Türkiye’de Evsel Atıksu

21 yüzyılın en önemli sorunu su olacaktır. İklim değişikliği su sorununu artıracaktır.

Su sorunu etkisini minimize etmek için su kaynaklarımızı verimli şekilde kullanmalıyız. Su kaynaklarımızın önemli kısmı tarımda sulama amacı ile kullanılmaktadır. Toprağımızın tuzlaşmasını ve sularımızın kirlenmesini önlemek amacı ile toprağın yapısına ve bitkinin özelliğine bağlı olarak kullanılması gerekli su miktarı yetkili otoriteler tarafından belirlenmelidir. Ayrıca evlerde, işyerlerinde ve sanayide sular verimli şekilde kullanılmalıdır. Suyu verimli şekilde kullanan teknolojiler kullanılmalıdır. Verimli şekilde su kullanıldığı halde yine de atık su oluşuyorsa evsel ve endüstriyel atık sular çok iyi şekilde yönetilip arıtılmalıdır.
Türkiye’de 3225 belediye bulunmaktadır. Bu belediyelerin bir kısmının nüfusları çok düşüktür. Türkiye’de kanalizasyon şebekesine deşarj edilen 2,77 milyar m3 atıksuyun 1,68 milyar m3 ‘ü atıksu arıtma tesislerinde arıtılmaktadır. Arıtılan atıksuyun %58,5’ine biyolojik, %28,3’üne fiziksel ve %13,2’sine ileri arıtma uygulanmaktadır. Ülkemizde Büyükşehir belediyelerinin 13’ünde atıksu arıtma tesisi mevcut olup, 3 tanesi ise inşaat ve/veya ihale aşamasındadır. 65 il belediyesinin 25’inde atıksu arıtma tesisi
mevcuttur. Geriye kalan belediyeler atık sularını yakınındaki alıcı su ortamına arıtmadan vermektedir.
Bu tür alıcı ortamların bazıları içme suyu ve sulama suyu olarak kullanılmaktadır. İçme ve kullanma su kaynaklarının kirlenmesi su kaynaklarının kısıtlanmasına neden olmaktadır. Su kaynaklarımızı korumak amacı ile atık sularımızın arıtılması gereklidir. Türkiye içme ve kullanma suyu kaynakları bakımından kısıtlı kaynaklara sahiptir. Dolayısıyla evsel atık suların planlı olarak arıtılması gereklidir.
Türkiye’de çoğu belediyenin atıksu arıtma tesisi yoktur. Arıtma tesisi olan bazı belediyeler ise atık sularını yeterince arıtamamaktadır. Bunun ana sebeplerinden biri tesislerin işletme maliyetlerinin yüksek, su bedelinin ise düşük olmasıdır. Belediyeler ise su bedelini çok düşük aldıklarında dolayı atık su arıtma tesislerini işletememektedir. Ayrıca belediyelerin teknik elemanları yetersizdir. Yine Türkiye’de enerji bedelinin yüksek olması arıtma tesislerinin işletilmesini güçleştirmektedir. Çoğu ülkede belediyelere ait atık su arıtma tesislerini özel sektör uzun süreli olarak işletmekte ve belediyeler sadece denetim yapmaktadırlar. Belediyeler su bedelini belirlerken içme suyunun arıtılması, taşınması, atık suyun uzaklaştırılması ve arıtılmasını göz önüne alarak su bedelini belirlemelidir.
Türkiye’de diğer önemli konu su kaçaklarıdır. Bazı belediyelerimizde su kaçakları %75’e ulaşmış durumdadır. Bu kadar kaçağın olduğu yerlerde su bedelini doğru olarak tahsil etmek fevkalade zordur.
Belediyeler öncelikli olarak suyun çok kıymetli bir madde olduğunu unutmamalıdırlar. İçme suyu kaynaklarını korumanın yanında, atık suların su kaynaklarını kirletmemesine özen gösterilmelidir.
Belediyeler, suyun verimli kullanımı konusunda başta sanayiciler olmak üzere vatandaşları eğitmelidirler. Günümüzde önemli olan su kaynaklarını verimli kullanmaktır. Atık suları arıtmak ikinci kademe önemli bir adımdır.
Ülkede öncelikli olarak hassas alanlardaki belediyeler ve yerleşimlerden atıksu arıtma tesisi kurmaları istenmelidir. Nüfusu 50.000 den düşük belediyeler arıtma tesisi için arazileri yeterli ise, kuruluş ve işletme/bakım maliyeti düşük fakültatif havuz gibi arıtma tesislerini öncelikli olarak değerlendirmelidir.

Yeterli arazisi olmayan gelir düzeyi yüksek belediyeler diğer arıtma metotlarını değerlendirebilir. Evsel atık suların arıtılmasında gelişmiş ülkelerde yoğun olarak kullanılan metotlardan biriside stabilizasyon havuzlarıdır. Çoğu gelişmekte olan ülkelerde stabilizasyon havuzları atıksu arıtımında önemli uygulamalardan biridir. Evsel atıksular hidrolik bekleme süresi birkaç gün süren stabilizasyon havuzlarında biokimyasal olarak arıtılmaktadır. Bu tür tesislerin avantajı basit, düşük maliyetli ve yüksek
verimli olmasıdır. Bu metodun en büyük dezavantajı ise ancak geniş arazisi olan alanlarda uygulanabilir olmasıdır.
A.B.D.’de lagün tipi arıtma çok popüler ve pahalı olmayan bir metottur. Bu ülkedeki tesislerin %90 nüfusu 100.000 altında olan yerleşimlerde kurulmuştur.