Ariston Servis Noktaları

çevre-mühendisi

Ariston Servis Noktaları

İstanbul’ un muhteşem güzellikteki gözde merkezi Beyoğlunda siz kullanıcılarımıza ulaşabilmek, en iyi servisi ve hizmeti sağlayabilmek için bizler de emin ve kararlı adımlarla servislerimizi genişletmekteyiz. Beyoğlu Ariston Tenik Servislerimiz
bu amaç doğrultusunda her zaman siz müşterilerimizin yanında. İhtiyacınız olan ya da olabilecek bütün sorunlar için yetişmiş, kendi alanındaki tecrübeli personelimiz mümkün olan en iyi hizmeti sizlere ulaştırmak adına her daim hazır durumda sizlerden gelen talepler için beklemektedirler.

Ariston Servis Noktası – 444 1 494

Türkiyenin dört bir yanında olduğu gibi geniş teknik servis ağımız ile müşterilerimize sağladığımız tüm yedek parçalarda 1 yıl garanti verilmekte ve sizlerin yedek parça ile oluşabilecek sorunlarını tamamen sıfıra indirmekteyiz. Bunların yanında 7/24 müşterilerimize hizmet veren Ariston Çağrı Merkezimiz de sizlerin her türlü sorununa yardımcı olabilmektedir. Her zaman %100 müşteri memnuniyetini ilke edinmiş olan teknik servislerimiz ve personelimiz daima siz tüketicinin yanında yer alacaklardır.

Read More

Organik Poşetler Geliyor

poset

Türkiye Sebzeciler Meyveciler ve Seyyar Satıcılar Federasyonu, doğada çözünebilen ve kanserojen içeriği olmayan poşet kullanımı konusunda ilk adımı attı.

TÜSPAF, Braille Alfabeli organik poşet üretim konusunda Sokak Sanatları Açık Hava Reklamcılık ve Medya Hizmetleri AŞ ile protokol imzaladı.

Protokole ilişkin TÜSPAF Başkanı Mehmet Çakman, projeyle pazarlarda geri dönüşümden elde edilen poşetlerin kullanılmaması yönünde önemli bir adım attıklarını belirtti.

Çakman, böylece birinci hamur kaliteden ve kanserojen içeriği olmayan poşet üretimine başlanacağını ifade ederek, 5957 sayılı Haller Kanunu uyarınca 2014 yılından itibaren geri dönüşümden elde edilen poşetlerin pazarlarda kullanılamayacağını, organik poşet kullanımının zorunlu hale geleceğini hatırlattı.

Mehmet Çakman, 1 Ocak 2013′ten itibaren federasyona bağlı ülke genelindeki 94 meslek kuruluşuyla ürettikleri yeni poşetleri kullanacaklarını belirterek, ”Üretimde üniversiteler de görev alacaktır. Bu poşetler, federasyonumuza bağlı meslek kuruluşlarımız aracılığıyla Türkiye genelindeki bütün pazarcı kardeşlerimize dağıtılacaktır” dedi.

”Bu alanda üretim yapan kuruluşları projeye çekmek için bir girişiminiz oldu mu?” sorusunu Çakman, ”Proje dahilinde kimseyi dışlamayı düşünmedik. Bu alanda üretim yapanlar bizimle rekabet edebileceklerse ederler. 2014 yılından itibaren üniversiteler aracılığıyla başka tür poşet satanların poşetlerinin de tahlillerini yapacağız. Sağlıklı ve kaliteliyse onlar da satsın. Önemli olan esnafın, her iki taraftan da ucuza mal alması” şeklinde yanıtladı.

Çakman, poşetlerin sadece organik olmasıyla değil, üzerinde yer alacak kamu spotlarıyla da önemli bir işlevi yerine getireceğini ifade ederek, ilk olarak belirledikleri 13 büyükşehirde projeye başlayacaklarını, daha sonra da Türkiye’nin tamamına ulaşmayı amaçladıklarını dile getirdi.

”Velinimetlerimiz olan müşterilerimize kaliteli ürünleri kaliteli poşetlerde sunacağız” diyen Çakman, bir kamu kuruluşu gibi hareket ederek, üretilen poşetleri kar amacı gütmeden pazarcılara satacaklarını söyledi.

Halkın rahatlıkla kullanabileceği poşetler üretme amacında olduklarını aktaran Çakman, projeden nihai tüketicilerin yaralanmasının asli amaçları olduğunu dile getirdi.

Her pazarcıya farklı seri numaralı poşetler

TÜSPAF Başkanı Mehmet Çakman, poşetlerin organik olmasının yanı sıra üzerinde ”Braille Alfabesi” de bulunacağına dikkati çekti.

Poşetlerin seri numaraları olacağını belirten Çakman, ”Her pazar sergisine farklı seri numaralı poşetler verilecek. Bu sayede müşterinin ürününün takibi yapılacak. Müşteri ürünle ilgili şikayeti olduğunda hangi sergiden ne aldığını ispatlayabilecek” ifadelerini kullandı.

Poşetlerin şu an piyasada satılanlardan daha ucuz olacağını bildiren Çakman, poşetlerde kamu spotlarının yanı sıra TÜSPAF ve söz konusu meslek birliğinin logosunun de yer alacağını söyledi.

Braille Alfabeli pazar poşetlerinin patentini elinden bulunduran Sokak Sanatları Açık Hava Reklamcılık ve Medya Hizmetleri AŞ Yönetim Kurulu Başkanı İrfan Aydoğdu da ”Çalışanlarımız da dahil olmak üzere yaptığımız işlerin inovatif olmasına özen gösteriyoruz. Buradan hareketle Braille Alfabesi kullanılan poşet çıkarma düşüncemiz oldu. TÜSPAF, Braille Alfabesi’ni ön planda tutarak teklifimize sıcak baktı, biz de elimizden geleni yapmaya hazır olduğumuzu söyledik” dedi.

12 Ekim 2012

Read More

SEO Uyumlu İçerik

çevre-mühendisi

Genellikle matematiksel ya da istatistiksel işlemlerin yapılmasında kullanılmaktadır. Tablolardaki her bir hücrede matematiksel değerler ve hücrelerin birbirleri ile ilişki içinde olduğu formülsel değerler şeklinde iki tür veriden söz edilebilir. Bazı tablolar, tablo belge üreten çeşitli yazılımlara uyumlu olsa da, genellikle bu tür belgeler özel bir yazılım programına bağımlı olarak işlemektedirler. Örneğin, Data Intercahge Format (DIF) gibi bazı tablolar, sadece çeşitli tablolama yazılımları arasında paylaşılabilmektedir.

Web belgesi oluşturulurken üç tür sorumluluktan bahsedilebilir. Seo yapılandırması yapan web sitesi (veya intranet) yöneticileri: Üst veri standartları ve seo çalışmaları eşliğinde web tabanlı materyallerin kayıt altına alınması, belge kayıt sistemine transfer edilmesi ve uygun bir format içerisinde muhafaza edilmesi işlevini yürütürler.

sağlayıcılar: İçerikler arama motoru optimizasyonu sırasında çok önemlidir. Bir belge bağlamında kayıt altına alınması gereken materyallerin kimliklerini oluşturma, sürüm numaralarını belirleme ve aynı zamanda bunları belge kayıt sistemine transfer etme görevini yerine getirmelidirler.

Belge yöneticileri: Web belgelerini tanımlamak, değerlendirmek, özelliklerini belirlemek, bu belgelere ilişkin saklama ve ayıklama-imha planları oluşturmak, kopyalarını çoğaltmak için uygun stratejiler belirlemek ve bu bağlamda bütün sorumlularla işbirliği yapmaktan sorumludurlar. Aynı zamanda belge yöneticileri web sitesi uygulamaları konusunda bilinç düzeyinin yükseltilmesine ve söz konusu materyallerin kontrolünü sağlamak üzere kurumsal bir yapının oluşturulmasına yönelik çalışmalar da yürütmelidir.

Web belgelerinin oluşturulması için bunların bir şekilde işaretlenmesi veya etiketlenmesi gerekir. Oluşturma veya etiketlenme için açıklayıcı notlar ve özel semboller kullanılmaya başlanmış ve bunlara “Markup” adı verilmiştir.

Read More

Geri Dönüşüm

geri dönüşüm

Geri Dönüşüm Nedir?

Yeniden değerlendirilme imkanı olan atıkların çeşitli fiziksel ve/veya kimyasal işlemlerden geçirilerek ikincil hammaddeye dönüştürülerek tekrar üretim sürecine dahil edilmesine geri dönüşüm denir. Diğer bir tanımlamayla herhangi bir şekilde kullanılarak kullanım dışı kalan geri dönüştürülebilir atık malzemelerin çeşitli geri dönüşüm yöntemleri ile hammadde olarak tekrar imalat süreçlerine kazandırılması olarak tanımlanabilir.

Read More

Eski Şişeler Hayat Buluyor

cam-sise

Amasya’da ev kadınları, soda şişesi gibi atık camları 820 dereceye varan fırınlarda erittikten sonra üzerine kentle özdeşleşmiş elma, kiraz, Kral Kaya Mezarları gibi birçok motifi işleyerek hediyelik eşya yapıyor.

Amasya Valiliği’nin Hatuniye Mahallesi’nde yer alan Kültür ve Sanat Evi’nde sürdürülen el işi cam füzyon çalışmalarında ev kadınları atık materyalleri geri dönüştürerek çevreye katkı sağlıyor.

Evli ve bir çocuk annesi Zeliha Karasu (41), cama şekil verdikleri cam füzyon çalışmalarında atık materyalleri geri dönüştürerek çevreye, hediyelik eşyaları satarak da turizme katkı sağladıklarını belirtti.

Kullandıkları camları bazen parayla bazen de çevreden edindiklerini belirten Karasu, en çok ilgiyi geri dönüşüm yaptıkları soda şişelerinin gördüğünü söyledi.

Zor olmasına karşın işlerini severek yaptıklarını belirten Karasu, ”Bir yılı aşkın süredir bu işi yapıyorum. Maddi olarak bize çok getirisi yok ama burada güzel vakit geçiriyoruz. Hammaddeyi kendimiz temin ediyoruz. Bu nedenle daha çok geri dönüşüm yapacağımız materyaller kullanıyoruz. Bu şekilde çevreye de katkı sağladığımızı düşünüyorum” dedi.

Hediyelik süs eşyası haline dönüştürdükleri soda şişelerinin yerli ve yabancı ziyaretçiler tarafından şaşkınlıkla karşılandığını anlatan Karasu, ”Önce şişe şekli verilmiş çalışmalar sanıyorlar, daha sonra ise anlattığımızda şaşkınlıklarını gizleyemiyorlar. Diğer ürünlere oranla soda şişesinden yaptığımız süs eşyaları daha çok ilgi görüyor” diye konuştu.

Soda şişelerini 820 derece ısıya varan özel fırınlarda eriterek düzleştirdiklerini, daha sonra ise üzerine elmaslarla kestikleri renkli camları yapıştırdıklarını belirten Karasu, erittikleri camın üstüne ise kentle özdeşleşmiş elma, kiraz, Kral Kaya Mezarları gibi birçok motifi işleyebildiklerini anlattı.

Nergiz Henden ise eğitimini aldıkları cam füzyon çalışmasını sürdürmeye çalıştıklarını dile getirerek, şeffaf ve renkli camları soğukken istenilen formda kestiklerini, daha sonra ise belirlenmiş kalıplara göre yerleştirip, özel fırınlarda 750 ile 900 derecede pişirerek şekil verdiklerini ifade etti.

