Hava kirliliği Atmosfer fabrika tagged posts

Göl Kirliliği

Bir gölün anaerobik hale geçmesinde, gölün asimilasyon kapasitesinin önemi çok büyüktür. İkincil kirlenme adı da verilen ötrofikasyon ise, göllerde fosforca zengin olan evsel atıksular, tarımsal drenaj suları ve bazı endüstriyel atıksuların gölde beslenmeyi artırarak fotosentezle aşırı alg üremesine ve organik madde miktarının artmasına neden olmasından dolayı birtakım kimyasal değişiklikler meydana gelir.

Sudaki azot ve fosfor konsantrasyonlarına göre göller 3 sınıfa ayrılır. Azot ve fosfor konsantrasyonlarının belirli sınırların üzerine çıkması sonucunda hızlandığı göllere “ötrofik”, fosfor ve azot konsantrasyonlarının ve üretimin düşük olduğu göllere “oligotrofik”, bu iki sınır durum arasındaki göllere ise “mezotrofik” adı verilir.

Çeşitli amaçlarla kullanılan göl, gölet ve baraj rezervuarlarının kalite özellikleri ve sınıflandırılması SKKY’nin “Kıtaiçi Yüzeysel Suların Sınıflandırılması” konusunda açıklanan şekilde Tablo: IV.2.1 gereğince yapılır. Yine SKKY’ne göre “ Göl Sularına Ait Alıcı Ortam Standartları” ile ilgili Tablo: IV.2.2’de, göl, gölet ve baraj rezervuarlarının en önemli tehdit unsuru olan ötrofikasyon olayının kontrolü için azot ve fosfor sınıflandırılması getirilmektedir. Göl kirliliği ile ilgili olarak ölçüm ve tespit çalışmaları tamamlanmış olup bu konu ile ilgili olarak çeşitli projeler yürütülmektedir.

Yüzeysel sular içinde kirlenmeye karşı en hassas olan ortam gölledir. Özellikle dışa akışı olmayan göllerin havzasından toplanarak, gerek akarsular ve gerekse yüzey akışıyla gelen her türlü çözünmüş ve askıda maddeler gölde birikmeye başlar. Göle giren suların antropojen etkilerle kirlenmiş olması, su kalitesinin giderek bozulmasına sebep olur.

Göle giren kirleticiler, ağır metaller, güç parçalanabilen pestisidler gibi, bozunmayan tipte ise, bu kirleticiler gölde giderek artan yoğunlaşmalar meydana getirir. Askıdaki maddeler, göl tabanına çökerek birikirler ve gölün dolmasına sebep olurlar. Kolay parçalanabilen organik maddeler, gölün kendi kendini temizleme kapasitesi ile zararsız hale getirilirler. (Yani göller normal şartlarda organik kirliliği yok edebilirler) ancak, gölün doğal arıtma kapasitesini aşan organik yükler, göldeki oksijenin tüketilmesine ve gölün, anaerobik (oksijensiz) duruma dönüşmesine sebep olur. Göllerde görülen diğer bir kirlenme ve kalite bozulması türü de şudur

Kaynak:

www.gazi.edu.tr

Çevre Ve Orman Bakanlığı Türkiye Çevre Atlası

Read More

Fiziksel, Kimyasal ve Biyolojik Kirlilik

Çevre; dünya üzerinde yaşamını sürdüren canlılarının hayatları boyunca ilişkilerini sürdürdüğü dış ortamdır. Diğer bir deyişle “Ekosistem” olarak tanımlanabilir.  Hava, su ve toprak bu çevrenin fiziksel unsurlarını, insan, hayvan, bitki ve diğer mikroorganizmalar ise biyolojik unsurlarını teşkil etmektedir.

Doğanın temel fiziksel unsurları olan, hava, su ve toprak üzerinde olumsuz etkilerin oluşması ile ortaya çıkan ve canlı öğelerin hayati aktivitelerini olumsuz yönde etkileyen cansız çevre öğeleri üzerinde yapısal zararlar meydana getiren ve niteliklerini bozan yabancı maddelerin hava, su ve toprağa yoğun bir şekilde karışması olayına  “Çevre Kirliliği” adı verilmektedir.

Gelişen teknolojinin yaşamıma getirdiği rahatlık yanında, bu gelişmenin tabiata ve çevreye verdiği kirliliğin  boyutu her geçen gün hızla artmaktadır.

