Radyoaktif kirlenme

 

 

 

 

 

 

 

Nükleer enerji santralleri, nükleer silâh üreten fabrikalar, radyoaktif madde artıkları radyoaktif kirlenme yaratan başlıca kaynaklardır. Radyoaktif maddeler yaymış oldukları elektronla hava, su, toprak ve bitkilere zarar verir. Radyoaktif maddeye sahip (radyasyonlu) hayvansal ürünler (et, balık, süt, vb.) ve bitkiler, bu zararlı maddeyi besin zinciri ile insanlara ve diğer canlılara taşır. Bunun sonucunda bağışıklık mekanizmasını felce uğratmak, organları zedelemek gibi tedavisi olanak dışı olan hastalıklar meydana gelir.

Radyoaktif kirlilikler insanoğlunun radyoaktif maddelere müdahalesi ile açığa çıkmıştır. Modern hayat, sağladığı birçok kolaylıklarla birlikte enerji gereksinimi ve bazı problemleri de beraberinde getirmiştir. Yüzyı­lımızın ilk yarısında barajlardan ve termik santrallerden elde edilen enerji bir süre sonra yetersiz kalmıştır. Dolayısıyla bilim adamları radyo­aktif izotopların fizyonundan açığa çıkan nükleer enerjiyi kullanma yo­lunu seçmişlerdir. Bilim, nükleer enerjiyi keşfettikten sonra bunu kul­lanma yollarını aramaya başlamıştır. Bu amaçla, Amerika Nevada Çölü’nde, Rusya Kazakistan çöllerinde, Fransa Pasifik’te nükleer denemeler yapmıştır. Bu denemelerde çevrenin radyoaktif kirliliğe maruz kaldığı bir gerçektir. Çeşitli çevreci örgütler bu konuya duyarlılık gösterseler bi­le, nükleer enerjinin getireceği ekonomik güç baskın gelmiştir. Özellikle denemelerin yapıldığı bölgelerdeki radyasyon hava, su ve toprak kirlili­ğine yol açmıştır. Hava ve suyla taşınan radyasyon deneme yapılan böl­gelerin dışındaki bölgeleri de etkilemiştir.

Ayrıca bazı ülkeler nükleer reaktörden sağladığı enerjiyle hareket eden gemi, denizaltı ve uçak gemisi gibi araçlar üretmişlerdir. Ekonomik olarak düşünüldüğünde çok etkin olan bu araçlar; bir arıza, kaza veya teknik problem gibi aksi durumlarda ise potansiyel tehlike özelliğini ko­rumaktadır. Nükleer enerji ile sadece elektrik enerjisi üretilmekle kalınmayıp, bazı ülkeler tarafından silah yapımında da kullanılmıştır.

Radyoaktif izotoplar ayrıca tıpta ve biyolojik araştırmalarda da kulla­nılmaktadır. Bu amaçla üretilen maddelerin kullanıldıktan sonra çok iyi saklanması ve kontrollü olarak yok edilmesi gereklidir.

 

Nükleer Kirlilik

Uranyum ve toryum gibi elektron yayan maddelerin doğal denge halindeki diğer maddelerin atom yapılarını bozmasına nükleer kirlilik denir.

Nükleer kirlilik, radyoaktif maddelerin hava, su ve toprağa karışmasıyla gerçekleşir.

Radyoaktif maddelerin yaymış olduğu fazla miktardaki elektronlar canlılardaki hücre yapısını bozmakta ve kansere neden olmaktadır.

1986’da Ukrayna’daki Çernobil Nükleer Santrali’nde meydana gelen patlama çok önemli çevre sorunları ortaya çıkarmıştır. Bu olayların sonucunda insanlar ölmüş; su, hava ve toprak kirliliği yaşanmıştır.

 

Nükleer Enerji Hakkında Bilgi İçin Tıklayınız