Gülşen Koç ise Kültür ve Sanat Evi’nde cam füzyon dışında iğne oyası, ağaç yakma, gümüş savat ve yassıçal çuha dokuma el sanatı ürünleri üretilerek satıldığını anlattı.

Geri dönüşümü yapılan hediyelik eşyalar 7 ile 15 lira arasında satışa sunuluyor.

 

11.10.2012

Read More

Nobel Ödülü Tıp Alanında

cevre-muhendisligi

Nobel Ödülü’nün Tıp-Fizyoloji alanında kazanan isimler belli oldu. İngiliz bilim insanı John Gurdon ve Japon meslektaşı Şinya Yamanaka, hücrelerin ve organizmaların gelişmesini konu alan çalışmalarıyla 2012 Nobel Tıp Ödülü’ne layık görüldü.

 

İsveç’in Karolinska Enstitüsü’ndeki Nobel Kurulu, bu yıl tıp-fizyoloji alanında iki bilim insanını ödüle layık gördü. İngiliz John Gurdon ve Japon Şinya Yamanka, ‘hücrelerin özelleşmesi ve gelişimi hakkında çığr açan yeni bilgilere ulaşılmasını sağlayan araştırmaları dolayısıyla’ Nobel Ödülü’nü kazandı.

İki bilim insanı, “olgun hücrelerin pluripotent olmak için programlanabileceklerini’ keşfetti. Gurdon ve Yamanaka, gerçekleştirdikleri çalışmalarda, özelleşmiş hücrelerin vücuttaki her dokuya dönüşebilecek olgunlaşmamış hücrelere dönüşebileceğini ortaya çıkardı. Yapılan keşif, hücrelerin ve organizmaların nasıl geliştiği hakkında devrim yaratabilecek yeni bir anlayış ortaya koydu.

Pluripotent, embriyonik gelişimin erken safhalarında, tüm bir canlıyı oluşturabilme yeteneğine sahip olan henüz farklılaşmamış hücreler anlamına geliyor.

Gurdon ve Yamanaka aynı zamanda 1.2 milyon dolarlık para ödülünün de sahibi oldu. Nobel Ödülleri’nde her yıl ilk olarak tıp alanında kazanan isim  veya isimler açıklanıyor. Dinamiti keşfeden İsveçli kimyager ve iş adamı Alfred Nobel’in adına 1901 yılında verilmeye başlanan Nobel Ödülü, bugüne kadar Tıp-Fizyoloji alanında 102 defa verildi. 102 ödülden sadece 38’i birden fazla bilim insanına layık görüldü.

EN YAŞLI NOBELLİ 103 YAŞINDA
Bugüne kadar Tıp-Fizyoloji alanında Nobel Ödülü kazanan bilim insanlarının sadece 10 tanesi kadın. Bu isimlerden sadece ABD’li Barabara McClintock 1983 yılında tek başına ödülü kazanmayı başardı.

Tıp-fizyoloji alanında tarihin önemli Nobel Ödülü kazananları arasında, verem üzerindeki çalışmalarıyla 1905 yılında ödüle layık görülen Alman doktor ve bakteri uzmanı Robert Koch ve insulini keşfederek 1923 yılında aynı ödüle layık görülen Kanadalı fizyolog Frederick Banting var.

Tıp-Fizyoloji ödülünü kazanan ve hala hayatta olan en yaşlı bilim insanı, bugün 100 yaşında olan Rita Levi-Montalcini. 103 yaşına basan ilk ve tek Nobel Ödüllü bilim insanı olan Levi-Montalcini, 1986 yılında büyüme faktörleri üzerinde yaptıı araştırmalarıyla ödüle layık gçrüldü.

10.10.2012

Read More

Fiat’da Çevre Politikası

çevre-mühendisi

Çevreci Servis

World Class Manufactiring Gümüş Seviye Ödülü ve ISO 14001 Belgesine sahip fabrikamız 5 üzerinden 4 puanla Avrupa standartlarında çevreci otomobiller üretmektedir. Fiat otomobiller JATO 2009 sonuçlarına göre 127.8 g/km değerleriyle 3. defa Avrupa’nın en çevreci otomobili seçilmiştir.

2010 itibariyle yan sanayi ve tedarikçileriyle WCM standartarında “Yeşil Satınalma” çalışmalarına başlanmıştır. Doğaya ve çevreye duyarlı Fiat yetkili bayi ve servislerimizde yapılan düzenlemeler ile çevre ile ilgili kanun ve yönetmeliklere uyumlu şekilde atıkları yönetmekte ve bertarafını sağlamaktayız.

Çevreci Otomobil,
Çevreci Fabrika
Çevreci Yan Sanayi ve Tedarikçiler
Çevreci Servisler

Read More

Biyoyakıt Gündemde

cevre-insan

Kuraklık, Almanya’da soya ya da mısır gibi tarım ürünlerinden elde edilen “biyoyakıt” tartışmalarını yeniden gündeme getirdi.

Kalkınma uzmanları ve çevre dernekleri, biyoyakıt üretimi ile temel gıda maddelerinin fiyatlarındaki artış arasında doğrudan bağlantı olduğu görüşünde. Çünkü tarım alanlarının büyük kısmı biyoyakıtta kullanılacak ürünlere ayrılıyor. Dolayısıyla bu ürünler gıda olarak tüketilemiyor. Gelişmekte olan ülkelerde bunun sonucu açlık felaketi. Biyoyakıtı savunanlar ise bunun iklimin korunmasına hizmet edeceğini söyleyerek, çiftçilere güvenli ve petrol fiyatlarından bağımsız bir gelir vaadediyor. Bu tartışma şu sıralar Avrupa’yı sarmış durumda. Çünkü AB Komisyonu, biyoyakıt hedefinden çark eden bir taslak hazırladı.

Ulusal Bilimler Akademisi gibi saygın enstitülerin araştırmalarında, biyoyakıtın ‘çevre düşmanı’ olarak nitelendirilmesinden bu yana, AB Komisyonu’nun da bu konuya bakış açısı değişti. Komisyon’un enerjiden sorumlu temsilcisi Günther Oettinger ve iklimden sorumlu temsilci Connie Hedegaard, AB’nin biyoyakıtla ilgili düzenlemelerini tamamen değiştirecek geçici bir taslak hazırlardı. Taslak, biyoyakıtın ulaşım sektöründe 2020 yılına kadarki oranının yüzde 5 olmasını öngörüyor. Oysa çevrenin kirlenmesinin engellenmesi için AB genelinde biyoyakıtın yüzde 10 oranında kullanılması planlanıyordu.

Merkezi Berlin’de bulunan Petrol ve Protein Bitkilerini Destekle Birliği (UFOP) adlı lobi kuruluşunun yöneticisi Stephan Arens’e göre yüzde 5′lik fark, biyoyakıt için büyük bir darbe: “AB’nin biyoyakıt konusunda devreye soktuğu süreç oldukça ağır. Bu, Almanya’daki biyoyakıt branşının tamamı için çok ciddi bir kesinti.”

Almanya’da tarım hammadeleri hem dizel, hem de E10 diye nitelendirilen eko benzinde kullanılıyor. Avrupa genelinde her iki benzinde tarım ürünlerinin kullanılma oranı yüzde 4. Almanya bu konuda daha hızlı ilerliyor. Bu yıl nisan ayında biyoyakıt katkı payı yüzde 6,25′e ulaştı. Dünya Açlıkla Mücadele Örgütü’nden beslenme uzmanı Rafael Schneider gelişmeleri şöyle değerlendiriyor: “AB Komisyonu’nun hazırladığı ve biyoyakıt konusundaki değişikliği öngören taslak gerçekten de müzakerelere yön verecek bir belge haline gelip AB tarafından onaylanır mı? İşte bu meçhul. Almanya’da biyoyakıt katkı oranı yüzde 6,25. Şimdi Almanya’nın bu oranı düşürüp düşürmeyeceği sorusu gündemde.”

AB Komisyonu’nun enerji ve iklimden sorumlu temsilcilerinin hazırladığı biyoyakıt taslağı, biyoyakıt katkı payının yüzde 5 olmasını öngörüyor. Ancak iklimin korunmasına olumlu katkı sağladığı ispatlanamazsa, o zaman 2020 yılından itibaren biyayakıt için ayrılan sübvansiyonlar kesilecek. Üstelik bu yapılırken, arazilerin dolaylı olarak nasıl kullanıldıkları da gözönünde bulundurulacak. AB Komisyonu bu sayede, çevrecilerin, enerjide kullanılan bitkilerin aynı zamanda iklim dostu arazilerde yetiştirilecekleri ve bu nedenle de çevrenin kirlenmesine katkı sağlayacakları yönündeki suçlamayı bertaraf etmeyi istiyor.

Petrol ve Protein Bitkilerini Destekle Birliği yöneticisine göre bu yanlış bir bakış açısı: “AB’nin biyoyakıt politikasına duyulacak güvenin çok ciddi bir biçimde tartışmalı hale geldiğini görüyoruz. Peki ama AB, 2009 yılında oluşturulan ve şimdiye dek izlenen yakıt politikasının 2013 yılında büyük olasılıkla değişeceğini gören yatırımcıları nasıl olup da yeni tesis kurmaya ikna etmek istiyor?”

Çevreciler memnun
Çevre kuruluşları ise bu durumdan memnun. Rafael Schneider, AB’nin biyayakıt konusundaki olası politika değişikliğinin, yapılan hatalardan dönülmesi anlamına gelindiğini, bunun da iyi bir mesaj olarak algılanması gerektiğini belirtiyor. AB Komisyonu, biyoyakıtın geleceğini belirleyecek taslağı ekim ayında açıklayacak. Ardından taslağın hem AB ülkeleri, hem de AB Parlamentosu’nda onaylanması gerekiyor. Bu, 2013 yılı sonuna dek sürebilir. Hem çevre kuruluşları, hem de biyo enerjiyi destekleyen lobi kuruluşları, bu süreyi kendi lehlerine çevirmek için kullanacak.

 

10.10.2012

Read More

Marmara’da Arsenik Tehlikesi

gol-resmi

Namık Kemal Üniversitesi (NKÜ) Sağlık Yüksekokulu Öğretim Üyesi Toksikolog Yrd. Doç. Dr. Ayşe Handan Dökmeci, Marmara’da deniz canlılarında yaptıkları araştırmalarda, ”Arsenik” oranlarının normal değerlerinden yüksek çıktığını belirtti.

‘Tekirdağ kıyı sularından toplanan karideslerin ağır metal seviyelerinin belirlenmesi ve insan sağlığına olan toksik etkileri” konulu NKÜ Bilimsel Araştırma Projesi’nde İstanbul Üniversitesi (İÜ) öğretim üyeleri ile birlikte bir yıldır deniz canlıları üzerinde araştırmalarda bulunduklarını bildirdi.

Araştırmalarında, su ortamında bulunan kimyasalların izlenmesi için ortamda yaşayan midye, istiridye, ıstakoz yada karides gibi deniz ürünlerinin kullanıldığını anlatan Dökmeci, bu canlıların bünyelerinde depoladıkları ağır metaller, hormonlar, petrol türevleri gibi kirleticileri insana kadar ulaştırarak çeşitli hastalıklara neden olduklarını vurguladı.
Dökmeci, deniz canlıları üzerinde yaptıkları araştırmalarda, arsenik oranlarının yüksek çıktığını belirterek, şunları kaydetti:

”Midye ve karideslerin yenilebilir etinde kurşun, krom, nikel gibi değerleri bir yıl boyunca mevsimsel olarak izledik. Ülkemizde karides ve midyede arsenik için kabul edilebilir değer kilogramda 1 miligram iken alınan karides örneklerinde kilogramda 2,3, midyede ise 2,79 miligram değerini gördük. Bu değerler uzun dönemde insan sağlığını tehdit edebilecek düzeyde. İnsan bünyesine su, gıda ya da hava yolu ile alındığında birikerek kanser ve nörolojik bozukluklar gibi birçok hastalığa neden oluyorlar. Arsenik uzun dönemde deri, böbrek, akciğer ve mesane kanserine, kurşun ise nörolojik bozukluklara neden olabiliyor.”