Yaşamı daha mükemmel hale getirmek, daha sağlıklı ve uzun bir ömür sağlayabilmek amacına dönük bu gelişmelerin, gerek kırsal, gerek kentsel alanlarda olsun, doğal kaynakları bozduğu su, hava, toprak kirlenmesine yol açtığı, bitki ve hayvan varlığına zarar verdiği son yıllarda inkar edilemez bir gerçek haline dönüşmüştür.

ÇEVRE KİRLİLİĞİNİN SINIFLANDIRILMASI

Çevrenin temel unsurlarından olan doğa, kendine has fiziksel, kimyasal ve biyolojik özelliklere sahiptir. Bu özelliler dikkate alındığında çevre kirliliği şu bölümlere ayrılır:

l. Fiziksel Kirlenme: Çevreyi meydana getiren toprak, su ve havanın fiziksel özelliklerinin tamamının veya bir kısmının insan, hayvan ve bitki sağlığını tehdit edecek, olumsuz yönde etkileyecek biçimde bozulması olayıdır.

Üretimde bulunan çeşitli fabrikaların atıklarının akarsu ve göllere boşaltılması, doğal erozyon ile toprakların göl ve denizlere taşınması açık kahverenginden, kırmızı siyaha kadar değişen renk almasına neden olmaktadır. Bu olay suların fiziksel kirlenmesidir.

2. Kimyasal Kirlenme:

Doğal çevreyi oluşturan toprak, su ve havanın kimyasal özelliklerinin canlıların hayati faaliyetlerini ve aktivitelerini olumsuz yönde etkileyecek biçimde bozulmasıdır. Örneğin; çeşitli fabrika katı ve sıvı atıklarının verimli tarım arazilerine veya akarsu ve nehirlere boşaltılması söz konusu tarım topraklarının, akarsu ve göllerinin zararlı ağır metallerle kirlenerek kimyasal kirlenmeye maruz kaldığım gösterir.

3. Biyolojik Kirlenme:

Doğal ortamı oluşturan toprak, hava ve suyun çeşitli mikroorganizmalarla kirlenmesi ve dolayısıyla mikrobiyolojik yapının bozulması mikrobiyal kirlenmeyi, aynı ortamların mikroorganizmalarla kirlenmesi ise biyolojik kirlenmeyi tanımlar. Örneğin, tarım alanlarının kanalizasyon suyu ile sulanması veya kanalizasyon sularının akarsu, göl ve denizlere boşaltılması ile kanalizasyon sularında bulunan hastalık yapıcı mikroorganizmalar toprağa, suya ve atmosfere geçerek bu ortamların mikrobiyolojik kirlenmesine yol açar.

Alinti.

Read More

SMM Nedir?

SMM Nedir? 

Büro Tescil Belgesi tüzel kişiliğe sahip bir firmanın Çevre Mühendisliği mesleği hizmetlerini sunabilme yeterliliğinin TMMOB Çevre Mühendisleri Odası tarafından tescil edildiğini gösterir bir belgedir.

Çevre Mühendisleri Odası BTB işlemlerini 28 Haziran 1938 gün ve 3458 sayılı “Mühendis ve Mimarlık Hakkındaki Kanun”, 8 Ağustos 1983 gün ve 66 sayılı ve 16 Eylül 1983 gün ve 85 sayılı Kanun Hükmündeki Kararnameler ile 7303 sayılı yasa ile değişik 6235 sayılı “TMMOB Kanunu” ve 25 Nisan 1989 tarih ve 102 sayılı kararla yürürlüğe giren “TMMOB Serbest Müşavirlik Mühendislik ve Mimarlık Hizmetleri ve Büro Tescil Belgesi Yönetmeliği” uyarınca hazırlanan TMMOB Çevre Mühendisleri Odası Serbest Çevre Mühendisliği Hizmet Büroları Tescil Ve Mesleki Denetim Yönetmeliği hükümleri uyarınca gerçekleştirir.

Çevre Mühendiliği hizmeti üreten bütün büroların tescil yükümlüğü yukarıda anılan yasa hükümlerince mühendislik ve mimarlık hizmetlerinin tıpkı tıp ve hukuk hizmetlerinin olduğu gibi birer kamu hizmeti olması nedeniyle bir takım özel koşullar gerektirmesinden kaynaklanır. Bu koşullar ilgili meslek disiplininden lisans diploması sahibi bir meslek mensubunun söz konusu büroda çalışan, ortak yada sahip olarak sorumlu düzeyde istihdamının yanı sıra, hem meslek mensubuun ilgili meslek odasına kaydı hem de bu hizmeti verecek büronun tescilidir. Ayrıca bu meslek alanlarında hizmet sunmak T.C. tabiyetinde olmayı gerektirir.

