Müdürlüğü ekiplerince kamyona yüklenerek Katı Atık Depolama Tesisi’ne götürüldü.

7 Mart 2013

Read More

Karabük’e Atıksu Arıtma Tesisi

arıtma-tesisi

Karabük’ün Eskipazar ilçesinde 10 bin Kişilik Biyolojik Atık su Arıtma Tesisi ve Bağlantı Hattı Yapım işi sözleşmesi imzalandı.

Eskipazar’da yapılacak olan 10 bin Kişilik Biyolojik Atık Su Arıtma Tesisi ve Bağlantı Hattı Yapımı için ihaleyi alan yüklenici firma Nilgün Korkmaz şahıs firması ile sözleşme imzalandı. İmza törenine; Belediye Başkanı Dursun Baş, belediye meclis üyeleri, Nilgün Korkmaz şahıs firma yetkilisi, Belediye Fen İşleri yetkilileri katıldı. Belediye Fen işleri yetkililerinin yapmış olduğu açıklamada, “10 bin Kişilik Biyolojik Atık Su Arıtma Tesisi ve Bağlantı Hattı yapım işinin 31.12.2012 tarihinde ihale edilmiş olup, 10 adet firmanın teklif verdiği ihalemizde en düşük teklif 500 bin TL bedel ile Nilgün Korkmaz şahıs firması tarafından verilmiştir. 10 bin Kişilik Biyolojik Atık Su Arıtma Tesisi ve Bağlantı Hattı yapım işi 22.02.2013 tarihinde sözleşmesi imzalanmış olup, 23.03.2013 tarihinde işe başlanıp 21.07.2013 tarihinde de iş bitirilip teslim edilecektir” denildi.

Başkanlık makamında sözleşmesi imzalanan Biyolojik Atık Su Arıtma Tesisi’nin Eskipazar için önemli bir proje olduğunu ifade eden Belediye Başkanı

Dursun Baş, sıkıntıları sabırla çözerek bugünlere geldiklerini söyledi. Atık Su Arıtma Tesisi ve Bağlantı Hattının tamamlanması ile şehrin atık su probleminin çözülmesinin hedeflediklerini belirten Başkan Baş, “Bu arıtma tesisinin yapılması şehrimiz ve çevremiz için büyük önem taşımaktadır. İlçemize hayırlı uğurlu olsun” dedi.

05.03.2013

Read More