”Kıyı Kirliliği Araştırma Merkezi kurulmalı’

Büyük ve önemli stratejik değeri olan su kaynaklarının, kıyıların ve bunların ekosistemlerinin giderek kullanılamaz hale geldiğini ifade eden Dökmeci, iklim değişikliklerinin kötü gidişatı daha da hızlandıracağını ifade etti.

Özellikle Marmara denizi çevresinde yaşanan kirliliğin kontrol edilmesi için daha fazla çalışılması gerektiğine değinen Dökmeci, Tekirdağ kıyısında kimyasalların denize etkilerini kontrol altına almak için, ”Kıyı Kirliliği Araştırma Merkezi” kurulması gerektiğini söyledi.

Dökmeci, Tekirdağ nüfusunun hızla artması nedeniyle evsel, endüstriyel ve tarımsal kirleticilerin büyük oranda çevre sorunu yarattığını belirterek, bu nedenle, Tekirdağ kıyısında özellikle canlı bünyesinde birikime uğrayan ve halk sağlığı açısından risk oluşturabilecek ağır metaller gibi birçok kimyasalın kontrolü için her türlü çalışmanın desteklenmesi gerektiğini sözlerine ekledi.

8 Ekim 2012

Read More

Korkuyu Yok Etmek Mümkün

çevre mühendisliği

Bilim insanları, zihinde yeni oluşmuş korku gibi duyguları hafızadan silmenin mümkün olduğunu keşfederek, hafıza ve korku araştırmalarında çığır açabilecek bir adım attı.

İsveç’teki Uppsala Üniversitesi’nden Thomas Ågren tarafından yürütülen araştırmada, yeni oluşan duygusal anıları beyinden silmenin mümkün olduğu ortaya çıktı. Psikolog Ågren’in, meslektaşları profesörler Mats Fredrikson ve Tomas Furmark ile yürüttüğü çalışmada, araştırma konularını şöyle özetledi:

Öğrenilen bilgiler, protein oluşumuyla gerçekleşen pekişme sürecinin yardımıyla uzun süreli belleğe kaydediliyor. İnsanlar öğrendikleri bir şeyi hatırladıklarında, hafızaya kaydedilmiş olan bilgi bir süreliğine istikrarsız hale geliyor, ancak bir başka pekişme süreciyle bilgiler tekrar hafızaya yerleştiriliyor. Başka bir deyişle, insanlar, gerçekte olanı değil, gerçekleştiğini düşündükleri şeyler hakkında akıllarında kalanları hatırlıyor. Dolayısıyla, hatırlama eyleminden sonra tekrar gerçekleşen pekiştirme süreci bozulmasıyla, hatırlanan şeyin içeriğini değiştirmek mümkün olabiliyor.

Science dergisinde yayımlanan araştırmada, gönüllülere normal bir resim gösterdikleri esnada elektrik şoku verildi. Yapılan bu işlemle, gösterilen fotoğraflar, deneklerde duygusal hafızalarına yerleşecek bir korku hissi yarattı. Fotoğraf, hafızaya kaydolan bu korkuyu ortaya çıkarmak için elektrik şoku olmadan tekrar gösterildi. Deney grubuna, resim üst üste gösterilerek pekişme sürecinin tekrarlanmaması sağlanırken, kontrol grubuna ise resim uzun aralıklarla gösterilip yeniden pekişme sürecinin gerçekleşmesine izin verildi.

DENEY GRUBUNDA KORKU ORTADAN KAYBOLDU
Deney grubunda, pekişme sürecinin tekrarlanmasına izin verilmeyerek, resimle bağdaştırmış oldukları korku yok edildi. Diğer bir ifadeyle, resim hatırlanmasına rağmen, korku uyandırmaya devam etmedi.

Bunun yanısıra, yapılan manyetik rezonans görüntülemede (MR tarama), beynin duygusal hafızayı kontrol eden kısmı olan amigdala tarandı ve korkunun tamamen ortadan kaybolmuş olduğu görüldü.

Ågren, “Bu araştırmadan alınan sonuçlar, hafıza ve korku üzerine yapılan araştırmalarda bir dönüm noktası olabilir. Bulgular, en nihayetinde, aksiyete sorunları, travma sonrası stres bozukluğu ve panik atak gibi problemlere sahip milyonlarca insan için gelişmiş tedavi teknikleri üretilmesini sağlayabilir” açıklamasını yaptı.

 

07.10.2012

Read More

Parklarda Atık Yağ Toplanacak

geri dönüşüm

Bitkisel atık yağlar, market, alışveriş merkezi, park gibi yerlere konulacak ”atık yağ toplama cihazlarına” dökülecek…

Çevre Yönetimi Genel Müdürü Mehmet Baş, Bitkisel Atık Yağların Kontrolü Yönetmeliği’nin 2005 yılında çıkarıldığını hatırlattı.

Atık yağların toplanması konusunda miktar olarak çok fazla yol katedilemediğini ifade eden Baş, yönetmeliğin çıktığı yıllarda bin ton yağ toplanırken şimdi bu miktarın 10 bin tonu geçtiğini, ancak bu rakamın üretilen yağın ancak yüzde 10′una tekabül ettiğini bildirdi.

Yönetmeliğin, miktar konusundaki faydasından çok, getirdiği kurallar açısından önemli olduğunu belirten Baş, uygulamaların özellikle hazır yemek zincirlerinde etkili olduğunu dile getirdi.

Yağdaki önemli kriterlerden birinin, kanserojen etkisi bulunan polar madde oranı olduğunu dile getiren Baş, ”Yönetmelik çıkmadan önce ünlü fast food firmalarından aldığımız numunelerde polar madde oranı yüzde 80-85′lerdeydi. Yönetmelikle, bu oranın Avrupa’da da olduğu gibi yüzde 24′e çekilmesini istedik ve uygulanmasında başarılı da olduk. Artık insanlar buralarda rahatlıkla yemeklerini yiyebiliyor” diye konuştu.

Konutlardan bitkisel atık yağ toplama konusunda yönetmelik değişikliği çalışmaları bulunduğuna işaret eden Baş, artık yağların Bitkisel Yağ Sanayicileri Derneği tarafından toplanmasının planlandığını söyledi.

Derneğin, bu kapsamda vatandaşların kolay ulaşabileceği yerlere bitkisel atık yağ toplama cihazları koyacağını ifade eden Baş, cihazların öncelikle marketlere, alışveriş merkezlerine, parklara, nüfusun yoğun olduğu sitelere yerleştirileceğini bildirdi.

Baş, ”İnsanlar, genellikle atık yağlarını biriktirip alınmasını beklemek yerine, dökmeyi tercih ediyor. Ancak yağ toplama cihazları, ulaşabilecekleri yerlerde olursa, inanıyorum ki kimse yağını lavaboya dökmek istemez” diye konuştu.

Bakanlık tarafından yönetmelik değişikliği çalışmasının tamamlandığını anlatan Baş, ”Yakında vatandaşlar, bu cihazları etraflarında çok sık görmeye başlayacak” dedi.

 

06.10.2012

Read More

Savaş Jetlerinin Yakıtı Deniz Suyu

ucak

ABD’li bilim insanları, ordunun maliyetlerini kısmak için savaş uçaklarının yakıtını denizden elde etmeyi planlıyor. Başarılı olunursa, uçak gemileri savaş jetlerinin yakıtını kendisi üretebilecek.

ABD Donanma Araştırm Laboratuvarı (NRL), geliştirmeye çalıştıkları yöntem sayesinde, denizden benzinle aynı fiyata gelecek jet yakıtı elde edebileceklerini belirtti. ABD Donanması, denizden biyoyakıt elde ederek, maliyeti çok yüksek olan jet yakıtında önemli bir tasarrufa gitmeyi amaçlıyor. Bu sayede, uçak gemilerine göderilmesi için ekstradan tonlarca benzin harcanan yakıtı gemiler bulundukları yerde elde edebilecek.

Araştırma laboratuvarının üzerinde çalıştığı yöntem, deniz suyunu hidrojen gazı ve hidrojene parçalayarak, daha sonra biyoyakıt elde edilmesini öngörüyor.

Discovery News’in verdiği bilgiye göre, yakın zamanda bilimsel bir dergide detayları açıklanması beklenen teknolojinin, içinde üç odacık bulunan, 1,5 metre yüksekliğinde bir cihazla hayata geçirilmesi bekleniyor. ‘Karbon yakalama düzeneği’ adı verilen sistem, hidrojen gazı ortaya çıkaracağı gibi, karbon dioksit ortaya çıkaracak.

UCUZ YAKIT DÜZENEĞİ
Deniz suyu sisteme girdiğinde, hidrojen gazı ve CO2’den sıvı hidrokarbonlar üretilmesi için iki aşamalı bir süreç başlayacak. Ardından, başka bir kimyasal tepkimeyle elde edilen sıvı dönüştürülecek. NRL, elde edilmesi planlanan sıvının, yani biyoyakıtın istenen saflıkta olması için çalışmalara devam ettiklerini açıkladı.

Donanma kimyageri Heather Willauer, “Denizde jet yakıtı üretebilme kabiliyeti elde etmemiz, yakıtın lojistik dağıtım zorluklarını tamamen ortadan kaldıracağı gibi donanmanın enerji güvenliği ve bağımsızlığıda artıracak’ dedi.

ABD Donanması, son bir yıl içinde birçok denizde görev yapana gemilerine 600 milyon galon (2,271,000,000 litre) yakıt taşıdı. Bu kadar yüksek miktardaki yakıtın ikmali için dünya genelinde ABD ordusunun 15 yakıt ikmal tankeri kullanmasına neden oluyor. Uzmanlar, yapılacak devrim niteliğindeki gelişmeye rağmen, atmosfere CO2 salının miktarının azalmayacağını belirtti.

 

06.10.2012

Read More

Özel Bosch Servis Ankara

 

Buzdolabı konusunda kaliteye önem veren ve üst düzey teknoloji ile göz doldurmaya devam eden Bosch, beyaz eşya konusunda sektörün en iyi isimleri arasında yer alıyor ve ben de buzdolabı konusunda bu markayı tercih ediyorum. Bosch kalitesine güvenen sayısız insan var ve bu insanlar yanılıyor olamaz, özellikle kullanıcı yorumlarına dikkat ederseniz A sınıfı ürünler konusunda herhangi bir şikayet bulamazsınız.

Şikayet edemeyeceğiniz ve olumlu yorumların çok fazla olduğu Bosch buzdolabı servisi firması da sizlere aradığınız servis hizmetini en iyi şekilde sunan firmalar arasında yer alıyor ve ben de bu firmayı gözü kapalı tavsiye edebiliyorum. Firmadan ilk etapta yedek parça hizmeti aldım ve uzun süredir kullandığım ürünümü değiştirme kararı almışken bu firma sayesinde masraftan kurtuldum ve şimdilerde sorunsuz olarak ürünü kullanmaya devam ediyorum.