Çevre Mühendisliği alanında hizmet üretecek bir firmada Mühendislik ve Mimarlık hakkında Kanun‘un verdiği yetkiye dayanarak Çevre Mühendisliği Hizmetlerinden birini veya birkaçını ücreti karşılığında kendi hesabına veya kamu kurum veya kuruluşları dışında bir kişi veya kuruluş hesabına ücretli, sözleşmeli, ortak vb. bağlantı içinde yapan Çevre Mühendislerine Serbest Müşavir Mühendis (SMM) adı verilir.

Serbest Çevre Mühendislği Hizmetleri yapmak üzere ÇMO‘na kayıt ve tescil yaptıran bünyesinde tam gün çalışan en az bir SMM bulunduran vergiye tabii kişi ve kuruluşlara Serbest Müşavirlik ve Mühendislik Bürosu (SMM Bürosu) adı verilir. BTB ise söz konusu büronun tescil belgesidir.

Yukarıda anılan yönetmeliğin 5. ve 6. maddeleri de Serbest Çevre Mühendisiliği Hizmetlerini ve Çevre Mühendisliği Hizmetleri Uzmanlık Konularını tanımlar:

05. SÇMH

SÇMH ile ilgili aşağıdaki belirtilen işler bu yönetmelik kapsamına girer.

05.01. Etüd ve Fizibilite Hizmetleri
05.02. Araştırma, Geliştirme ve Planlama
05.03. Proje Hizmetleri
05.04. Danışmanlık Hizmetleri
05.05. Kontrolluk
05.06. Deneme Işletmesi Muayene ve Kabul hizmetleri
05.07. Uygulama ve Uygulama Sorumluluğu
05.08. Uygulama ve Işletme Yönetimi
05.09. Keşif-Şartname-Ihale Dosyası Düzenleme Hizmetleri
05.10. Hakediş ve Kesin Hesap Hizmetleri

06. ÇEVRE MÜHENDİSLİĞİ HİZMETLERİ UZMANLIK KONULARI

06.01. Içme ve kullanma Suyu Temini, Iletimi, Arıtımı ve Dağıtımı
06.02. Evsel ve Endüstriyel Atıksuların Toplanması, Arıtılması, Geri kazanılması ve uzaklaştırılmaları
06.03. Yüzey Drenaj ve Yağmur Sularının Toplanması, Deşarjı ve Arıtılması
06.04. Katı Atıkların Toplanması,Taşınması, Geri Kazanımı, Uzaklaştırılması ve Işlenmesi
06.05. Zararlı ve Tehlikeli Atıkların Yönetimi ve Berterafı
06.06. Hava Kirliliğinin önlenmesi ile ilgili olarak; kaynakta kontrol, arıtım teknolojilerinin seçimi ve uygulamaları.
06.07. Çevresel Etki Değerlendirme çalışmalarının planlanması ve koordinasyonu, ÇED Raporlarının hazırlanması ve uygulanması
06.08. Çevre kaynaklarının Modellenmesi
06.09. Çevre kirliliğinin önlenmesine ilişkin Kontrolluk,Yönetim ve Müşavirlik Hizmetleri
06.10. Farklı çevresel kesimlerden numune alma, ölçümleme ve değerlendirme
06.11. Gürültü Kirliliğinin kontrolü ve önlenmesi
06.12. Toprak ve yeraltı su kaynaklarının kirliliğinin önlenmesi çalışmaları
06.13. Kirletici kaynakların kirliliğinin tesbitine ilişkin kontrolluk, uygulama ve yönetim hizmetleri

 

Read More

Hava kirliliği

 

 

 

 

 

 

 

Atmosferde toz, duman ve saf olmayan su buharı şeklinde bulunabilecek kirleticilerin, insanlar ve diğer canlılar ile eşyaya zarar verebilecek miktarlara yükselmesi, “Hava Kirliliği” olarak nitelenmektedir. Havayı kirleten maddelerin sınır değerleri (havada zararlı olmayacak derecedeki en yüksek değerleri), her ülkenin ilgili kuruluşları tarafından yönetmeliklerle belirlenir. Kirletici maddelerin niteliğine göre, canlılara vereceği zarar şekil ve dereceleri de değişir. Hava kirliliğine karşı alınabilecek önlemler, kirlilik kaynağına göre (fabrika, termik santral, konutlar, taşıt araçları) çok çeşitlidir. Bu önlemler başta eğitim alınmak üzere teknik, hukuksal önlemler olmak üzere başlıca 3 grupta toplanabilir. Bir çok ülkenin hava kirliliğinin sınırı vardır fakat gelişmiş ülkeler bu sınırı aşmaktadır.

Read More