Bosch Servis Merkezi firmasından sizler de hizmet alabilirsiniz ve aldığınız hizmetler doğrultusunda ürünlerinizin çok daha sağlıklı olacağını söyleyebilirim. Firma çalışanları ürünleriniz ile detaylı bir şekilde ilgileniyor ve diğer firmalarda olduğu gibi ürünü alıp 2-3 gün sonra teslim etme gibi bir durum söz konusu değildir.

Özel Bosch Servis Ankara Telefon: 444 1 494

Bosch buzdolabı servisi firmasına ulaşmak için 444 1 494’ü tuşlamanız yeterlidir ve görüşme yapacağınız çağrı merkezi ekipleri bu anlamda sizlere en iyi şekilde destek verecek ve ürünleriniz ile ilgili soruları da detaylı bir şekilde yanıtlayacaklardır.

Read More

Ucuz Güneş Enerjisi

çevre mühendisliği

Günde 30-50 ton su çıkarma kapasitesine sahip güneş enerjisiyle sulama sisteminin maliyeti, devlet desteğiyle birlikte 2 bin dolara kadar düştü.

Konya’da güneş enerjisi projesi uygulayan Ziraat Mühendisi Hasan Hüseyin Motuk, ilk güneş enerjisi sistemini, 7 yıl önce 500 dekarlık Konya Büyükşehir Belediyesi Kent Ormanı’nın aydınlatması için kurduklarını, bunun Türkiye’deki örnek güneş enerjisi uygulamalarından biri olduğunu söyledi.

O tarihten itibaren gerçekleştirdikleri güneş enerjisiyle sulama ve aydınlatma projesi sayısının 10′u bulduğunu anlatan Motuk, bu yaz sonunda kırsal kalkınma destekleri içine güneş enerjisinden elektrik üreten sistemlerin de dahil edildiğini belirtti.

Günde 30-50 ton su çıkarma kapasitesine sahip bir güneş enerjisiyle sulama sisteminin maliyetinin, devlet desteğiyle birlikte 2 bin dolara kadar düştüğünü ifade eden Motuk, şunları kaydetti:

”Özellikle Avrupa’da güneş panelleri teknolojisinin gelişmesiyle, watt başına maliyetler de 4-6 avrodan 1,5 avroya kadar düştü. Türkiye’de çok fazla söylem olmasına karşın uygulamaya geçirilmiş proje miktarı oldukça az. Maalesef güneş enerjisi gibi, kurulum dışında hiç bir maliyeti olmayan böyle bir imkanı yeterince değerlendiremedik. Maliyetin yüzde 50′sini karşılayan kırsal kalkınma desteği, bu noktada büyük bir sıçrama sağlayabilir. Bizim amacımız bu projelerin yaygınlaşması… Şu anda içinde bulunduğumuz bahçedeki sistem, 40 metreden çektiği suyla 250 çam, 360 üzüm asması, 250 de meyve ağacını suluyor. Sistemi 4 bin dolara kurduk, yüzde 50 hibe desteğiyle bu sistemin bahçe sahibine maliyeti 2 bin dolar… Destekten yararlanabilmenin tek zorluğu kuyu ruhsatı alınmasındaki güçlük. Kuyu ruhsatıyla ilgili problem halledilirse, önümüzdeki yıldan itibaren köylülerimizin yüzde 80′i güneş enerjisiyle sulama için proje sunar. Sistem, damla sulamaya entegre edileceği için de Konya Kapalı Havzası’nda büyük oranda su tasarrufu sağlayacaktır.”

Motuk, kurulduktan sonra hiç bir ek masrafa ihtiyaç duymadan çalışan sistemin çiftçiler ve bahçe sahiplerince henüz yeteri kadar bilinmediğini, bunun için her bölgede ziraat odalarınca örnek projeler uygulanması gerektiğini sözlerine ekledi.

 

04.10.2012

Read More

Buski Atıksu Arıtma Tesisi

çökeltme-havuz

II. Kademe  Batı Atıksu Arıtma Tesisi karbon ile birlikte azot ve fosfor giderimini de içeren ve stabil çamur üreten uzun havalandırmalı aktif çamur prosesidir. Arıtma çamuru mekanik olarak susuzlaştırıldıktan sonra kireçlenerek depolanacaktır. 1. Tesise Giriş Giriş yapısına gelen atıksu, ön arıtma tesislerinde fiziksel olarak arıtıldıktan sonra selektör tankına gider ve biyolojik arıtım süreci başlar. Aşırı yağışlar nedeniyle,  tesise atıksuyun fazla gelmesi veya tesiste bakım, onarım gerekmesi durumunda, atıksuyun by-pass edilmesi gerektiğinde ; giriş yapısına gelen atıksu , 1. Kademe burgulu pompalar ile terfi edilip, ızgara ve kum tutucu ünitelerden geçtikten sonra , 1600 mm çaplı çelik boru ile dereye cazibeli deşarj edilir. 2. Ön Arıtma İki kademeli burgulu pompalar, ızgara, kum tutucu, ve debi ölçüm ünitelerinden oluşmaktadır.

3. Selektör Tankı Bu ünitede, ön arıtma ünitelerinden gelen atıksuyun çok kısa bir süre, havasız ortamda, geri devir çamuru ile karıştırılması ve mikroorganizmaların prosese uygun şartlara getirilmesi sağlanmaktadır.  Havuzda karışım dalgıç mixer ile sağlanmaktadır.  4.Anaerobik Bio- Fosfor TanklarıBu ünitede, selektör tankından alınan atıksu içerisindeki fosforun biyolojik olarak giderimi gerçekleştirilecektir. Her  tankta düşük hızlı dalgıç mixer bulunmaktadır. Her tanka oksijen redüksiyon potansiyeli (ORP) ölçme cihazı yerleştirilerek anaerobik şartlar izlenmektedir.
Bu ünitede, ön arıtma ünitelerinden gelen atıksuyun çok kısa bir süre, havasız ortamda, geri devir çamuru ile karıştırılması ve mikroorganizmaların prosese uygun şartlara getirilmesi sağlanmaktadır.

Selektör ve Anaerobik Bio-fosfor Tankları
5. Havalandırma Tankları Havalandırma tankları, Biyolojik reaktörler diye de adlandırılan bu ünitelerde;  Anaerobik tanklardan alınan atıksuyun istenilen kriterlere uygun arıtımı gerçekleştirilmektedir.
Bu ünitelerde, her biri 4 tanktan oluşan 2 hat mevcuttur. Kapaklar ve kanallar yolu ile  atıksu yönlendirilerek, istenilen herhangi bir tank, bakım için devre dışına alınabilmektedir.
Her bir hattaki tankların birisinde havalandırmasız, diğer üçünde havalandırmalı ortam  sağlanarak azot ve karbon giderimini içeren proses gerçekleşecektir. Havalandırma havuzunda aerobik ortam koşullarının sağlanması için gerekli hava, blowerlar vasıtasıyla temin edilmekte ve havuz tabanına yerleştirilen membran difüzörler vasıtasıyla homojen olarak atıksuya verilmektedir. Her bir tankta düşük hızlı dalgıç mixer, ORP ölçme cihazı ve havuzlardaki oksijen miktarını ölçmek ve buna olarak havalandırma ekipmanını kontrol etmek amacıyla çözünmüş oksijen metre (ÇO-metre) bulunmaktadır. Aerobik bölümden anoksik bölümün başına sirkülasyon sağlamak için sirkülasyon pompaları kullanılacaktır.

Havalandırma Tankları
6. Son Çökeltme Tankları Havalandırma tanklarından alınan atıksudaki mikroorganizma kütlesinin (Biokatı, Çamur olarak adlandırılır) yoğunluk farkı prensibi ile çökeltilerek atıksudan ayrılacağı dairesel havuzlardır.
- Arıtılmış su, havuz üst kenarında teşkil edilen savaklarla toplanıp, debi ölçüm yapısında debisi  ölçülerek  Ayvalı Dere’ ye  deşarj edilir. – Tabana çökelmiş olan mikroorganizma kütlesi (çamur) ise geri devir pompa yapısındaki pompalar ile tesisin başına (selektör tankına ) geri devir edilir.  Fazla  çamur ise yine pompalar vasıtasıyla çamur susuzlaştırma ünitelerine iletilir. Son çökeltim havuzlarında tabana çöken çamurun ve yüzeydeki köpüğün sıyırılması için kenardan tahrikli, yarım köprülü sıyırıcı monte edilmiştir.  Yüzeyden sıyırılan köpük çamur ızgaralarına iletilecektir.

Son Çökeltme Tankları
7. Çamur Arıtma Üniteleri Atıksu arıtma tesisinde oluşan fazla çamurun susuzlaştırılması için çamur arıtma üniteleri kullanılır. Bu üniteler; çamur ızgaraları, çamur dengeleme tankı, belt tip yoğunlaştırıcı,  belt pres susuzlaştırma ekipmanı ve çamur stabilizasyon çünite ve ekipmanını içermektedir.

    • Fazla çamur, ızgaradan geçirilerek çamur dengeleme tankına alınır.
    • Çamur, çamur tanklarında homojen hale getirilir. Çamurun anaerobik (havasız) ortama geçişini önlemek için blower ve difüzörlerle havalandırılması yapılır.
    • Dengeleme tankından belt pres besleme pompaları vasıtasıyla alınan çamur, yoğunlaştırılması ve suyunun alınması için belt tip yoğunlaştırıcı ve ardından belt-pres’e iletilir. Fazla çamur yoğunlaştırıcıdan önce polimer madde ile karıştırılır.
    •  Belt-Pres’ten çıkacak çamur  % 20 katı madde içeriğine sahip olacaktır. Çamur keki konveyörler ile çamur stabilizasyon ünitesine iletilir.
    • Çamur stabilizasyon ünitesi, çamur katı madde içeriğinin % 35’e çıkarılabilmesi için çamurun kireç ile karıştırılmasını içermektedir. Ünite, kireç depolama silolarını,  borulu burgulu konveyörden oluşan kireç besleme sistemini ve çamur ile kirecin karıştırılacağı tankı içermektedir.. Karıştırma işlemi bina içinde gerçekleştirilip ortamdan alınan hava gaz yıkayıcısından geçirilerek koku probleminin önlenmesi sağlanacaktır.
    • Stabilize olmuş çamur, yükseltici bir konveyör vasıtasıyla treyler veya kamyona yüklenip  depolama alanına iletilir.

Belt – Pres

Kireç Siloları

Çamur Arıtma Üniteleri
8. Desarj Yapısı

       Toplama çukurları vasıtasıyla desarj yapısına gelen arıtılmış su, 2 adet 1400 mm ‘lik desarj borusu ile Ayvalı Deresi’ne deşarj edilmektedir.

9. Kontrol Binası

       Tesisin bilgisayar denetimi altında çalıştırılabilmesi için bir kontrol binası yapılmış olup, tüm tesisin izlenebilmesi ve gerekli hallerde müdahale edilmesini sağlayan bilgisayar yazılımı kurulmuştur.
Read More

Google Microsoft’u Geçti

internet

Dünyanın teknoloji borsası olarak kabul edilen, New York merkezli otomatik bilgi ağı NASDAQ’a göre, Google Microsoft’u piyasa değeri olarak geride bıraktı.

Hisse bazlı sermaye açısından Google, 248.35 milyar dolarlık değeriyle dünyanın dördüncü büyük şirketi olurken, Microsoft 247.73 milyar dolarlık değeriyle beşinci sırada bulunuyor.

Dünyanın en değerli şirketleri listesinde Apple, 626.87 milyar dolarla başı çekiyor. Microsoft’un bir yıl içinde değerine 40 milyar dolar, Google’ın ise 90 milyar dolar kattığı görülüyor.

02.10.2012

Read More

Kocaeli’nin Kaynak Suları Arıtılacak

çevre kirliliği

Kocaeli Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü, Karamürsel, Gölcük ve Kartepe ilçelerinde bulunan kaynak sularını arıtarak bölgeye sağlıklı içme suyu sağlamak için 3 adet içme suyu arıtma tesisinin inşaatına başladı.

Gebze Denizli, Kandıra Dudutepe, İzmit Avluburun, Derince Kaşıkçı, Körfez Alihocalar, Karamürsel Osmaniye ile Yuvacık barajları içme suyu arıtma tesisleri ile Kocaeli’ye arıtılmış içme suyu sağlayan İSU Genel Müdürlüğü, Karamürsel Valideköprü, Kartepe Suadiye ve Gölcük Değirmendere’de bulunan kaynak sularını arıtmak için proje hazırladı. Kurum mühendisleri tarafından projelendirilen örnek içme suyu arıtma tesislerinin inşaat çalışmalarına bir süre önce başladı.

Yüklenici firma tarafından yürütülen çalışmalar kapsamında Karamürsel ilçesine bağlı Valideköprü de saatte 100 metreküp kaynak suyu arıtacak olan tesis ile keson terfi merkezinin temel inşaatları devam ediyor. Ayrıca bölgede 3 adet 200 metreküp kapasitesinde içme suyu deposu da inşa edilecek. Arıtma tesisinden içme suyu kalite standartlarında arıtılacak olan kaynak suları inşa edilecek depolara kademeli pompa sistemleri ile Valideköprü şebekesine verilerek bölgedeki köylerin arıtılmış içme suyu ihtiyaçları karşılanacak.

Proje kapsamında yer alan Gölcük Yukarı Değirmendere’de bulunan mevcut içme suyu arıtma tesisi ise yenilenecek. Saatte 200 metreküp su arıtacak şekilde projelendirilen Değirmendere İçme suyu Arıtma Tesisi ile bölgenin üst kesimlerinin arıtılmış içme suyu ihtiyaçları karşılanacak. Kartepe ilçesine bağlı Suadiye bölgesinde yer alan kaynak sularını arıtmak için ise saatte 200 metreküp kapasitede arıtma tesisi inşa edilecek.

Üç ilçede inşa edilecek olan içme suyu arıtma tesisleri ile 3 adet deponun inşaat çalışmaları 2013 yılının ilk ayı içerisinde tamamlanması hedefleniyor. Kaynak sularından yararlanan bölgelerin sağlıklı içme suyu ihtiyacını karşılayacak olan proje 2 milyon 694 bin TL’ye mal olacak.

Read More

Cep Telefonu ”Doyma” Duygusunu Köreltiyor

beyin-insan

Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi araştırmacıları, cep telefonlarındaki elektromanyetik alana maruz kalma halinde beynin yemek yerken doyma hissini veren MSH isimli hormonda azalmaya neden olduğunu ortaya koydu.

Buna göre, cep telefonunun yaydığı ışınlara belli bir sürenin üzerinde maruz kalındığında, yemek yerken ”doyma” duygusunun normalden daha geç geliştiği saptandı. Bu durumun tokluk duygusundaki gecikme sonucu, sürekli yeme ihtiyacı doğurduğundan obeziteyi tetikleyebileceği yorumu yapıldı.

Araştırma, Doç. Dr. Mehmet Çölbay ve Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Endokrinoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. İlhan Yetkin tarafından yürütüldü. Yetkin, çalışmada 1800 ve 2100 MHz elektromanyetik alanın açlık-tokluk hormonları, yeme davranışı ve obezite üzerine etkisini ortaya koymaya çalıştıklarını ifade etti.

Çalışmalarında iki ay süreyle deney hayvanlarını söz konusu dalga boylarında elektromanyetik alana maruz bıraktıklarını anlatan Yetkin, bu durumdaki hayvanların açlık-tokluk hormonlarında ortaya çıkan değişiklikleri, kilolarında gelişebilecek değişimi incelediklerini belirtti.

Araştırmada, deney hayvanlarının bir grubuna bir ay boyunca 1800 MHz, ikinci gruba bir ay boyunca 2100 MHz, üçüncü gruba da iki ay boyunca 2100 MHz radyofrekans uygulandığını belirten Yetkin, radyofrekans uygulamanın haftada altı gün uygulandığını söyledi.

Cep telefonu, hem davranışları hem hormonları etkiliyor

Araştırmalarında elektromanyetik alanın beynin iştah merkezi üzerine etkisini de araştırdıklarını bildiren Yetkin, şu bilgileri verdi:
”İştah merkezi beyinde hipotalamik bölgededir. Bu bölgede iki tane merkez vardır, bunlardan bir tanesi açlık ve diğeri tokluk merkezidir. Bu merkezlerde bulunan en etkili hormonlardan ikişer tanesini inceledik. Non-iyonizan ışınların, açlık-tokluk merkezlerini etkileyip insanların daha fazla yemelerine ya da yemelerine rağmen doyma duyularında gecikme yaşanıp yaşanmadığını araştırdık.
Bunun için 1800 ve 2100 MHz elektromanyetik alanı taklit eden bir aygıtla fareler üzerinde araştırma yaptık. Gördük ki fareler elektromanyetik dalgalardan hem davranış olarak hem de hormonal düzeyde etkileniyorlar.”

Türkiye’de cep telefonuyla ortalama konuşma süresinin ayda 4-4,5 saat olduğunu aktaran Yetkin, ortalama bu süreyi dikkate alarak farelere benzer sürede elektromanyetik alan uyguladıklarını söyledi.

Araştırmanın sonunda elektromanyetik ışınların, iştahı azaltıcı ve tokluk hissi veren MSH isimli hormonun etkisini azaltarak doyma duygusunda gecikmeye neden olduğunu bulduklarını bildiren Yetkin, ”Buna göre, cep telefonlarının etrafa yaydığı ışınlara belli bir sürenin üzerinde maruz kalındığında, yemek yerken doyma duygusu normalden daha geç oluşuyor. Doyma duygusu oluşmadığı için kişi sürekli yeme ihtiyacına giriyor. Dolayısıyla bu durumun obeziteyi de tetikliyor olabileceğini düşünüyoruz” diye konuştu.

Prof. Dr. Yetkin, çalışma sonuçlarının bilim dünyasına ilk defa gösterildiğini belirterek, çalışmanın sonuçlarının uluslararası dergilerde yayınlanması için hazırlık yapıldığını sözlerine ekledi.

30 Eylül 2012

Read More

İskenderun Katı Atık Ekim’de Faliyette

kati-atik-depolama-tesisi

İskenderun ile çevre belde belediyeleri tarafından yaptırılan katı atık bertaraf tesislerinin 15 Ekime kadar hizmete gireceği belirtildi.

İskenderun ile çevre belde belediyeleri tarafından yaptırılan katı atık bertaraf tesislerinin 15 Ekime kadar hizmete gireceği belirtildi.

İskenderun merkez olmak üzere çevre belde belediyeler tarafından ortak kullanılacak katı atık bertaraf tesislerinde özellikle plastik ürünlerin değerlendirileceği belirtildi.

İskenderun Belediye Başkanı Yusuf Civelek, Karayılan Belediye BaşkanıMehmet Yurtman, Nardüzü Belediye Başkanı Mehmet Yolcu, KaraağaçBelediye Başkanı Necmettin Acar, katı atık bertaraf tesislerinde incelemelerde bulundu.

Yetkililerden tesisin son durumu hakkında bilgi alan Yusuf Civelek, “50 yıl ileriyi görerek bu tesisi yaptık. Çünkü körfez çok büyüyor. Erzin’den Arsuz’a kadar büyüyecek. Biz de bu gelişmeyi göz önünde bulundurarak belde belediyeleri ile birlikte yaptığımız bu eser, ülkenin en önemli katı atık tesislerinden biri olacak.” dedi….

 

29.09.2012

Read More

Cep Telefonları Artık Virüsle Şarj Olacak

samsung

Bilim insanları, bakterilerden enerji elde etmek için yürütülen çalışmalarda önemli bir adım attı.

ABD’nin California Üniversitesi’ndeki araştırmacılar, bakterileri yiyerek beslenen bir virüsten enerji elde etmenin yolunu buldu. Basınçsal elektrik (pizoelektrik) özelliği bulunduran M13 bakteriyofajı üzerinde deney yapan araştırmacılar, mekanik enerjiyi elektrik enerjisine dönüştürebilen virüsle elektrik üretmeyi başardı.

Araştırmacılar, M13’ün elektrik üretebilme özelliği sayesinde birgün cep telefonlarının yürürken şarj edilebilmesini veya mobil cihazlardaki zehirli pizoelektrik elementlerin ortadan kaldırılmasını amaçlıyor.

Cep telefonlarının birçoğunda kullanılan mikrofonlar, enerjiyi ses dalgalarından elektriksel çıktıya çevirmeleri gerektiği için pizoelektrik özellik barındırıyor. Elektriksel çıktı, hattın diğer ucuna iletilerek tekrar ses dalgalarına dönüştürülüyor ve konuşma gerçekleşiyor.

SIKIŞINCA TEMİZ ELEKTRİK ÜRETİYOR
Daily Mail sitesine konuşan araştırmacı Seung-Wuk Lee, pizoelektrik parçalarım kadmiyum ve kurşun gibi ağır ve zehirli elementler içerdiğini belirtti.

California Üniversitesi araştırmacıları, zehirli pizoelektrik unsurlarından cep telefonlarını arındırmak için, basınca maruz kaldığında elektrik üreten M13 bakteriyofajını kullanmayı hedefliyor. Lee ve meslektaşları, elektrik üretirken insan sağlığına zararlı hiçbir madde üretmeyen kalem şeklindeki M13 ile cep telefonlarında atılım yapmayı hedefliyor.

Tek bir petri kabındaki enfeksiyonlu bakteride milyonlarca M13 bulunması, virüsün elde edilmesini son derece kolaylaştırıyor. Sahip olduğu kaleme benzeyen şekil, virüsün çok ince kalıplara yerleştirilmesine imkan verecek.

 

28.09.2012

Read More

Japonya Nükleer Enerji’den Vazgeçiyor

nukleer-enerji

Japonya, 2030 yılına kadar nükleer enerji üretimini sona erdirmeyi planlıyor.

Japonya’da bu kararın alınmasında Fukushima nükleer santralinde yaşanan felaket etkili oldu.

Bir hükümet komisyonu tarafından sunulan plan uyarınca 2040 yılında Japonya’daki bütün nükleer reaktörlere kilit vurulmuş olacak.

Fukushima faciasından önce Japonya enerji ihtiyacının üçte birini nükleer santrallerden sağlıyordu.

Read More

Ziraat Bankası Personel Alım İlanı

çevre-mühendisi

Ziraat Bankası 2500 banko asistanı, 500 servis görevlisi, 210 uzman yardımcı, 30 ic kontrolör yardımcısı, 35 müfettişyardımcısı olmak üzere 3275 personel alacak. Basvurular 17 ila 28 Eylul tarihlerinde alinacak. Detaylar için TIKLAYINIZ!

Read More

Uzay ‘Florasan’la Aydınlanıyor

çevre

NASA ve Avrupa Uzay Ajansı’na ait Hubble uzay teleskobu, NGC 4634 galaksisinin net görüntüsünü elde etti. Yıldızlardan gelen güçlü radyasyon, gazları florasan lambalara benzeyen bir etkiyle harekete geçirerek parlaklaştırıyor.

Amerikan Havacılık ve Uzay Dairesi (NASA) ve Avrupa Uzay Ajansı’na (ESA) ait Hubble uzay teleskobu, NGC 4634 galaksisinin bütününün net bir görüntüsünü elde etmeyi başardı.

NASA’daki bilimadamları, NGC 4634′ün teleskop tarafından çekilen yuvarlak görüntüsünün, yakınındaki galaksilerle arasındaki sürekli etkileşim nedeniyle hafif yamuk gözüktüğünü ve hatlarının toz şeritleri ve parlak nebulalarla belirginleştiğini açıkladı.

Görüntülerde NGC 4634′ün tamamının ve galaksiye ait ışık halkasının etrafındaki dağılmış kısımlarının, parlak pembe nebulalarla kaplı olduğunun görüldüğünü kaydeden uzmanlar, bu gaz bulutlarının Samanyolu’ndaki Orion Nebulası’na benzer şekilde, yavaş yavaş yıldızların etrafını sardığına işaret etti.

Uzmanlar görüntülerde yer alan tüm galaksi çevresine yayılmış durumdaki parlak ipliksi şekillerin, yıldızlardan çıkan ışığın uzaydaki toz bulutlarınca engellenmesi sonucu oluştuğunu belirtti.

Yıldızlardan gelen güçlü radyasyon, gazları florasan lambalara benzeyen bir etkiyle harekete geçirerek parlaklaştırıyor. Çok sayıdaki bu çeşit yıldız oluşum bölgeleri kütle çekim etkileşimlerinin ölçümünde bir çeşit sayaç görevi görüyor.

Hubble teleskobunun çektiği görüntü, Geniş Alan ve Gezegen Kamerası 2 ile Hubble teleskobuna ait Gelişmiş İnceleme Kamerası’ndan çıkan gözle görülen ışığın pozlamalarının birleştirilmesiyle elde edildi.

NGC 4634, dünyadan yaklaşık 70 milyon ışık yılı uzaktaki, etkileşim içindeki galaksi çiftlerinden biri olan Berenices’in Saçı takımyıldızının içinde yer alıyor.

Yıldızlar arasındaki hidrojen, helyum ve diğer iyonize olmuş gazların oluşturduğu toz bulutlarına nebula adı veriliyor.

25.09.2012

Read More

Beko Servisi İzmit – 444 1 494

397ead436a921e21d76583dc85d5e2c0_1267882822

İzmit Beko servisi yıllardan beri sizlere daha iyi bir hizmet sunmayı amaç edinmiş ve amaç doğrultusunda çalışmalar yapmış bir firmadır. Bizim için önemli olan müşteri memnuniyeti ve %100 kalite’dir. Firmamız uzman ve eğitimli personeller tarafından sizlere hizmet vermektedir. Ve sizlerin her türlü ihtiyaç ve isteklerinizi karşılayabilmek için firmamız teknik bir servis değil özel bir servistir.

İzmit Beko Servisi

Firmamız güvenirliğine ve kalitesine güvenerek 1 yıl parça garantisi hizmeti sunmaktayız. Her zaman daha güvenilir ve daha kaliteli hizmet veren tek adres olmuşuzdur.

Kocaeli Servis

Firmamızın size sağlamış olduğu 444 1 494 nolu telefondan bizlere ulaşabilir ve sizlere kesintisiz hizmetler sunabiliriz. Bunun için telefonu aramanız yeterli olacaktır.

 

Kocaeli çevre mühendisliği izmit çevre mühendisliği – çevre mühendisleri maaşları

Read More

Ceyhan Nehri’nde Balık Ölümleri

gol-resmi

Afşin ilçesine bağlı Ortaklı köyünden geçen Ceyhan Nehri’nde toplu balık ölümleri yaşanması nedeniyle Gıda, Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğü inceleme başlattı.

Ortaklı köyü sakinlerinin, Ceyhan Nehri’nde balık ölümleri olduğu bilgisini Gıda, Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğü’ne bildirmesi üzerine inceleme başlatıldı.

Köylülerden Erdal Ceyhan, yaptığı açıklamada, son günlerde nehirdeki yüzlerce balığın telef olduğunu gözlediklerini söyledi. Yetkililere bilgi verdiklerini ifade eden Ceyhan, ”Balık ölümleri bizleri endişelendiriyor. Son 10 yıldır bu şekilde toplu balık ölümleri meydana geliyor. Özellikle eylül ayında bu şekilde toplu balık ölümleri yaşanması dikkat çekici. Bu konuda araştırma yapılmasını istiyoruz” diye konuştu.

Öte yandan Afşin Gıda, Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğü’nde görevli Şeyda Uluer yaptığı açıklamada, gerekli numuneleri aldıklarını ve ilgili yerlere gönderileceğini söyledi.

24 Eylül 2012

Read More

Psikopatlar İyi Koku Alamıyor

çevre mühendisliği

Psikopatların koku alma duyusunun zayıf olabileceği belirlendi.

Avustralya’daki Macquarie Üniversitesi’nin Psikoloji Bölümü’nden Mehmet Mahmut ve Richard Stevenson, psikopatik eğilim gösteren 19-21 yaşındaki suça karışmamış 79 kişinin koku alma yetisi ile sakinlik, düzensiz yaşam biçimleri ve suça olan meyillerini inceledi.

Portakal, kahve veya deri gibi kokan 16 çubuğun koklatıldığı bu kişilerin kokuları doğru şekilde saptayamadığı görüldü.

“Chemosensory Perception” dergisinde yayımlanan araştırmaya imza atan bilim insanları beynin koku almayı denetleyen bölümünün psikopatik eğilim gösteren kişilerde daha az etkili olduğunu vurguladı.

Bulguların, psikopatların bu sonuçlardan yola çıkarak belirlenmesini kolaylaştırabileceğini belirten bilim insanları, koku alma duyusu zayıf olan her kişinin psikopat olarak algılanmaması gerektiğine, koku alma bozukluğunun şizofreni, Parkinson ve Alzheimer hastalarında da görülebileceğine dikkati çekti.

24 Eylül 2012

Read More

Karadeniz’de Balık Riskte

tekne-deniz

Türkiye İstatistik Kurumu verilerine göre, Karadeniz’de elli yıl önce 52 olan balık türü, yarı yarıya azaldı; 26′ya düştü…

7 ülke…160 milyon insan… Kıta Avrupası’nın nüfusunun üçte biri…
Karadeniz’in kirlenmesinde hepsinin katkısı var… Çünkü bu rakamlarla ifade edilen nüfusun kanalizasyonu Karadeniz’e dökülüyor…

Türkiye İstatistik Kurumu verilerine göre, Karadeniz’de elli yıl önce 52 olan balık türü, yarı yarıya  azaldı; 26′ya düştü…

Akya, çipura, kırlangıç, mercan, mırmır, lipsos ve zurna artık Karadeniz’de göremeyeceğimiz balıklardan bazıları…

Uzmanlar, mevcut durum sürdükçe kalkan, karagöz, tekir, tirsi ve izmarit’in de bu listeye dahil olacağına dikkat çekiyor.

Palamut da Karadeniz’de son yıllarda eskisi gibi avlanamayan balıklardan…

Karadeniz’de balıkçılık yapan Yavuz Yılmaz şunları söylüyor: “Her sene sezon öncesi balık baya görünüyor ama olmuyor. Teknelerin yoğunlaşması, Marmara’daki teknelerin Karadeniz’e çıkması, çinakopun yasak olması bizi çok etkiledi.”

Karadenizli balıkçıların en büyük tesellisi, hala hamsi…
Hamsi içinse değişen “av mevsimi”ne dikkat çekiliyor.

 

21.09.2012

Read More

Buzullar Hızla Eriyor

kutup

Eriyen buzullar, etkisini insan yaşamı üzerinde hissedilir bir şekilde göstermeye başladı…

Bugüne kadar buzulların erimesi ile ilgili yüzlerce haber yapıldı. Bu haber de bunlardan biri. Ama sorun giderek ciddeleşiyor.

Son olarak yapılan araştırmalardan biri buzulların erimesinin etkilerine dikkat çekiyor. Himalayalardaki buzulların erimesinin Güney Asya’daki hava koşullarını değiştirdiğini gözler önüne seriyor. Araştırmacı Robert McDonal, buzullarının erimesinin bölgedeki muson yağmurlarını etkileyeceğini söylüyor. Bu da bölgede yaşayanlar için “su kıtlığı” tehlikesini beraberinde getiriyor.

Himalayalardaki buzulların erimesi ile değişen muson yağmurları bu yıl nereye düşecek henüz belli değil. Bilim insanları bölgedeki sosyal yaşam ve tarım için kullanılan muson yağmurlarının artık okyanusa düşmesinden endişeli. Yağmurlara yeryüzüne inecek su miktarı da bir başka sorun…

 

Read More

“Van Acil İçme Suyu Projesi” Çalışmaları Tamgaz

icme-suyu

Orman ve Su İşleri Bakanlığı’nın, Van’ın içme suyu problemini çözecek olan “Van Acil İçme Suyu Projesi” çalışmalarına başlandığı açıklandı.

Orman ve Su İşleri Bakanlığı’nın, Van’ın içme suyu problemini çözecek olan “Van Acil İçme Suyu Projesi” çalışmalarına başlandığı açıklandı.

Bakanlık Basın ve Halkla İlişkiler Müşavirliği’nden yapılan açıklamada, “Van Acil İçme Suyu Projesi” ile Şamran Kanalı’ndan Van’a kadar 47 kilometrelik güzergaha 2 metre çapında borular döşenerek tesis edilecek yeni su hattı ile Van’ın su probleminin çözülmesinin hedeflenmekte olduğu belirtildi. Mevcut hatta su kaçaklarının fazla olması ve geçtiğimiz yıl yaşanan depremden sonra inşa edilen TOKİ konutlarının bulunduğu bölgede nüfusun artacağı göz önünde bulundurularak çalışmalara başlanan projenin 150 günde tamamlanacağı ifade edilen açıklamada “25 Temmuz 2012 tarihinde işe başlanılan ve 150 günde bitirilmesi planlanan “Van Acil İçme Suyu İsale Hattı” ile Van il merkezi, Edremit, Gevaş ilçeleri,

Bostaniçi ve Çiçekli beldeleri ile Sakalar, Gündoğan, Köprüler, Köklü, Kızıltaş, Çayırbaşı, Dönemeç, Uğurveren, Andaç, Mülk, Erginsu, Dilkaya, Abalı, Aladüz, Atalan, Balaklı ve Günbaşı köylerinin 2045 yılına kadar olan içme, kullanma ve endüstri suyu ihtiyaçlarının karşılanması planlanmaktadır. Öte yandan Ercişilçesine su temin edecek olan “Erciş İçmesuyu Projesi” inşaatına 24 Ağustos 2012 tarihinde başlamış olup, çalışmalar devam etmektedir” denildi.

 

17.09.2012

Read More

Tagem Personel Alım İlanı

çevre-mühendisi

GIDA,TARIM VE HAYVANCILIK BAKANLIĞINA BAĞLI ARAŞTIRMA ENSTİTÜSÜ/İSTASYON MÜDÜRLÜKLERİNE
657 SAYILI KANUNUN 4/B MADDESİ KAPSAMINDA SÖZLEŞMELİ PERSONEL ALIMI YAPILACAKTIR

Ölçme Seçme ve Yerleştirme Merkezi Başkanlığı (ÖSYM) tarafından 7-8 Temmuz 2012 tarihinde yapılan KPSS lisans sınavı sonucuna göre, Bakanlığımız Araştırma Enstitüsü/İstasyon Müdürlüklerinde istihdam edilmek üzere 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 4/B maddesi kapsamında, sözleşmeli Mühendis, Biyolog ve Veteriner Hekim alınacaktır.

Ayrıntılı Bilgi için TIKLAYINIZ!

 

16.09.2012

Read More

Küçük Menderes Nehri’ni Kirletenlere Ceza

dere-nehir

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, Küçük Menderes Nehri’ni kirlettiği tespit edilen 6 işletmeye 222 bin lira ceza verdi.

Bakanlık’tan yapılan açıklamaya göre, basında ”Küçük Menderes Nehri zehir akıyor” şeklinde yer alan haberlere ilişkin başlatılan inceleme sonuçlandı.

Ekipler, 16 işletmeden numune örnekleri aldı. 5 işletmeye Su Kirliği Kontrolü Yönetmeliği’nde belirtilen sınır değerleri aşması, 1 tesise de bypass hattından deşarj yapması nedeniyle 2872 Sayılı Çevre Kanunu çerçevesinde toplam 222 bin lira para cezası verildi.
Bakanlık, 8 ayda Küçük Menderes Nehri’ne yönelik yaptığı 116 denetimde, 1 milyon 391 bin lira ceza kesti.

Açıklamada görüşlerine yer verilen Çevresel Etki Değerlendirmesi İzin ve Denetim Genel Müdürü Mustafa Satılmış, nehirlere deşarj olan tesislerin ÇED raporlarının sıkı bir şekilde irdelendiğini belirterek, havza denetimlerinin devam edeceğini kaydetti.

14 Eylül 2012

Read More

İnsan Yüzünü Belirleyen Genler Bulundu

cevre-muhendisligi

Bilim adamları, insanın yüzüne biçim veren 5 geni keşfetti. “Plos One” dergisinde yayımlanan araştırma, insanın yüz morfolojisinin anlaşılması açısından büyük bir gelişme olarak nitelendi.

 

Hollanda’nın Rotterdam kentindeki Erasmus Üniversitesi Tıp Merkezi’nde yapılan araştırmaya 10 binden fazla denek katıldı.

Prof. Kayser ve ekibi, manyetik rezonans görüntüleme yöntemiyle deneklerin kafa ve yüz özelliklerini inceledi ve bunları portre fotoğraflarıyla karşılaştırdı.

Daha sonra belirli yüz tiplerine sahip kişilerde ortak olan genetik varyasyonlar belirlendi.
Bu varyasyonlardan farklı yüz biçimlerini belirleyen 5 gen olduğunu ortaya çıkaran Prof. Kayser ve ekibi, bu genlere PRDM16, PAX3, TP63, C5orf50 ve COL17A1 adlarını verdi.
Prof. Kayser, daha önce DNA örneklerinden saç ve göz rengini tahmin edebilen bir test geliştirmişti.

Yüzün şeklini belirleyen genlerin keşfi ile saç ve göz rengini tahmin eden test, adli tıp açısından da büyük önem taşıyor.

Bilim adamları, gelecekte sadece DNA örnekleri kullanarak şüphelilerin profillerinin belirlenebileceği ileri sürüyor.

 

14.09.2012

Read More

Öğretim Gideri Şoku!

aöf

Üniversite harçlarının kaldırılması haberini sevinçle karşılayan Açıköğretim Fakültesi öğrencilerini büyük bir şok bekliyor.

Harçların kaldırılmasına sevinen Açıköğretim Fakültesi öğrencileri, önceki yıllarda verdikleri 250 liranın sadece 45 lirasını ödemeyeceklerini öğrenince büyük şok yaşadı. 205 liranın kitap vs giderler için ‘Öğretim Gideri Ödemesi’ adı altında alındığı belirtildi.

Hürriyet’in haberine göre, yaşadığı şaşkınlığı dile getiren Tarih Bölümü öğrencisi İbrahim E., harçların kaldırılmasına rağmen alınan 205 liraya tepki gösterdi. Kitap ya da sınav ücreti olarak alınan bu paranın çok yüksek olduğunu belirten İbrahim E., Açıköğretim’de okuyan çok az öğrencinin verilen kitaplardan yararlandığını belirterek, bunun da kaldırılmasını istedi.

 

11 Eylül 2012

Read More

Zaman Baskısı Yalan Söyletiyor

çevre mühendisliği

Yapılan en son araştırma, insanların zaman kısıtlı olduğunda ya da söylediklerini meşrulaştıracak bir gerekçe bulduklarında yalan söylediğini ortaya çıkardı.

İnsanları hangi etkenlerin insanları yalan söylemeye ittiğini bulmayı amaçlayan araştırma, Amsterdam Üniversitesi’nden Shaul Shalvi ve Ben-Gurion Üniversitesi’nden Yoella Bereby-Meyer ile Ori Eldar tarafından yapıldı.

Daha önce yapılan araştırmalar, insanların kendi çıkarlarına hizmet eden durumlarda ve kendi kendilerine söyledikleri yalanları gerçek kılabildikleri zaman yalan söylediğini ortaya koymuştu.  Bu sonuçları değerlendiren araştırma ekibi, insanların zaman baskısı altındayken, maddi bir çıkara dayanan konularda yalan söylemeye eğilimli olduğu varsayımını değerlendirdi. Bu varsayıma ek olarak, zaman baskısının olmadığı ve düşüncelerini gerçek kılamadıkları takdirde, yalan söyleme eğiliminin azalacağı düşünüldü.

ZAMAN BASKISI BELİRLEYİCİ
Psychological Science dergisinde yayınlanan araştırmayı yürüten isimlerden Shalvi, “Ortaya attığımız teoriye göre, insanlar öncelikle kendi çıkarlarına hizmet edecek şekilde davranıp, ancak kendilerine zaman tanındığında davranışlarının sosyal olarak kabul edilebilir olup olmadığını düşünüyorlar” ifadesini kullandı ve “İnsanlar hızlı davrandıklarında, ahkal kurallarını esnetmek ve yalan söylemeye başvurarak kendi çıkarlarını garantiye almaya çalışabilir. Daha fazla zamanlarının olması, onları tedbirli davranıp, yalan söylememeye ve hile yapmamaya itiyor” dedi.

Araştırmanın ilk aşamasında, katılan kişilere yalanı gerekçelendirme fırsatı verildiğinde yalan söyleyip söylemeyecekleri test edildi. Araştırmada yer alan 70 gönüllüden, üçer kez zar atmaları ve çıkan sayıları deneyi yürüten kişiden gizlemeleri istendi. Söyledikleri daha yüksek sayı için daha çok para alacak olan gönüllülere, sadece çıkan ilk sayı soruldu.

Böylelikle gönüllülere, ikinci ve üçüncü seferde attıkları zarlardaki sayıları gizli tutma fırsatı verilmiş oldu. Ancak araştırmacıların hiçbir sayıyı bilmemesinin, gönüllüleri çıkan sayılar arasındaki en yüksek sayıyı söylemeye iteceği göz önünde bulunduruldu. Gönüllülerden bazıları, 20 saniyede cevap vermek zorunda bırakılırken, diğerlerinin zamanı sınırlandırılmadı.

YALANI AZALTMAK İÇİN ZAMAN LAZIM
Shalvi ve diğer araştırmacılar, ikinci ve üçüncü zarlardaki sayıları bilmedikleri için, gönüllülerden aldıkları cevapları, olasılıklarla kıyasladı. Bunun sonucunda, hem zaman baskısı altında olanların, hem olmayanların yalan söylediği sonucuna varıldı. Ancak baskı altında olanların diğerlerine göre yalan söylemeye daha eğilimli olduğu görüldü.

Yapılan ikinci deneyde ise gönüllülere sadece bir kez zar atma hakkı verildi. Ancak bu kez yalanlarını gerçek kılmalarını sağlayacak bilgi verilmeyen gönüllüler, zarı attıktan sonra sonucu söyledi. Sonuçlar kontrol edildiğinde zaman baskısı altında olanların yalan söylediği, ancak diğerlerinin yalan söylemediği tespit edildi.

Her iki deneyde, insanların zaman kısıtlı olduğunda yalan söyleme ihtimallerinin daha fazla olduğu ortaya çıktı. Zaman sorunu olmadığında ise insanların daha çok kendilerini haklı gösterebildiklerinde yalan söylemeye eğilimli oldukları gözlemlendi.

Shalvi, “Bu çalışma, günlük yaşamda ve iş yaşamında insanlardan dürüst cevaplar almak için, onları köşeye sıkıştırmamak ve biraz zaman tanımak gerektiğini gösterdi” dedi. Shalvi, “İnsanlar yalan söylemenin yanlış olduğunun farkındalar, ancak doğru şeyi yapmak için biraz zamana ihtiyaç duyuyorlar” diye ekledi.

 

11.09.2012

Read More

Bartın Irmağı’nda Balık Ölümleri

cevre-kirliligi

Bartın Irmağı’ndaki balık ölümlerinin sudaki oksijen yetersizliğinden kaynaklandığı bildirildi.

Bartın Valiliği’nden yapılan yazılı açıklama, 31 Ağustos-3 Eylül tarihleri arasında ırmakta balık ölümlerinin görülmesi üzerine Boğaz ve Yalı mevkisini kapsayan alanda Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü ile İl Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğü ekiplerinin tarama ve araştırma yaptığı belirtildi.Yapılan çalışmalarda lokal olarak herhangi bir kirliliğe rastlanılmadığı anlatılan açıklamada, şunlar kaydedildi: ”Suyun değişik mesafelerinde oksijen miktarı ve su sıcaklık ölçümleri yapıldı. Bu ölçümlerde sudaki oksijen miktarının normal değerlerden düşük olduğu tespit edilmiştir. Su sıcaklığı da 23-25 derece arasındaki değerlerde ölçülmüştür. Bu kapsamda olay mahallinde suda yapılan oksijen ve sıcaklık ölçümleri ile ölü ve yaşam mücadelesi veren balıklar üzerinde yapılan inceleme sonucunda, balık ölümlerinin sudaki oksijen yetersizliğinden kaynaklandığı gözlenmiştir.”

10.09.2012

Read More

Türk’ün Uzay’da Başarısı

dünya

Geçtiğimiz hafta, uzaya çıkan bir füze ve onun taşıdığı uzay aracı, uluslararası medyada normalin üstünde bir uzay haberi oldu. Tarihi başarıda, bir Türk mühendis büyük rol oynadı.

Falcon 9 füzesinin uzay çıkardığı, şimdilik içinde insan bulunmayan Dragon uzay aracı, tamamen otomatik olarak Uluslararası Uzay İstasyonu’na (ISS) giderek 25 Mayıs Cuma günün kenetlendi. Bu olay zaten kendi başına büyük bir teknolojik başarı sayılır.

Ancak haberi asıl önemli kılan, ilk kez devletten tek kuruş destek almadan bu işlere giren bir özel sektör firması tarafından gösterilen başarıdır.

SpaceX firmasının bu başarısının arkasında şüphesiz onun vizyoner kurucusu Elon Musk adı önde gelir. Fakat adı medyada pek geçmese de bu başarıdaki en büyük teknik pay, bir Türk mühendis Bülent Altan’a aittir.

HIZLA YÜKSELEN TÜRK MÜHENDİS
Bülent Altan, Stanford Üniversitesi’nden 2004 yılında yüksek lisan derecesi aldıktan az sonra, SpaceX firmasına çekirdek kadronun bir elemanı olarak girdi. Şirket büyüdükçe o da yükselerek, bugün elektronik sistemlerden (avionics) sorumlu direktör pozisyonuna geldi. Aynı zamanda başkan yardımcısı görevini de vekaleten yürütmekte. Umarız son başarılardan sonra asaleten de başkan yardımcılığına getirilir.

Bülent Altan, İstanbul Teknik Üniversitesinden Prof Dr Orhan Altan’ın oğludur. Alman Lisesini bitirdikten sonra Münih Teknik Üniversitesine gitmiş. Oradaki mezuniyetini takiben de ABD’ye Stanford Üniversitesine devam ederek yüksek lisans derecesini almıştır.

SpaceX firması 2002 yılında iş adamı Elon Musk tarafından kurulduğunda başarılı olacağına şüphe ile bakılmaktaydı. Çünkü daha önce uzay füzesi geliştirmek amacıyla kurulan birçok özel firma başarısız olmuş ve batmıştı. Bir serüven olarak nitelendirilebilecek bu iş, kritik ileri teknolojiler ve yenilikçi yaklaşımlar gerektiriyordu. Önemli bir sorun da, uzun yıllar sürecek finansman ihtiyacıydı. Yapılacak yatırım, taşıdığı riskler bir yana, en azından on yıl bir geri dönüş getirmeyecekti.

Şimdiye kadar uyduları uzaya çıkaran füzelerin arkasında hep devletler vardır. Ya füzeleri zaten yapan devlet kurumları olur, ya da verdiği proje ile finansman sağlayarak yaptıran gene devlettir. SpaceX, ilk olarak devletten hiçbir finansal destek almadan bu serüvene girişmiş, hedeflediği gelişmenin büyük kısmını kendi kaynaklarıyla başarmıştır. Ancak son zamanlarda bu başarılarının karşılığında NASA’dan küçük bir destek almıştır.

Gelen haberlere göre son fırlatma başarısından sonra firma, NASA ile 1,6 milyar dolarlık on kadar fırlatma için bir anlaşma yapmıştır. İki gün önce yaptığı diğer bir anlaşma ile bir Intel telekomünikasyon uydusunun fırlatması işini üstlenmiştir. Yalnız bu fırlatmada Falcon 9 füzesi değil, onun daha büyüğü olan ağır yük Falcon füzesi kullanılacaktır. SpaceX firması Dünya fırlatma pazarına aktif olarak girerken bir Türk yapımı olan Göktürk 2 uydusunu fırlatmayı da istemektedir.

 

09.09.2012

Read More

Seyfe Gölü’nde Turnalar Direniyor

seyfegolu

Uluslararası anlaşmalar ile koruma altında olan Seyfe Gölü’nde su seviyesi azaldı. Buna rağmen kuşlar gölü terketmedi.

Seyfe Ekoloji Derneği Başkanı Ömer Çetiner, Seyfe Gölü’ndeki su seviyesinin azalmasına rağmen Turna kuşlarının gölü terk etmediğini ve yavrulama dönemini burada geçirdiklerini belirtti.

Çetiner, “Kuşlar göl civarında konaklayıp yavruladılar. Bir çift olan turnaların sayısı şu an için yedi adet olarak tespit edildi. Bu durum Seyfe Gölü‘nün önemini bir kat daha artırıyor” şeklinde konuştu.

Çetiner, gölü besleyen kaynaklardan yalnızca Seyfe pınarından su geldiğini vurgulayarak, su seviyesinin %25’lere kadar düştüğünü ve Seyfe Gölü yönetim planının hızla hayata geçirilmesi gerektiğini ifade etti.

 

09.09.2012

Read More

100 Milyon Yıllık Meteor Krateri

krater

Kuzey Kutbu’nda 100 milyon yıl önce dünyaya çarpan bir meteora ait krater bulundu.

Kanada’nın Saskatchewan Üniversitesi’nden bir grup bilim insanı, Kuzey Kutbu’nda 100 milyon yıl önce dünyaya çarpan bir meteora ait krater bulunduğu açıkladı.

Bilim insanları ortaya çıkarılan kraterin, bugüne dek keşfedilen 30.meteor krateri olduğu belirtti.

Grubun lideri Profesör Brian Pratt yaptığı yazılı açıklamada, ”Bu krater, kozmik kainat bulmacasının bir başka parçası” ifadesini kullandı.

Kraterlerin katmanlarında, yerkabuğunun dönüşümlerinin aşamaları ve o zamanki hayata dair ipuçları olduğunu kaydeden Brian Pratt, 25 kilometrelik bir alanı kaplayan krateri 2 yıllık bir çalışma sonunda bulduklarını belirtti.

 

08.09.2012

Read More

Hayvan Dışkısından Elektrik

cicek

Türkiye’nin ilk atık yakma ve değerlendirme tesisi özelliği taşıyan İzmit Atık ve Artıkları Arıtma Yakma ve Değerlendirme AŞ (İZAYDAŞ), sebze-meyve hali atıkları, çimen, işkembe içi atıklar ve hayvan dışkılarından yıllık 10 milyon kilovat/saat elektrik üretecek.

İZAYDAŞ Genel Müdürü Muhammet Saraç, klinik ve tehlikeli atıkların yakılmasıyla tesisin ihtiyaç duyduğu enerjinin iki katını üretebildiklerini, tesisin enerji ihtiyacını karşılandıklarını ve ihtiyaç fazlası enerjinin satışından gelir elde edildiğini söyledi.

Tesislerde çöp gazından enerji üretildiğini, 132 kilovat/saat kapasiteli iki rüzgar tribünü bulunduğunu, deneme amaçlı güneş enerjisi panelleri de kurduklarını anlatan Saraç, 2007 yılında TÜBİTAK ve Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nce ”Biyogaz ve Entegre Enerji Üretim Tesisi” projesini başlattıklarını vurguladı.

”İZAYDAŞ, aslında ciddi bir enerji şirketidir”

Asli görevlerinin Kocaeli’de üretilen günlük bin 600 ton civarındaki evsel atık ve endüstri kaynaklı tehlikeli atıkların yakılarak bertarafı olduğuna dikkati çeken Saraç, İzmit Körfezi’ne giren gemilerin oluşturduğu atıklarla tıbbi atıkları da bertaraf ettiklerini kaydetti.
Kocaeli’de rekreasyon yapılacak alanların hafriyat depolama işlerini de yürüttüklerine işaret eden Saraç, şunları söyledi:

”Atıkları analiz sonuçlarına göre ya yakarak enerjiye çeviriyoruz ya da yönetmelik gereği depolayarak bertaraf ediyoruz. İZAYDAŞ, temelde atık şirketi görünmesine rağmen aslında ciddi bir enerji şirketidir. Başından beri tehlikeli atıkların yakılarak bertaraf edilmesi gibi yenilenebilir kaynak kullanıyoruz. Bir taraftan rutin faaliyetlerimizi yürütürken, diğer taraftan da şirketimizin geleceğine yönelik çalışmalar yapıyoruz.”

Sebze-meyve hali atıkları, belediye ekiplerinin biçtiği çimler, mezbahalardaki işkembe içi atıklar ile büyükbaş, küçükbaş ve kümes hayvanlarının dışkılarının bertaraf edilmesi amacıyla yeni bir proje başlattıklarını vurgulayan Saraç, ”Projenin yatırımını TÜBİTAK yapıyor, müşteri kurum Büyükşehir Belediyesi, işletmesini ise İZAYDAŞ yapacak. Tesis, şirketimiz yerleşkesinde inşa edildi. 2007 yılında başlayan proje, bu yıl itibarıyla tamamlandı, devreye alma çalışmalarımız devam ediyor. Yakın bir zamanda sürekli üretime geçip şebekeye enerji vermeye çalışacağız” dedi.

Atıklar bertaraf edilirken enerji üretilecek

Biyogaz tesisinde önceliklerinin çevreye kirlilik veren maddelerin usulüne uygun yok edilmesi olduğunu kaydeden Saraç, projenin bertaraf işlemi sırasında faydalı ürünlerin oluşturulmasını da sağlayacağını kaydetti.

Saraç, tesiste 355 kilovat/saat elektrik ve aynı zamanda gübre üretileceğini belirterek, günlük 30 ton civarında atığı da imha edeceklerini bildirdi.

”Enerji üretimiyle 12 ton civarında sıvı, 14 ton civarında da katı gübre çıkacak” diyen Saraç, ”Oluşturulacak gübre de ticari anlamda değerli bir gübre. Şu anda sıvı gübreyi deneme amaçlı yakın köylerimize verip kullandırıyoruz. Bu projeyle yılda 10 milyon kilovat/saat civarında enerji üretilmiş olacak” şeklinde konuştu.

Saraç, Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu’ndan (EPDK) yenilenebilir enerji kaynağı lisansı aldıklarını ve kısa süre içinde üretime geçmeyi planladıklarına işaret ederek, sözlerini şöyle tamamladı:

”Gaz ve gübre üretimimiz devam ediyor. Biyogaz teknolojisi dünyada çok uzun zamandır bilinen bir teknoloji. Avrupa ülkelerinde yaygın uygulamaları olan bir teknoloji ama ne yazık ki Türkiye’de henüz yeteri kadar uygulaması yok. Tesisimiz, sürekli çalışmaya geçtiğinde, en önemli tesislerden biri olacak. Hatta bu güçte ilk desem de yanlış olmaz. Dolayısıyla diğer şehirlere, özellikle besi çiftliklerine, tarım ve hayvancılıkla uğraşan özel şirketlere örnek olacak bir tesistir.”

Muhammet Saraç, Yuvacık Barajı’na yapmayı planladıkları hidroelektrik santrallerinden de elektrik üretmeyi planladıklarını sözlerine ekledi.

08 Eylül 2012

Read More

Bosch Servisleri – 444 7 404

çevre-mühendisi

 

Bosch Servisleri olarak Türkiye genelinde hizmet vermekteyiz. Bu hizmet ağımızı genişletmek ve bu hizmet ağımızla yurt dışına açılmak istiyoruz. Bizler sizlerden gelen olumlu yorumlar sonucu Bosch ürünlerini daha kaliteli bir halde sizlerin hizmetinize sunuyoruz. Servislerimizde uzman ve profesyonel teknik elemanlarımızla sizlere hizmet vermekteyiz. Servislerimizde ayrıca gezici personel ve gezici servis araçlarımız mevcuttur. Bizler bu yolda devam etmenin onuru içerisinde yeni beyaz eşya teknolojisinde yeniliklere imza atmayı hedefliyoruz.

Bosch Servisleri

Herkesin bildiği gibi beyaz eşya sektörü oldukça rekabetli bir sektördür. Bu sektörde hizmeti iyi yapan ve müşterisini memnun eden her zaman kazanmaktadır. Bizlerse her zaman müşteri memnuniyetini önem verip ön planda tutan Bosch servisleriyiz. Çünkü bizler için müşteri veli nimettir. Ayrıca Bosch servileri olarak daha hızlı ve daha kalite anlamında hizmet için yenilik çalışmalarımız devam etmektedir. Bunlardan bir tanesi gezici servis araçlarımızı değiştirerek son model ve en lüks servis araçları alarak hizmetinize sunmaktır.

Bosch Servisi

Ayrıca bu araçlar ve ekipmanlar ile Türkiye’nin neresinde olursanız olun sizlere bir telefon kadar yakın olduğumuzu asla unutmayın. Çünkü bizler sizler oldukça var olmaya devam edeceğiz. Bizleri bugünlere getiren sizlere sonsuz teşekkür ediyoruz.

 

BOSCH ÇEVRE MÜHENDİSİ  İŞ ALIMI | BOSCH ÇEVRE MÜHENDİSİ

Read More